Esas No
E. 2009/6931
Karar No
K. 2011/2884
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2009/6931 E.  ,  2011/2884 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2009 tarih ve 2007/122-2008/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan sözleşmeler ile müvekkilinin, davalıya ait bazı işyerlerindeki temizlik işlerini üstlendiğini, sözleşmelerin kapsadığı dönemler içinde, asgari ücret primine esas taban aylığının asgari ücretin üzerinde belirlenmesi ve işsizlik sigorta primi ödemeleri nedeniyle müvekkilinin fazladan ödeme yapmak durumunda olduğunu ileri sürerek, 6.000 TL nın ticari fazi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebin, 23.411.17 TL na yükseltmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporları tüm dosya kapsamına göre, fazladan ödenmek zorunda kalınan SSK prim farkları ve işsizlik sigortası primlerinin davacı için sözleşme tanzimi sırasında öngörülemeyecek bir külfet yüklenmiş olduğu ve bu farkın davalı tarafından ödenmesi gereken bir fark olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; temyiz dilekçesinin temyiz defterlerine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda temyiz isteminde bulunan davacı vekili tarafından anılan işlemler yapılmaksızın verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının inceleme kabiliyeti bulunmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2.Dava, sözleşme yapıldıktan sonra kabul edilen yasa hükmü gereğince fazladan ödemek zorunda kalındığı iddia edilen SSK primine esas taban matrahlarında meydana gelen artış farkları ile işsizlik sigortası artışının tahsili isteminden kaynaklanan alacağa ilişkin olup, taraflar arasındaki sözleşmenin eki mahiyetinde olan İdari Şartname’nin 14. maddesi’nde “Hizmet yerlerini temizlenmesi işlerinde ihalenin yapıldığı tarihte mevcut olan asgari ücretin arttırılması halinde eski ve yeni asgari saat ücretleri arasında fark ile bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken sosyal sigorta primleri ve tasarrufa teşvik kesintisinden meydana gelecek artış farkları, herhangi bir indirime tabi tutulmadan ödeyecektir. Ayrıca bu konu ile ilgili sözleşmeye bir hüküm kurulacaktır. Ancak 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu’na göre alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasında esas alınacak gösterge ve üst gösterge tabloların değişmesi nedeniyle prime tabi aylık alt sınırın artması halinde işverence karşılanması gereken prim farklarının ödenmesi anılan kararnameye göre mümkün bulunmadığından fark ödenmesi yapılmayacaktır” hükmünü haiz bulunduğundan ve anılan şartname sözleşmenin eki sayıldığından, ortada tacir olan taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki bu şartname hükmünü geçersiz kılacak bir husus bulunmadığından davacının alacak talebi dinlenemez. Bu itibarla, mahkemece, davanın reddine karar verilmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 18,40 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog