8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/14006 E. , 2024/657 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin verdiği davanın kabulüne dair önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " tapu kaydının kapsadığı alanı değerlendiren her iki fen bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu halde bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak, davaya konu parsellere komşu taşınmazlarla Hazine'nin uhdesinde iken satışla şahıslara intikal eden 1006 dönüm yerle ilgili tespit tutanakları ile bu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağı oluşturan belgelerin getirtilmesi, mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, bilirkişi kurulundan Hazinece satılan 1006 dönümlük alanı da gösterir, kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki ve rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " çekişmeli taşınmazların geldisi Hazine tapusuna dayanan tapu kaydı ile 15 dönümlük yerin davalıların murisine Hazine tarafından dağıtıldığı, yapılan keşifte ilk tesis kaydı olan Temmuz 1339 tarihli ve 14 no.lu tapu kaydının mahallinde uygulandığı, davalıların dayanağı olan tapu kaydının çok geniş sınırları kapladığı ve sınırlarının değişebilir ve genişletilmeye elverişli olduğu, ziraat bilirkişisi Zeyna Güneş tarafından düzenlenen raporda, dava konusu parsellerin kuru tarım arazisi olduklarının belirtildiği, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20 nci maddesinin C fıkrasına göre tapu kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli olması durumunda kaydın miktarı ile geçerli olduğu, 3402 ... Kanun'un 21 inci maddesine göre miktar fazlası değişebilen ve genişletilmeye elverişli sınırdan ifraz edileceğinden, dava konusu parsellere uygulanan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu bu sebeple sabit sınır kabul edilen doğu sınırında bulunan Micco tarlasından başlayarak tapu miktarı olan 15 dönüm kadar kısım davalılara hisseleri oranında, kalan kısımlarda davalıların zilyetlik şartlarını sağladıkları, aynı çalışma alanı içerisinde senetsizden ve belgesizden herhangi bir taşınmaz kazanımları olmadığı, dava konusu parsellerin kuru tarım arazi oldukları anlaşıldığından harita mühendislerinin hazırladığı ek raporda (C) ile gösterilen 100 dönümlük kısımda Kadastro Kanunu 14. maddesine göre zilyetlik şartlarının sağlanmasından dolayı davalıların hisseleri oranında davalılar adlarına, (D) ve (E) ile gösterilen kalan kısmın ise miktar fazlası olarak tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmesi gerektiği " gerekçesiyle, dava konusu 116 ada 25 ve 26 parseller yönünden 29.03.2018 havale tarihli harita mühendislerinin ek bilirkişi raporlarındaki (B) harfi ile gösterilen 15.000 metrekarelik yer ile aynı krokide (C) ile gösterilen 100.000 metrekarelik yerin toplam 40 hisse kabul edilerek 15/40 hissesini Kadime oğlu ... adına, 10/40 hissesinin Kadime kızı Nuriye Üere'nin mirasçıları adına, 15/40 hissesinin Mamo oğlu ...'nin mirasçıları adına tarla vasfı ile, (D) harfi ile gösterilen 60.845,345 ve (E) harfi ile gösterilen 35.939,962 metrekarelik kısımların adanın son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile ayrı ayrı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşacağından, bu hakkın ihlal edilmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, yukarıda yazılan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bozma ilamında açıklandığı üzere dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazlarla, Hazine’nin uhdesinde iken satışla şahıslara intikal eden 1006 dönümlük kısımla ilgili tespit tutanakları ile bu taşınmazları kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler krokisiyle birlikte getirtilmemiş, uygulamada fen bilirkişi raporuna ek krokide dava konusu taşınmazlar komşuları ile birlikte gösterilmemi ve böylelikle, Hazine’nin uhdesinde iken satışla şahıslara intikal eden 1006 dönümlük taşınmaz bölümü ile Hazine uhdesinde kalan Mart 1931 tarihli ve 58 sıra numaralı tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacı Hazinenin dayandığı Temmuz 1339 tarihli ve 14 numaralı tapu kaydının, Mart 1931 tarih ve 1 ila 58 numaralı tapu kayıtlarına ifraz edildiği ve ifraz krokisinin bulunabileceği nazara alınarak, tapu kaydına ilişkin ifraz haritası ile varsa tüm evrakı müsbiteleri bulunması muhtemel ilgili yerlerden titizlikle araştırılmalı, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazlarla, Hazinenin uhdesinde iken satışla şahıslara intikal eden 1006 dönüm ile Hazine uhdesinde kalan Mart 1931 tarih ve 58 sıra numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazlara ilişkin tespit tutanakları ile bu taşınmazları kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler ve bunları birlikte gösterir geniş çaplı kroki dosya arasına getirtilmeli; dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra taşınmazlar başında, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile harita mühendislerinden oluşan üç kişilik uzman bilirkişi kurulu ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsamı haritasının mevcut olması halinde 3402 ... Kanun'un 20/A madde uyarınca haritası uygulanmak suretiyle belirlenmelidir.
Davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının haritasının mevcut olmaması ya da uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise, Mart 1931 tarihli ve 1 ila 58 numaralı tapu kayıtlarının sınır yerleri tek tek okunarak belirlenmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların niteliği, intikali ve kullanımı konusunda bilgi alınmalı ve bilirkişi sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmelidir.
Bu şekilde uygulama yapıldıktan sonra, harita mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, davacı Hazine tarafından Mart 1931 tarihli ve 1 ila 57 sıra numaralı tapu kayıtlarının ihtiva ettiği 1006 dönümlük yer ile Hazine uhdesinde kalan aynı tarihli ve 58 numaralı tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlemesi istenmeli, uygulamada Hazine adına kayıtlı 58 numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı 102 ada 53, 111 ada 33,37 ve 115 ada 12 parsel ... taşınmazların yüzölçümleri toplamı itibariyle tapu kayıt miktarına ulaşmadığı anlaşıldığından, kalan miktar yönünden, bu taşınmazların dış sınırlarından başlanmak üzere miktarı itibariyle kapsam tayin edilmek suretiyle dava konusu taşınmazların bu kapsamda kalıp kalmadığının bilirkişi raporunda gösterilmesi istenmeli, tanıkların zeminde gösterdiği sınır yerleri teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli ve bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
Anılan tapu kaydına bu şekilde kapsam tayin edildikten sonra, dava konusu taşınmazların tamamının Hazine uhdesinde kalan Mart 1931 tarihli ve 58 numaralı tapu kaydının içerisinde kaldığının tespit edilmesi halinde, Hazine tarafından davalı tarafa satılan ve aynı kökten gelen Mart 1931 tarihli ve 27 numaralı tapu kaydın miktarı kadar (15 x 919 m2) yerin davalılar adına, kalan bölümün ise davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmeli; dava konusu taşınmazların Hazine'nin dayandığı kaydın miktarıyla kapsadığı alanın dışında kaldığının anlaşılması halinde ise, davalıların dayandıkları Mart 1931 tarih ve 27 numaralı tapu kaydının miktarı kadar (15 x 919 m2) yerin davalılar adına bu tapu kaydına dayalı olarak tescili gerektiği, kalan kısım yönünden ise, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tespitine esas varsa belge ve kayıtların çekişmeli taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle ve çekişmeli taşınmazların toprak yapısı ve niteliği ile üzerindeki bitki örtüsünü belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve bu rapora taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş, komşu taşınmazlar ile aralarındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmeli, davalıların dayandıkları tapu kaydının tedavülü olan 10.12.1968 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydında paydaş olan davalı ...’in, Hazinenin temlik ettiği Kadime mirasçısı olmadığı dikkate alınarak, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde belirlenen 40 - 100 dönüm miktarındaki taşınmazı, şartları oluştuğu takdirde tek başına edinebileceği düşünülmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; 3402 ... Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olduğu halde, infazı kabil olmayacak şekilde parsel numaralarını ve taşınmaz şekillerini değiştirecek nitelikte karar verilmiş olması da usul ve yasaya bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı Hazine vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.