11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/5382 E. , 2010/4852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2008 tarih ve 2008/155 - 2008/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kooperatif ortağı olan davalıya parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca 1. ve 2. ihtarların tebliğ edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine yönetim kurulunun 05.01.2007 tarih ve 1 nolu kararı ile ihracına karar verildiğini, bu kararın davalıya 09.02.2007 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacının kooperatife ait dairede oturmaya devam ettiğini ileri sürerek, davalının kooperatife ait daireden tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, aidat borçlarını ödemeye devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortaklık yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yönetim kurulunun 05.01.2007 tarih ve 1 nolu kararı ile ihracına karar verdiği, ihraç kararının davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ihraç kararına karşı davalının yasal yollara başvurmadığı ancak davalının 2. ihtardan sonra 3.000,00 YTL ödeme yaptığı, bu paranın kooperatifçe kabul edilip üye hesabına işlendiği, ihraç kararından sonra da ödeme yaptığı, bu ödemelerin kooperatifçe kabul edilip aidat ve gecikme cezası borcundan mahsup edildiği, davalının ortaklığının bu şekilde kooperatifçe benimsendiği, buna rağmen tahliye için dava açmanın çelişki olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç edilen ortağın kooperatife ait konuttan tahliyesi istemine ilişkin olup, davalının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için ihraç edildiği ve ihraç kararının kesinleştiği dosya içeriği ile sabit olduğu gibi mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmalığın halli ihraç kararının kesinleşmesinden sonra ortaklığa yeniden kabulün gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. Dairemizin yerleşmiş uygulamaları gereği ortaklığa kabul yetkili kurulların bu hususta aldığı açık bir kararla olabileceği gibi böyle bir karar olmadığı halde ortaktan ödemeler kabul edilmesi ve kesinleşmeden sonra ortakla bu sıfatla ilişkiye devam olunması gibi hususların varlığı halinde zımnen de gerçekleşebilir ise de; ödemelerin kabulüne dayalı bir zımni kabulün varlığı için ödemelerin ihraç kararının kesinleşmesinden sonra olması ve bunun kooperatif tarafından bilinmesi gerekir. Dava konusu olayda her ne kadar kesinleşmeden önceki ödemeler kabul edilmiş ise de ortağın hak ve yükümlülükleri kesinleşmeye kadar devam edeceğinden bu aşamadaki yani kesinleşmeye kadar olan aşamadaki ödemelerin kabulü zımni kabul sonucunu doğurmaz. Kooperatif tarafından kesinleşmeden sonra yatırılan paralar kabul edilmeyerek emanete alındığından bir zımni kabulden bahsedilemez. Mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.