3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/1255 E. , 2024/1764 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma, Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde; atılı suçlardan doğrudan zarar görmediği ve bu suçlar yönünden yasa yoluna başvurma hakkı olmadığı, verilen katılma kararının hukuki değerden yoksun olup katılana temyiz imkanı vermeyeceğinden temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafii ile Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara karşı sanık müdafiince yapılan temyiz itirazının incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK'nun 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2018/661 Esas, 2021/197 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 ncü maddesinin 2 nci fıkrasının ''e'' bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2021/1355 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı, ÖSYM ve Maliye hazinesi vekilllerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve ret-onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçelerinde özetle;
1.Verilen cezanın ölçülü ve orantılı olmadığına,
2.İyi hal indirimi uygulanması gerektiğine,
3.Tanık ifadelerinin örgüt üyeliğine delil olamayacağına,
4.Dijital materyallerin sanığa ait olmadığına,
5.ByLock kullanmadığına,
6.Hukuka aykırı delillerin esas alındığına,
7.casusluk suçu yönünden 223/2-b maddesi beraat kararı verilmesi gerektiğine,
8.Kararın bozulmasına, beraat kararı verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden;
Sanığın ByLock isimli şifreli ve gizli mesajlaşma ve iletişim yazılımını 0542 (...) (..) 37 numaralı hat üzerinden 11.08.2014 tarihinden itibaren kullandığının tespit edildiği, sanığın getirtilen CGNAT kayıtlarından ByLock programının kullandığı hedef IP numaralarına 63 farklı günde 1193 kez bağlantı kayıtlarının tespit edildiği, tanık ...E.nin 04.07.2019 tarihli mahkemedeki beyanında: "Ben sanığı tanımıyorum, okumuş olduğunuz yapmış olduğum teşhis işlemini kabul etmiyorum, gözaltında yaşadığım işkence muamelelerinden dolayı ifademi kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. tanığın soruşturma aşamasında 22.09.2017 tarihinde Ankara TEM Şube Müdürlüğünde verdiği ifadesinde MİT'e girmek için başvurduğunda sanığın kendisinin bulunduğu eve geldiği, MİT sınav programı hakkında kendisine bilgi verdiği, sanığın önce ..., sonra ise ... kod adını kullandığını, yine sanığın kendisiyle yaklaşık 2,5 yıl örgüt adına ilgilendiği, mahrem abiliğini yaptığı, daha sonra ... kod adı bir mahrem abiye devrettiği, MİT'te göreve başladıktan sonra da kendisiyle örgüt adına sanığın görüşmeye devam ettiği, yine sanığın kendisinden maaşından yüzde 15 himmet aldığı, sanıkla haftada bir olarak evde görüştüklerini, yine sanığın bilgisayarında MİT eğitim sürecine ait ders notlarını gördüğü, sanığın kendisine sınavla ilgili verdiği tüm tüyoların aynı şekilde MİT sınavlarında işe yaradığı, eğitim sürecinde iken sanığın kendisine gelerek amirlerimin beni ulusalcı zannettiğini söylediği, MİT sınav aşamalarının her safhasında sanıkla özel olarak görüştüğünü beyan ettiği görülmüş, tanık V.K.A.nın 04.07.2019 tarihli mahkemedeki beyanında: "Ben memuriyet hayatıma Milli Eğitim Bakanlığında başladım, ikinci dönem uzman yardımcısı idim, ...'da birinci dönem uzman yardımcısıydı, hangi genel müdürlükte çalıştığını bilmiyorum, sadece kendisini hafatada bir ... Cuma günü düzenlenen Milli Eğitim Bakanlığının kendi personeliyle ilgili düzenlediği konferanslarda tanıdım, benim iddia edilen silahlı terör örgütü üyeliğine yönelik herhangi bir bilgim ve görgüm yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanığın soruşturma aşamasında 22.09.2017 tarihinde Ankara TEM Şube Müdürlüğünde şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde MEB'de çalıştığı dönemde ilk dönem uzman yardımcılığında ...'nın cemaat mensubu olduğunu bildiğini beyan ettiği, 2012 yılında