Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/1218
Karar No
K. 2023/3969
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/1218 E.  ,  2023/3969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/1218
Karar No: 2023/3969
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:

Davacı tarafından, Nevşehir ili, Avanos İlçesi, Sicil: … sayılı maden arama ruhsatının iptaline ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından revize edilerek idareye sunulan işletme projesi ile idareden yeniden işletme ruhsatı talep edildiği, söz konusu sahada, davacının sunduğu bu işletme projesinde ve ekinde yer alan detay arama faaliyet raporunda beyan edilen değer ve miktarda cevherleşme bulunup bulunmadığı konusunun, tetkik heyet tarafından 04-07/05/2018 tarihinde mahalline gidilerek incelendiği, bu inceleme kapsamında sahadan yedi adet numune alınarak incelemenin tutanağa bağlandığı, numune analiz sonuçlarına göre alınan yedi numunenin dördünde %0,1'in altında Cu (Bakır) cevherinin olduğunun görüldüğü, diğer numunelerde ise davacının sunduğu işletme projesinde belirtilen değerlerin bulunmadığı, bir başka ifadeyle dava konusu maden sahasından mahallinde tetkik esnasında alınan numuneler ile davacının işletme projesinde ve ekinde beyan ettiği değerlerin birbiriyle uyuşmadığı ve sahada ekonomik olarak üretilebilecek ve işlenebilecek bir rezervin olmadığının görüldüğü, bir maden sahasında gerek arama gerekse de işletme faaliyetine başlanabilmesinin ilk şartı, alanda, ekonomik olarak üretilebilir ve işlenebilir miktarda bir maden stoğunun olması olup olayda ise yerinde yapılan incelemeler ve analizler sonucunda, sahada, davacının hazırladığı işletme projesinde belirtilen değer ve miktarda ve ekonomik olarak değerlendirilebilir nitelikte Altın, Gümüş, Bakır, Kurşun, Çinko cevherleşmesi bulunmadığı sabit olduğundan ve yeterli cevherleşme olmayan bu sahanın faaliyete geçirilmesinde de kamu yararı bulunmayacağından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, maden sahasında ekonomik düzeyde bir cevherleşmenin olduğu, teknik bir konuda bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmaksızın karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Nevşehir İli, Avanos İlçesi, ... köyü dahilinde yer alan 1867,03 hektarlık alan için Maden İşleri Genel Müdürlüğünce davacı şirket adına 27/01/2009-27/01/2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere … nolu IV.Grup maden arama ruhsatı düzenlenmiş, ruhsat süresi 27/01/2014 tarihine kadar uzatılmıştır.

Davacı, 3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesi uyarınca arama ruhsat süresinin bitiminden önce, kompleks cevher (Altın(Au), Gümüş(Ag), Bakır(Cu), Kurşun(Pb), Çinko(Zn)) işletme projesi hazırlayarak tarafına 10 yıllık işletme ruhsatı ve işletme izni verilmesi talebiyle 27/12/2013 tarihinde idareye başvurmuş, başvuru sonucunda davacı şirketin işletme projesinin uygun bulunmadığı gerekçesiyle IV. Grup maden arama ruhsatı davalı idare tarafından … tarihli … sayılı işlem ile iptal edilmiş, bu işleme karşı açılan davada … İdare Mahkemesince … tarihli E:… K:… sayılı karar ile söz konusu arama ruhsatının iptali işleminin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare ile davacı şirket arasında 31/10/2017 tarihinde yapılan sulh anlaşması ile davacı şirketin davadan feragat edeceği, daha önceden idareye sunmuş olduğu işletme projesini revize ederek anlaşma tarihinden itibaren 5 ay içerisinde idareye yeniden sunacağı, sunulan işletme projesinin davalı idarece yeniden incelenerek Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği hükümlerine uygun bulunması halinde şirkete işletme ruhsatı düzenleneceği hususları yer almış, davacı şirketin sulh anlaşmasına istinaden davadan feragat etmesi üzerine istinaf aşamasında, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli E:… K:… sayılı karar ile, … İdare Mahkemesince verilen … tarihli E:… K:… sayılı iptal kararının kaldırılmasına, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Akabinde, davacı şirket sulh anlaşması gereği işletme projesini revize ederek tarafına işletme ruhsatı verilmesi için yeniden davalı idareye başvurmuş, davalı idare tarafından görevlendirilen ve teknik elemanlardan oluşan mahallinde tetkik heyet sahada 04-07/05/2018 tarihinde incelemeler yaparak numuneler almış, inceleme sonucunda düzenlenen 04/07/2018 tarihli tetkik heyet raporunda; numunelerin analiz sonuçlarına, sahada yapılan gözlemlere göre projede beyan edilen ve ekonomik olarak değerlendirilebilir maden rezervinin olmadığı, söz konusu işletme projesinin arza uygun olmadığı, ruhsat sahasında maden stoğunun bulunmadığı belirtilerek raporun sonuç bölümünde "Saha bakir durumdadır. Sahada yapılan değerlendirmeler ve sahadan alınan numunelerin analiz sonuçları incelendiğinde, heyetimizce işletme izin alanı talebi uygun bulunmamıştır." tespitine yer verilmiş, söz konusu rapor doğrultusunda ve sahada ekonomik olarak değerlendirilebilir Altın, Gümüş, Bakır, Kurşun, Çinko cevherleşmesi olmadığı gerekçesiyle davacı şirketin sunduğu işletme projesi idarece uygun bulunmamış ve … tarihli … sayılı işlem ile davacıya ait … nolu IV. Grup maden arama ruhsatının iptaline karar verilmiştir.

