11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/9959 E. , 2011/2948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2009 tarih ve 2007/561-2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... olduğunu söyleyen kişiye nakış makinesi satması karşılığında 19.000,00 YTL bedelli davalı bankaya ait çeki aldığını, davalı bankayı arayarak çek hakkında bilgi aldığını, çekin ibraz tarihinin gelmesini beklerken satış yaptığı kişinin işyerine gidip kontrol ettiğinde işyerinin terk edilmiş olduğunu gördüğünü, gerçek ...’ün Kütahya’da yaşadığını, çek hesabının sahte kimlik, sahte ikametgah belgesi, sahte imza sirküleri ile açıldığını, sahte imza sirküleri vererek görevini gereği gibi yapmayan Bursa 1. Noteri’nin ve sahte belgelerle çek hesabı açan davalı bankanın müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek, 19.000,00YTL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, Çek Kanunu'nda yazılı hususların müvekkili banka tarafından yerine getirilerek hesap sahibi ...’den çek talep formu, müşteri işlemleri sözleşmesi, vergi levhası, imza sirküleri, noterden tasdikli nüfus cüzdanı sureti ve mahalle muhtarlığından ikametgah alındığını, TCMB kayıtlarına göre keşidecinin yasaklı olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin gerekli özen ve dikkati gösterdiğini, keşidecinin fiilen ticari faaliyetinin tespitinden sonra çek koçanı verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... olduğunu söyleyen dava dışı üçüncü kişi tarafından noterlikçe düzenlenen belgelere dayalı olarak yasa ve genelgelere uygun düzenlenen belgelerle davalı bankaca işlem yapılarak çek karnesi alınmış olması karşısında ... olduğunu söyleyen üçüncü kişinin davalı banka dışında gerçekleştirdiği sahtecilik eyleminden dolayı bankanın sorumluluğunu gerektiren illiyet bağının kesildiği, notere sahte nüfus cüzdanı ibraz ederek noterde işlem yaptıran kişinin aynı kişi olduğu, belgede iğfal kabiliyeti bulunduğundan noterin sorumluluğunda da illiyet bağının kesildiği, davalılara yükletilebilecek bir kusur bulunmadığı, davalıların davacının zararından sorumlu olmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı noter tarafından gerekli sahte nüfus cüzdanına dayalı olarak imza sirküleri düzenlenmesi ve davalı muhatap bankanın çek hesabı açarken gerekli araştırmayı yapmaması ve bu hesaptan keşide edilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, çek hamilinin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın çek hesabı açarken, hesap sahibinin sadece adresi üzerinde araştırma yapması ve Çek Yasa’sının aradığı belgelerin ibrazını istemesi yeterli değildir. Adına çek hesabı açılan kişi ve işletmenin ticari itibarı ve ekonomik durumu konusunda yeterli araştırmayı yapmayan davalı muhatap bankanın kusurlu bulunmasına göre bu husus nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı noter yönünden yapılan incelemede, davalı ... vekili davaya cevabında, isminin ... olduğunu beyan eden kişinin ibraz ettiği nüfus cüzdanı ile imza onayı yaptırdığını, imza sirkülerinin altına nüfus cüzdanındaki bilgilerin yazıldığını, nüfus cüzdanındaki fotoğrafla gelen kişinin benzerliği ve fotoğraf üzerinde soğuk damga bulunması nedeniyle nüfus cüzdanın sıhhati hakkında şüpheye düşülmediğini, verilen imza sirkülerine dayalı olarak çek hesabı açılması sonucunda davacının oluşan zararı ile nedensellik bağının nüfus cüzdanındaki sahtelik nedeniyle kesildiğini, bu durumda Noterlik Kanunu’nun 162.maddesinde öngörülen kusursuz sorumluluğun ortadan kalktığını savunmuştur.
Noterlik Kanunu’nun 162.maddesi gereğince davalı noterin kusursuz sorumluluğu söz konusu ise de, kusursuzluğunun ispatı yerine, zarar ile uygun nedensellik bağının kesildiğini kanıtlaması durumunda sorumluluğunun ortadan kalkacağı da açıktır. Kusursuz sorumlulukta nedensellik bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurlu veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. O halde mahkemece davalı noterin işyerine gelerek kendisini ... olarak tanıtan ve nüfus cüzdanı ibraz eden kişi ile nüfus cüzdanındaki fotoğrafı kontrol etmeyen, nüfus cüzdanındaki fotoğraftaki kişi ile gelen kişi aynı kişi ise bu fotoğrafın monte ediliş biçimi incelenmeden, nüfus cüzdanındaki soğuk damga kontrol edilmeden, gelen kişinin kimliğini tespit açısından nüfus cüzdanından başka sürücü belgesi, ruhsat vb. belge ibrazı sağlanarak işlem yapan kişinin kimliği tam olarak tespit edilmeden işlem yapılması nedeniyle davalı noterin eylemi ile davacının zararı arasındaki nedensellik bağının kesilip kesilmediği hususları üzerinde durulmadan sahte nüfus cüzdanı ibrazı ile illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle noter hakkındaki davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.