Milli İstihbarat Teşkilatına başvurduğu, o dönem kendisinden sorumlu ... kod adlı abisi tarafından ... kod adlı ... ile tanıştırıldığını, ... kod adlı ...'nın daveti üzerine Öveçler-2'de bulunan evine gidip gelmeye başladığını, bir müddet sonra ...'nın kendisini M. Ş. E. ile tanıştırdığını, bir süre birlikte ...'nın evine gidip geldiklerini, genellikle haftada bir ... hafta sonu gittiklerini, teşkilatın konuk evine yerleşince ...E.un Dışkapı'da bulunan evinde görüşmeler gerçekleştirdiklerini, ...'nın maneviyatlarıyla ilgilenmekle birlikte kurstaki devre arkadaşları hakkında sorular yönelttiğini ayrıca hocalarına ilişkin soruları yönelttiğini, bazen hocalar hakkında bilgiler verdiğini beyan ettiği görülmüş, tanık S.F.nin 12.09.2019 tarihli mahkemedeki beyanında: "Ben 3 Ağustos 2016 tarihinde eski MİT mensubu S.B.ın ifadesi üzerine gözaltına alındım, daha sonra KOM ve Ankara Batı Savcılığında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandım, ifademi verdim, benim teşhis ettiğim mahrem yapıdaki kişilerden birisi ... değildir, ben kendisini tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanığın soruşturma aşamasındaki 09.06.2016 tarihindeki Ankara TEM Şube Müdürlüğünde şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde sanığın ismini bizzat bilmediğini ancak sanığın örgüte ait evlere gelerek dini sohbetler verdiğini beyan ettiği görülmüş, tanık İ.K.ın 12.09.2019 tarihli mahkemedeki beyanında : "Ben 2011 Mayıs ayında MİT'te göreve başladım, ben ve S.B.ın birlikte oturduğumuz evin abisi Y.A., yoğunluğundan ötürü 2012 başlarıydı Yıldıray'ı manevi abi olarak görev yapmasını istedi, tam hatırlamamakla birlikte şahısla 6-7 kez görüştüm, o dönemde dini film izlettiriyordu, teşkilat ve bu konularla ilgili evde konuşulmuyordu, maneviyatımızla ilgili tanıştığımız kişiydi, İşkur'da çalıştığını biliyorum, o dönem ... olarak tanıtılmıştı, gözaltı sürecinde teşhis ettim, gerçek kimliğini orda öğrendim, daha sonra başka işlerinin olduğunu söyledi, ayrıldı, ondan sonra da görmedim" şeklinde beyanda bulunmuş, tanığın soruşturma aşamasında 12.08.2016 tarihinde Ankara TEM Şube Müdürlüğündeki beyanında MİT'te göreve başladığı 2011-2012 yıllarında ... kod adlı Y.A. vasıtasıyla tanıdığını, 6-7 kez S.B. ile birlikte kaldıkları ikametgaha gelerek dini sohbetler yaptığını, o tarihlerde İşkur'da çalıştığını beyan etmiş, tanık M.O.un 25.09.2019 tarihli mahkemedeki beyanında: "Ben 2013 yılında Milli İstihbarat Teşkilatında eğitim merkezinde eğitime başladım, eğitim merkezinde benim bulunduğum dönem benden sorumlu mahrem imam vasıtasıyla ... ile tanıştım, ... eğitim merkezinde kaldığım 3 ay süre içinde benim mahrem imamım oldu, bu süre zarfında 3 ya da 4 kez kendisiyle görüştüm, Yıldıray'la görüştüğü süre zarfında eğitim merkezindeki hocalarla ilgili bilgi sahibi olduğunu anladım, kendisinin benimle herhangi bir bilgi veya belge alışverişi olmamıştır" şeklinde beyanda bulunmuş, tanık K.T.un 25.09.2019 tarihli mahkemedeki beyanında: "Ben huzurda bulunan sanık ...'yı tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, tanığın soruşturma aşamasında 30.05.2019 tarihinde Ankara TEM Şube Müdürlüğündeki beyanında sanığın MİT Müsteşarlığı personeliyle ilgilenen örgüt mahrem abilerinden olduğu, sanığın Selahattin kod adını kullandığı, yine MEB'de uzman olarak görev yaptığını ve Cevizlidere semtinde ikamet ettiğini hatırladığını beyan etmiş, tanık S.B. 25.09.2019 tarihli mahkemedeki beyanında: "Huzurda ekranda gördüğüm sanığı tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, tanığın soruşturma aşamasında 05.08.2016 tarihinde Ankara KOM'da şüpheli sıfatıyla verdiği beyanında sanığın kendisinin 6-7 ay boyunca örgüt adına mahrem abiliğini yaptığını, kendi mahrem abisi olan ... kod isimli şahsın işlerinin yoğun olması nedeniyle kendisinin sanığa devredildiğini beyan ettiği, 7 ay boyunca sanığın kendisine mahrem abilik yaptıktan sonra kendisini başka bir mahrem abiye devredildiğini beyan ettiği görülmüş, tanık Y.A.un 04.02.2020 tarihli mahkemesindeki beyanında: "Ben kendi dosyamda da ismi geçtiği için orada ismini duymuştum onun haricinde tanımıyorum, ben İ.K. isimli bir kişiyi de tanımıyorum, bana okumuş olduğunuz İ. K.a ait ifade de doğru değildir" şeklinde beyanda bulunmuş, tanık M.Y.