11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/5729 E. , 2011/2725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2007/243-2008/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak birleşen davanın davalısı ... ile diğer davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davasında müvekkilinin 14.07.1998 tarihinde davalıya ortak olduğunu, aidatlarını düzenli ödediğini, yönetimde de muhasip üye olarak görev aldığını, yönetimde usulsüzlükler tespit etmesi sonrasında 16.04.2007 tarihli ihtarla yönetim kurulu üyeliğinden, 18.04.2007 tarihli ihtarname ile de ortaklıktan istifa ettiğini, ortaklıktan kaynaklanan borcunun bulunmadığını, 11.10.2006 tarihli makbuzla ileri tarihli aidat borçlarına ilişkin olarak senetler verdiğini ileri sürerek, davalı kooperatife herhangi bir borcunun olmadığının tespitine ve niteliklerini dilekçesinde açıkladığı toplam 17.700 bedelli senetlerin iptaline, birleşen davasında da; anılan senetlerin müvekkilinin ortağı bulunduğu kooperatifin yüklenicisi davalı şirket ile onun temsilcisi diğer davalıya verildiğini, bu davalıların senetlerin durumunu bilerek aldıklarını, 30.04.2007 ve 30.05.2007 vadeli senetleri icraya koyduklarını, birlikte hareket ettiklerini, ciranta kooperatife takibi yöneltmediklerini, bazı senetlerde tanzim tarihinin olmadığını, icra takibine konu senetlerin ve takibin iptaline, dökümü açıklanan senetlerin iptaline ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın yersiz olduğunu, senetlerin aidat borcu için verildiğini savunmuştur.
Birleşen davanın davalısı ... kendi adına asaleten ve diğer davalı şirketi temsilen verdiği cevapta; senetlerin bizzat davacı tarafından kooperatife olan borçlarına karşılık verildiğini, kooperatif iflas ettiğinden dolayı takip yapılmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Kooperatifin 08.02.2006 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas masasına karşı davanın devam ettiği, 11.10.2006 tarihli makbuz içeriğine göre, dava konusu senetlerin davacı tarafından davalı Kooperatife ileri tarihlerde doğacak aidat borçları için verildiği, 30.04.2007 ve 30.05.2007 tarihli senetlerde davalı ...’un ciranta olarak yer aldığı, diğer senetlerde isminin bulunmadığı, esasen bu senetler dışındaki diğer senetlerde tanzim tarihlerinin olmadığı, kambiyo senedi vasıflarının bulunmadığı, anılan iki senedin davalı ... tarafından davacı aleyhine takibe konulduğu, icra yoluyla 1.422.00 YTL’nin tahsil edildiği, tüm dosya kapsamından senetlerin aidat borcu için verildiğinin ortaya çıktığı, davacının senetleri davalı Kooperatife teslim ettikten sonra ortaklıktan istifa ettiği, bu nedenle kooperatife borçlu bulunmadığı, 11.10.2006 tarihli makbuzla senetlerin davalı Kooperatifin iflas tarihinden sonra verildiğinin sabit olduğu, iflas etmesine rağmen davalı Kooperatifin senet tanzim ettiği, bu nedenle geçersiz olduğu, davalı ...’nun hamil olduğu iki adet senet dışındaki senetlerin tanzim tarihlerinin bulunmaması nedeniyle kambiyo senedi özelliği olmadığından cirolarının alacağın temliki hükümlerine tabi bulunduğu, lehtara karşı ileri sürülebilecek hususların üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebileceği, davalı şirketin iyiniyetli olup olmadığının öneminin bulunmadığı, senetlerin toplam değerinin toplama hatası yapılarak kısa kararda sehven 28.200.00 YTL yazıldığı, hükmün kısa karara uygun yazılmasına rağmen vekalet ve yargılama giderlerinin gerçek değer 17.700.00 YTL üzerinden hesaplandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, nitelikleri açıklanan senetlerden dolayı davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine, ciro edilen ve hamil tarafından icraya konulan 30.12.2007 ve 30.05.2007 tarihli senetler yönünden meblağın ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle davalı kooperatif iflas masasına alacak olarak kayıt ve kabulüne, birleşen davanın kabulüne, davacının nitelikleri açıklanan senetlerden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, takibe konu 30.12.2007 ve 30.05.2007 tarihli senetler uyarınca davacıdan tahsil edilen paranın bu davalıdan tahsiline, diğer senetler yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davanın davalısı ... ile diğer davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, asıl ve birleşen davaların konusu senetlerin, davalı kooperatifin ortağı olan ve sonradan istifa eden davacı tarafından ileride doğacak aidat borçları nedeniyle düzenlenmiş olmasına, birleşen davada davalı hamil ... tarafından takibe konulan iki senet dışındaki senetlerde düzenleme tarihlerinin bulunmamasına, bu nedenle kambiyo senetleri vasıflarının olmamasına, lehtar davalı kooperatifin 08.02.2006 tarihi itibariyle iflasına karar verilmiş bulunmasına, anılan senetlerin bu tarihten çok sonra tasarruf ehliyeti kısıtlanan kooperatif tarafından iflası bilen davalı yüklenici şirkete ciro edilmelerine, birleşen davanın davalılarınca bu senetlerin doğrudan davacı tarafından kendilerine verildiğinin savunulmuş olmasına, tanzim tarihi olan iki senedin de bu şirket tarafından temsil ve ilzama yetkilisi diğer davalıya cirosunun yapılmış bulunmasına, bunlar dışındaki diğer senetlerdeki cirolarda açıkça temlik beyanlarının olmamasına, geçerli bir devrin bulunmamasına göre, birleşen davada davalı şirket vekili ile diğer davalı ...’un temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.