11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9465 E. , 2011/2566 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2009 tarih ve 2007/533-2009/514 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.....l tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından resmi tatil olan 23.04.2007 günü rızası dışında internet yolu ile para çekilmiş olup, rıza dışında çekilen bu paradan gerekli güvenlik tedbirlerini almayan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, hesaptan çekilen 5.447,00 YTL’nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabından doğru şifre ve parola girilmek suretiyle yapılan davaya konu işlemlerde müvekkili bankanın hiçbir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, şifrelerin ve güvenlik bilgilerinin kötüniyetli üçüncü kişilerin eline geçmesindeki sorumluluğun davacıya ait bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 20.03.2009 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olay nedeniyle uğradığı zararın 4.981,00 TL olup, bu zararın oluşumunda davacının 2/5, davalı bankanın ise 3/5 oranında müterafik kusurlu bulundukları, bu durumda olay tarihi itibariyle davacının davalı bankadan talep edebileceği miktarın 2.988,60 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.988,60 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Ancak, davacı istediği miktarın reeskont faizi oranı uygulanmak suretiyle tahsilini talep etmiş olmasına rağmen mahkemece hüküm altına alınan miktara avans faiz oranı uygulanması suretiyle talepten fazlasına karar verilmiştir. Dava,
TTK’nun 4/1 nci maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olup, bu davaya konu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 2/2 nci maddesi uyarınca avans faizi oranlarının uygulanması mümkün iken davacı avans faizi oranından daha düşük orandaki reeskont faizini istemiştir. Bu durumda, davacının talebiyle bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemden fazlasına karar verilerek HUMK’nun 74 ncü maddesine aykırı davranılması doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.