Esas No
E. 2023/4763
Karar No
K. 2024/1400
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/4763 E.  ,  2024/1400 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında...Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 1037 parsel ... 2.450,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 118 ada 36 parsel numarasıyla 2.453,81 metrekare yüzölçümlü olarak ve davalılar adına kayıtlı bulunan eski 1036 parsel ... 2.670,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 118 ada 35 parsel numarasıyla 2.627,30 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda kendisine ait Süleymanpaşa ilçesi Karabezirgan Mahallesi eski 1037 yeni 118 ada 36 parsel ... taşınmazın davalılara ait eski 1036 yeni 118 ada 35 parsel ... taşınmazla olan sınırlarının değiştirildiğini ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu olan 118/35 (eskisi 1036) parsel tesis kadastrosu sırasında 2.670,00 m2 olarak tescil edildiği, 118/36 (eskisi 1037) parsel ise tesis kadastrosu sırasında 2.450,00 m2 olarak tescil edildiği ve parsel sınırlarında bundan sonra eylemli bir değişiklik olmadığı, 2013 yılında yapılan kadastro yenileme çalışmalarında dava konusu sınırda pafta ve zemini yansıtmayan bir sınır tipi kullanıldığının tespit edildiği, tesis kadastrosu tarihine en yakın hava fotoğrafı değerlendirmelerine göre o zamanlar ortak sınırda herhangi bir doğal veya yapay sınır (duvar bina çit vb.) bulunmadığı, halihazırda zeminde mevcut tuğla duvar ve sundurma garajın sonradan yapıldığı ve pafta sınırına uymadığı, dolayısıyla pafta sınırının kullanılmasının doğru olacağı ve bu durumda krokilerinde (A) harfi ile göstermiş oldukları 155,93 m2'lik alanın 118 ada 35 parsel alanında düşülerek, 118 ada 36 parsel alanına eklenmesi ile, son durumda; 118 ada 35 parsel alanının, 2.471,37 m2, 118 ada 36 parsel alanının ise 2.609,74 m2 olarak tescil edilmesi gerektiği kanaatinin bildirildiği, yukarıda bahsedilen tespitler dışında, 118 ada 35 parsel (eskisi 1036 parsel) ile 118 ada 36 parselin (eskisi 1037 parsel) uygulama öncesi ve sonrası alanlarında meydan gelen farklılıkların ise ayrıntılı olarak değinilen nedenler doğrultusunda ve ilk tesis kadastrosu sırasında kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yersiz oluşundan kaynaklandığının belirtildiği, dava konusu taşınmazın sınırlarının uygulamada hatalı olarak belirlendiği, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun taraf taşınmazların sınırlarında tesis kadastrosundan sonra eylemli bir değişiklik olmamasına karşın sınırdaş taşınmaz sınırında pafta ve zemini yansıtmayan sınır tipinin kullanıldığı, itiraza konu uygulama kadastrosuna en yakın tarihli hava fotoğrafları ile de tespit edildiği üzere sınırda doğal veya yapay bir sınır bulunmadığı, keşifte tespit edilen imalatların sonradan imal edildikleri, pafta sınırına uymadığı, bu tespitlere göre, bilirkişi tarafından dava konusu taşınmaz lehine davacıya ait taşınmaz aleyhine bilirkişi krokisinde (A) harfi ile göstermiş oldukları 155,93 m2'lik alanın 118 ada 35 parsel alanında düşülerek, 118 ada 36 parsel alanına eklenmesi ile, son durumda; 118 ada 35 parsel alanının, 2.471,37 m2, 118 ada 36 parsel alanının ise 2.609,74 m2 olarak tescil edilmesi gerektiği, uygulama öncesi ve sonrası alanlarında meydan gelen farklılıkların ise bilirkişi raporunda tartışılan nedenlerden ve ilk tesis kadastrosu sırasında kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığı, dava konusu taşınmazın sınırlarının uygulamada hatalı olarak belirlendiği " gerekçesiyle, davanın kabulüne 3402 ... Kanun'un 22/a maddesi kapsamında yapılan uygulamanın iptali ile bilirkişi heyetinin 19.01.2021 tarihli raporunun ekinde sunulan krokideki (A) harfi ile gösterilen 155,93 m2'lik alanın davalı 118 ada, 35 parsel ... taşınmazdan ifrazı ile davacıya ait 118 ada 36 parsel ... taşınmaza eklenmesine, tapu kayıtlarının buna uygun olarak düzeltilmesine, 19.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokinin kararın ekinden sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, " dosyanın yapılan incelemesinde, dava konusu taşınmazların ilk arazi kadastro işlemlerinin 1971 yılında yapıldığı, dosyada yer alan bilirkişi raporuna ekli 1965 yılına ait hava fotoğrafından taşınmazlar arasında ayırıcı bir sınır bulunmadığının anlaşıldığı, rapora göre kadastro çalışmasındaki ölçü krokisi ve ölçü değerleri ile kadastro paftasının birbiriyle uyumlu olduğu, ancak yapılan uygulama kadastro çalışmalarında hem kadastro paftasında ki sınırda hem de zemindeki sınırdan farklı bir sınır belirlendiği, 1971 yılında yapılan kadastro çalışmalarında iki parsel arasında ayırıcı unsur bulunmadığından kadastro paftasının esas alınması gerektiği ve bilirkişi raporundan (A) harfi ile gösterilen kısmın kadastro paftasına göre davacılara ait 118 ada 36 parselde iken uygulama kadastro çalışmalarında davalılara ait 118 ada 35 parsele eklendiği, bu nedenle mahkemece (A) harfi ile gösterilen kısmın davacılara ait 118 ada 36 parsele eklenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu yönündeki itiraz yönünden ise, dosyaya yer alan bilgi ve belgelerden davaya konu uygulama kadastro çalışmalarının 03.04.2013 ila 02.05.2013 tarihleri arasında askı ilanına alındığı, eldeki davanın ise askı ilanından sonra 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, bu nedenle Kadastro Mahkemesi'nin görevli olmadığının anlaşıldığı " gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 6100 ... HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derede Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.370/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.