3. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1688 - 2024/1024
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1688
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2017/... Esas, 2021/... Karar
Av....
Av. ...
GEREKÇELİ KARARIN
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/10/2021 tarih ve 2017/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/04/2017 tarihinde dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin yaralandığını, tutulan kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin tam kusurlu bulunduğunu ancak tutanağı kabul etmediklerini, müvekkilinin kaza nedeniyle tedavi gördüğünü ancak müvekkilinde sakatlık meydana geldiğini, olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../...-... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ...
Sigorta A.Ş.'nin ... nolu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sonuç alamadıklarını, bu nedenlerle şimdilik 1.000,00TL geçici iş göremezlik maluliyet tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 22.04.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 9.182,29 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığı araştırılması gerektiğini ve bağlı olması halinde, bu kurum tarafından yapılan ödemelerin müvekkili şirketten talep edileceğinden ötürü, mükerrer ödemeden imtina amacıyla bu hususun açıklığa kavuşturulmasının gerektiğini, aktüer bilirkişiden rapor aldırılmasının gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını ve bu nedenle dava tarihinden itibaren faiz sorumlulukları olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 6.132,48TL sürekli iş görmezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 04/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.049,81TL geçici iş görmezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 04/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece tazminat miktarına hükmedilirken müvekkilin mevcut zararının giderilmemiş olduğunu, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle maddi ve manevi mağduriyetinin çok fazla olduğunu, yerel mahkemece hüküm kurulurken bu hususun göz önüne alınmamış olduğunu, yerel mahkeme vasıtasıyla yapılan maluliyet tespitinde 09.10.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararına göre de kaza nedeniyle maluliyet tespitinde uygulanacak yönetmelik farklı olduğundan bahisle yeterli incelemenin yapılmamış olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 24.09.2020 tarihli ATK 2. İhtisas dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 23.04.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %3 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)
İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 29.04.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanıldığı”'na ilişikin tespitler ile davacının zararının belirlenmesi yerinde görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksIz bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 25.04.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.