11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/644 E. , 2024/1022 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki bonodan dolayı çekilen protestonun haksız olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.05.2018 ödeme tarihli, 82.000,00 TL tutarlı, As Havalandırma-... Kardoog lehine düzenlenmiş bononun davalı tarafından tahsile arz edildiğini ve protesto edilerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirildiğini, duruma muttali olunması üzerine davalı bankaya ihtarname keşide edilerek davacı imzaları ile bonodaki imzalar arasında benzerlik bulunmadığı, adresin davacıya ait olmadığı, bonoyu bankaya sunan, cirolayan ve borçlu olarak gözüken tüm şahısların muhtemelen ... olmadığı, sahte olduğu,bono içeriğinin aldatıcı olduğu, bu nedenle protesto işleminin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnameye konu ile ilgisi olmayan bir cevap verildiğini, haksız protestonun Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirilmesi nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, bu nedenlerle protesto işleminde davalı bankanın kusurlu olduğunun tespitine, protesto sonuçlarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin müvekkili bankanın Ümraniye Santral şubesine 16.02.2018 tarihinde protesto talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, ciro silsilesinde birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın yetkili hamil sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, cirantalardan birisinin imzasının sahte olmasının veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayanın imza yetkisinden yoksun bulunmasının ciro zincirini etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması nedeniyle protesto edilmiş olmasından dolayı müvekkili bankanın kusurlu eyleminden söz edilemeyeceğini, protestonun senet bilgileri doğrultusunda gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 721 ... maddesi gereği haksız protestodan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı buna göre ciro silsilesinin görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde bankanın ayrıca bono üzerinde inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığı dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve her ne kadar imza incelemesi yapılmış olsa da söz konusu inceleme hükme esas alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece uyuşmazlığın doğru tespit edilmediğini, ticari itibar zedelenmesi nedeniyle zarar tespiti istenilmediğini, talebin haksız protestonun da bononun sahteliğine dayandırıldığını, bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını, dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile ispatlandığından, haksız protestonun tespitine karar verilmesi gerektiğini, Noterlikten gönderilen ihtarnameye rağmen protestonun kaldırılmadığını, davalının bu tutumunda kusurlu davrandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 776 ncı maddesinde bononun zorunlu şekil şartları düzenlenmiş olup, ''düzenleme tarihi'' de zorunlu şekil şartları arasında olduğu davaya konu bononun düzenleme tarihinin bulunmadığı, bu haliyle geçersiz olduğu, dolayısıyla, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunan davalı banka tarafından, zorunlu şekil şartından yoksun bonoya dayalı olarak protesto düzenlenmesinin haksız olduğu, inceleme yükümlülüğünü ihlal eden davalı bankanın aynı zamanda protesto işleminde kusurlu olduğu, bu itibarla davacının davasında haklı olduğu gözetilmeksizin, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının 23.05.2018 tarih ve 10866 yevmiye numaralı ödememe protestosu keşide etmesinde haksız ve kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu bonoda düzenleme tarihinin mevcut olduğunu, şekli unsurlarda eksiklik bulunmadığını bankanın protestoyu çekmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını İlk Derece Mahkeme kararının yerinde olduğunu savunarak istinaf kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, protestonun haksız olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı ve 776 ncı maddeleri
3.Değerlendirme 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı buna göre ciro silsilesinin görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde davaya konu bonoyu tahsil cirosu ile ... davalı bankanın şeklen önceleyebileceği bono üzerinde ayrıca bir inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığından bu nedenle ödememe protestosu çekmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı, dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı ayrıca bono üzerinde düzenleme tarihinin de bulunduğu anlaşıldığından kaldı ki tespit istemli bu dava da ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.