ın 05.03.2020 tarihli mahkemesindeki beyanında: "Biz ...'yla mahrem yapılanmanın içerisinde beraber çalışıyorduk, ben 2013 Haziran ayında Ankara'ya mahrem yapıya geldim, ben öğretmen pozisyonunda sorumluydum, MİT'in eğitim birimindeki öğrencilerden sorumluydum, ...'da benle aynı pozisyondaydı, dönem dönem değişiyorduk, bir dönem ben yapıyordum, bir dönem o yapıyordu, başka kişilerde araya girebiliyordu, 2016'ya kadar bu şekilde devam ettik, genellikle öğrencilerin takibini yapardı, onlarla haftada 1 görüşme yapardı, sanığın kod adı ...'di, ... üstümüz olan F.C. solucan USB'lerle çalışılan konulardan belgeleri almaya yönelik faaliyetlerde bulunurdu, solucan USB'ler çalışılan devlet kurumlarındaki bilgisayarlara takılır ve bu bilgisayarlardaki bütün bilgiler USB'lerin kapasitesi kadar bu USB'lere çekilirdi daha sonra bu bilgiler F.C.e iletilirdi, kurumlarla ilgili bilgiler bu şekilde alınıp iletilirdi, gizli bilgilerde olsa bu USB'lere alınır F.C.e iletilirdi, o dönem hazırlanan dershanelerle ilgili yasa taslağı da bu şekilde bilgisayarlardan çekilip USB'ler aracılığıyla iletilmişti, bunu bizzat ... kendisi bilgisayardan çekip iletmiştir, 2013 öncesi kod ismini şuanda hatırlamıyorum, sorumlu olduğumuz öğrencilerden bekarlardan maaşının %15'i evlilerden ise maaşının %10'u miktarında himmet alırdık ancak sanığın bizzat alıp almadığını görmedim" şeklinde beyanda bulunmuş, tanığın soruşturma aşamasında 24.10.2019 tarihinde Ankara TEM Şube Müdürlüğündeki şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde ... kod ...'nın öğrencileri referans bulmaları için diğer dernek vakıf ve cemaatlerin twitter hesaplarını takip edip halka açık programlarına öğrencilerin gidebilmesi için haber verdiğini, ... kod F.C.'in hazırlatıp ... kod ...'ya verdiği solucanlı USB ile dershane yasasını daha taslak aşamasında iken aldığını, MEB'de çalışan ...'nın hazırladığı excel dosyasının olduğu solucanlı USB'yi taslağın olduğu bilgisayara takıp excel'i anlatırken USB arkadan bilgileri çekiyor ve bunu birden çok kez yaptıklarının anlatımlarından anlaşıldığını ayrıca ... gelecek sefer için daha yüksek kapasiteli bir USB hazırlanmasını ... kod F.C'e söylediğini beyan ettiği görülmüş, tanık Ö.K.nın 21.04.2021 tarihli mahkemesindeki beyanında: "Ben FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanması içerisinde bulundum. Temsilci olarak bulunmaktaydım. Ekranda şuanda görmüş olduğum sanık ... kod adı ile ...'dır. Kendisi MİT mahrem yapılanmasında MİT'teki eğitim sürecini takip eden temsilci konumundaki ... kod F.C. isimli şahsın altında öğretmen olarak çalışmaktaydı. Ben kendisinden S.Ç. ve M.O. isimli MİT'te çalışan örgüt tabiri ile öğrenci olarak tabir edilen kişileri devraldım. S. Ç.yı şahsın kendi evinde devraldım. Kendi evinde 2 ya da 3 defa görüşmem oldu. M. O.'u da yine ...'in kendi evinde sanık bana devretti. Tanışmam bu şekildedir. Ben sanığın Milli Eğitim Bakanlığı'nda çalıştığını hatırlıyorum. ... kod F.C.in bana söylemesi ile örgütün son yıllarda renklendirme olarak adlandırdığı, özellikle mahrem yapılarda saklamak istediği şahısları diğer cemaatler, diğer partiler gibi kişilerin aile yapıları da yönlendirilerek başka yapılara da girdiğini biliyorum. Benim sanık hakkında bu anlattıklarım haricinde herhangi bir bilgim yoktur. Ben 2013-2015 yılları arasında sanığı görmüştüm. Beyanlarım bu yıla aittir. Daha sonra da 2015 yılından sonra ... kod adını kullandığını duymuştum" şeklinde beyanda bulunmuş, tanığın soruşturma aşamasında 05.08.2019 tarihinde Ankara TEM Şube Müdürlüğündeki şüpheli sıfatıyla verdiği beyanında ... kod adlı ...'nın Milli Eğitim Bakanlığında memur olarak çalıştığını, 17-25 Aralık operasyonundan sonra örgütün renklendirme adını verdiği iş için farklı dini cemaatlerin sohbetlerine gidip gelmeye başladığını beyan etmiş, tanık A.S.