Söz konusu işleme karşı davacı tarafından 24/07/2018 tarihinde itiraz edilmiş, itirazı … tarihli … sayılı işlem ile reddedilmiş, işbu dava da davacı şirkete ait … nolu IV. Grup maden arama ruhsatının iptaline ilişkin … tarihli … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte haliyle 24. maddesinin 1. fıkrasında "(Değişik birinci fıkra: 4/2/2015 – 6592/13 md.) I. Grup (b) bendi ve II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için ihale bedelinin yatırılmasından itibaren iki ay içinde, diğer maden grupları için arama ruhsat süresi sonuna kadar, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış işletme projesi, ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verilir. Proje ile birlikte projenin uygulanabilmesi için gerekli olan mali yeterliliğine ilişkin belgeler ve genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına işletme ruhsat taban bedelinin yatırıldığına dair belgenin Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Aksi hâlde talep reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş ve "...bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." kuralı yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde ise; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlamıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Davacı tarafından sahada cevherleşmenin olduğu, davalı idarenin cevherleşme ile ilgili hatalı tespitlerinin bulunduğu, kendileri tarafından yaptırılan numune analizlerinde Cu cevheri açısından ekonomik değer elde edildiği, 3 farklı lokasyonda Altın, Gümüş, Arsenik, Bakır, Kurşun ve Çinko mineralizasyonu tespit edildiği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği iddia edilmektedir.

Davalı idarenin işletme ruhsatı verme hususunda bağlı yetkisinin bulunmadığı ve değerlendirme hakkının mevzuat uyarınca bulunduğu, bu nedenle uyuşmazlığa özgü olarak işletme projesindeki maden rezervinin ve cevherleşmesinin teknik ve bilimsel olarak yeterli olup olmadığı konusunda inceleme yapma yetkisi olduğu, söz konusu yetkinin ruhsat sahiplerinden belirli zaman dilimlerinde, idareye sunulması gereken faaliyet raporlarına (arama/genel/detay) ilişkin düzenlemelerde de bulunduğu görülmektedir.

Mahkemece, davalı idare tarafından dava konusu işlemin gerekçesi olarak gösterilen, numune analiz sonuçlarına göre alınan yedi numunenin dördünde %0,1'in altında Cu (Bakır) cevherinin olduğunun görüldüğü, diğer numunelerde ise davacının sunduğu işletme projesinde belirtilen değerlerin bulunmadığı, sahada, davacının hazırladığı işletme projesinde belirtilen değer ve miktarda ve ekonomik olarak değerlendirilebilir nitelikte Altın, Gümüş, Bakır, Kurşun, Çinko cevherleşmesi bulunmadığı şeklindeki sebebin, hukukî olarak geçerli ve yeterli bir sebep olup olmadığının yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve dava konusu sahadan yeniden numune alınıp, analizinin yaptırılarak ortaya konulması ve inceleme sonucu ortaya çıkan veriler değerlendirilmek suretiyle dava konusu işlemin sebep yönünden hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekirken, eksik inceleme neticesinde verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır.

Olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, dava konusu işlemin gerekçesi olarak belirtilen hususları aydınlatacak şekilde Mahkemece; Maden Mühendisi, Orman Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Çevre Mühendisi ve Harita mühendisinden oluşacak 5 kişilik bir heyet tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Mahkemece davacının işletme ruhsatı almak için başvuru yaptığı Altın, Gümüş, Bakır, Kurşun, Çinko işletme ruhsatı alabilmek için gereken cevherleşmenin ne oranda olması gerektiği, bu oranın hangi ölçütler esas alınarak hesaplandığı, bu hesaba ilişkin ulusal ve/veya uluslararası bir standart olup olmadığı, hangi değerlerin altında madenin çıkarılmasına izin verilmediği konusunda bilgi/belge istenilmesi, belirtilen madenler yönünden yapılan ruhsat başvurularında her bir ruhsat yönünden ayrı ve özel bir değerlendirme mi yapıldığı, yoksa belirtilen madenler özelinde mi davalı idarece değerlendirme yapıldığı hususlarının da araştırılarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,

2.… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4.Kesin olarak 19/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.