11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/4716 E. , 2011/3494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2005/387-2008/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... şirketinin poliçe tanzim ve prim tahsil etmeye yetkili acentesi olduğunu, davalının 30.12.2004 tarihli kararla kendi faaliyetini durdurup müvekkiline de poliçe düzenlememesi yönünde talimat verdiğini, müvekkilinin bu nedenle müşterileri ve tali acenteleri ile olan ilişkilerinin zedelendiğini ve büyük maddi zarara uğradığını, ayrıca davalının müvekkilinin acentelik sözleşmesinin teminatı olması için verdiği çeklere dayanarak müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini ileri sürerek, müvekkilinin anılan icra takibi dolayısıyla borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, aynı taraflar arasında görülen başka bir davada davacının (522.850) TL asıl alacak borcunun ferileriyle birlikte ödenmemesi nedeniyle 22.05.2007 tarihi itibariyle iflasına karar verilip kesinleştiği, 24.06.2008 tarihli ikinci alacaklılar toplantısında işbu davanın iflas idaresi tarafından takip edilmeyeceğinin bildirildiği,
İİK'nun 245. maddesi uyarınca davayı takip etmek isteyen bir alacaklının da bulunmaması nedeniyle davayı takip yetkisinin yeniden müflis davacıya geçtiği, davacının aynı taraflar arasındaki anılan dava sonucunda işbu davanın da konusunu oluşturan icra takibine konu çeklerden dolayı davalıya borçlu bulunduğunun sabit olduğu, aynı takiple ilgili bu kararın, işbu dava yönünden de kesin delil oluşturacağı, işbu davada ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden, İİK.’nun 72/4. maddesinde sayılan şartların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.