ın 04.07.2019 tarihli mahkememizdeki beyanında: "Ben teşhis tutanağım olan o ifadeyi kendi yargılandığım dosyada da kabul etmedim, ben tehdit altında o ifadeyi vermiştim, o yüzden okumuş olduğunuz teşhis tutanağı ve ifadeyi kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanığın soruşturma aşamasında 09.11.2017 tarihinde Ankara TEM Şube Müdürlüğündeki şüpheli sıfatıyla verdiği beyanında ... isimli şahıs ile birlikte evde kaldığını bu şahsın Ankara Siyasal Bilgiler mezunu olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Tanığın Ankara CBS 2017/69394 soruşturma sayılı dosyasında 10.11.2017 tarihinde savcılık huzurunda verdiği beyanda 2010 yılı KPSS sınavından bir ya da iki ... önce ... ile kaldığım evde 2010 yılı KPSS sınavının yüzde on ya da on beşlik bir bölümü bana gösterildi, soruları ... kod Y.A. getirmişti şeklinde beyanda bulunmuş, sanıktan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde WD_WXJ1A21H6326_320GB_HARDDISK marka harddiskte terör örgütü lideri ...'e ait çok sayıda video tespit edilmiş, sanığın silahlı örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek ve örgütün kullanmış olduğu şifreli haberleşme programını da bu doğrultuda kullanarak gönüllü olarak örgüt hiyerarşisi içerisinde olmayı tercih etmek suretiyle, örgütün yapısına dahil olduğuna, FETÖ/PDY nin amaç ve ilkelerini gerçekleştirebilmek amacıyla örgüt stratejisini benimsendiğine dair kesin delil teşkil ettiği ve bu yöndeki iddia ile tereddütsüz olarak örtüştüğü, bu haliyle sanığın eyleminin sübut bulduğu, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği belirtilerek mahkumiyetine dair karar verilmiştir.
Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçu yönünden;
Her ne kadar sanık hakkında Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, dosya kapsamı, her ne kadar dinlenen tanık M.Y.ın beyanında sanığın çalıştığı Milli Eğitim Bakanlığından dershanelerle ilgili yasa taslağını solucan USB ile aldığını beyan etmiş ise de, bu husus doğru olsa bile yasa taslaklarının gizli bilgi ve belgelerden sayılamayacağı, kamuya açık bir bilgi olduğu dikkate alınarak dinlenen diğer tanık beyanlarında bu hususta herhangi bir bilgi de olmadığı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtilerek CMK'nın 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak el edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın örgüt ideolojisini benimseyerek hiyerarşik yapıya dahil olduğuna ilişkin tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesiyle yetinilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık hakkında devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, kanıtların değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle kabul ve takdir kılınmış olmakla usul ve kanuna uygun bulunduğu anlaşılmış, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle verilen beraat kararında hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün ''A'' başlığında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz itirazlarının kabulüyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2021/1355 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği, hükmün A-2 fıkrasında yer alan “3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince” yazılmak suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık hakkında devletin gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan verilen hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde ''B'' bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2021/1355 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 29.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.