11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9396 E. , 2011/2854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.05.2009 tarih ve 2008/528-2009/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %40 hissedarı olup, davalı şirketin ertelenen bilanço ve buna bağlı gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanacağı 15.09.2008 tarihli genel kurulunda özel denetçi tayinine karar verildiğini, bu nedenle bilanço ve buna bağlı gündem maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesi gerekirken anılan genel kurulda bilanço, kar ve zarar hesabının onanmasına, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin ibrasına, kar dağıtılmamasına ve yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334 ve 335 nci maddeleri uyarınca yetki verilmesine ilişkin kararların alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, bu kararlar ile (A) grubu hissedar olarak bir yönetim kurulu üyesinin müvekkili şirket tarafından gösterilecek adaylar arasından seçilmesi yönünde anasözleşmenin 10 ncu maddesi ile tanınmış bulunan imtiyaza aykırı davranılması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurulda TTK’nun 348 nci maddesindeki asgari sermaye şartına uyulmamasına rağmen genel kurulun özel denetçi atadığı, bu nedenle davalının bu kararın yok hükmünde olduğu yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı, özel denetçinin incelemesi gerekli konuların bilançonun gerçekliğini etkileyebilecek hususları içerdiği, dolayısıyla bilanço ve buna bağlı gündem maddelerini etkileyeceği, öncelikle özel denetçi raporunun sunulmasının gerektiği, bu nedenle bilanço, kar ve zarar hesabının onanması, yönetim ve denetim kurulunun ibralarının, karın dağıtılmaması gündem maddelerinin karara bağlanmasının yerinde olmadığı, iptalinin gerektiği, ayrıca bilanço ve bilançoya bağlı gündem maddelerinin görüşülmesi sonrasında sağlıklı sonuca varılacağı, buna göre yönetim kuruluna TTK’nun 334 ve 335 nci maddeleri uyarınca yetki verilebileceği, dolayısıyla yetki verilmesine ilişkin genel kurul kararının da iptalinin zorunlu olduğu, anasözleşmenin 10 ncu maddesinde yönetim kuruluna üç veya beş üye seçilmesi halinde (A) grubu hissedarına üyelik imtiyazı tanındığı, davacının (A) grubu hissedar olduğu, genel kurulda yönetime dört üyenin seçildiği, lafza bağlı kalınmayacağı, anasözleşmede esas amacın yönetim kuruluna üç veya daha fazla üye atanması halinde (A) grubu hissedara imtiyaz tanınması olup, dört üye seçilmesi halinde de bu hakkının bulunduğu, bu yönüyle yönetim kurulu seçilmesine ilişkin kararın da iptalinin gerektiği, davacının iddialarının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 15.09.2008 tarihli genel kurulda alınan bilanço, kar ve zarar hesabının onanmasına, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, denetçinin ibrasına, yönetim kurulu üyelerinin seçimine, kar dağıtılmamasına, şirket yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334 ve 335 nci maddeleri uyarınca yetki verilmesine ilişkin kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.