Esas No
E. 2008/13567
Karar No
K. 2010/5353
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2008/13567 E.  ,  2010/5353 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2008 tarih ve 2006/235-2008/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Sigorta Aracılık Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, davalının da bu şirketin ortağı ve anasözleşmeyle atanan müdürü olduğunu, şirketin dava dışı Güneş Sigorta A.Ş.'nin acenteliğini yaptığını, müvekkili İzmir Minibüsçüler Odasına kayıtlı olanların sigorta işlerinin yapıldığını, davalının ihmal ve kastı ile şirketin zarara uğradığını, görevden azli için açılan dava sırasında davalının müdürlük görevinden istifa ettiğini, görevde kaldığı dönemde oda üyelerinin poliçelerini başka acentelere yaptırmak, ödenen prim bedellerini Güneş Sigorta A.Ş.'ne aktarmamak, mükerrer tahsilat yapmak suretiyle şirketi zarara uğrattığı gibi itibarını da zedelediğini, primlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle acentelik sözleşmesinin askıya alındığını, yeni yönetimin çabaları ile 28.470,68 TL borcun 17.000,00 TL'sı nakten ödenmek, 11.470,68 TL dönem içinde doğan komisyon alacağından mahsup edilmek suretiyle poliçe tanzim etme yetkisinin yeniden alındığını, yapılan vergi incelemeleri sonucunda vergi cezası ödenmek durumunda kalındığını, davalının görevde olduğu dönemde şirketin müvekkili odaya 41.903,23 TL borçlandığını, davalının görevden ayrılması ile olması gereken kar ve müvekkilinden aldığı borcun kasa ve bankada olmadığını, davalı eylemleri sonucunda şirkete duyulan güvenin sarsıldığını ileri sürerek, şimdilik 60.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle tahsili ile ... Sigorta Aracılık Ltd.Şti.'ne verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı eylemleri sonucunda şirkete 2.683,54 TL vergi cezası kesildiği, davalının prim borçlarını ödememesi nedeniyle poliçe tanzim yetkisinin kaldırıldığı dönemde şirket komisyon kaybının 75.236,00 TL olduğu, bu dönem için dava dışı sigorta şirketinin yaptığı 11.470,68 TL'lık mahsup nazara alındığında şirket komisyon zararının 63.765,32 TL olduğu, iptal edilen poliçeler nedeniyle doğan şirket zararının ise 338,32 TL olduğu, tüm bunların toplamının 66.412,22 TL'na tekabül ettiği, manevi tazminat isteminin sabit olmadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 60.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin diğer temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava,

TTK'nun 309. maddesine dayalı olarak, şirket ortağı olan davacının, şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla şirketin ortağı ve anasözleşme ile atanmış müdürü aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan ek rapor hükme esas alınmış ise de, ek raporda bazı itiraz noktaları hiç karşılanmadığı gibi, bildirilen görüş hüküm kurmaya ve bu hükmü denetlemeye elverişli nitelikte değildir.

Davacı taraf müvekkilinin şirkete borç para verdiğini, bu paranın şirket kasası ve banka hesabından çıkmadığını ileri sürerek, verilen borç paranın akıbetinin ne olduğunun belirlenerek, şirket ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını istemiş ise de, bu konuda bilirkişi raporunda herhangi bir açıklamaya rastlanmamıştır. Öte yandan, davalı taraf şirketin prim artış oranının % 70 olamayacağını belirterek rapora itiraz etmiş ise de, ek bilirkişi raporunda bu konuya değinilmemiştir. Tarafların ortak olduğu ... Sigorta Aracılık Ltd. Şti. 22.04.2002 tarihinde tescil edilmiş olup, tahsil edilen primlerin Güneş Sigorta A.Ş.'ne intikal ettirilmemesine dayalı olarak poliçe düzenleme yetkisi 30.04.2005 tarihinde kaldırılmış, 15.11.2005 tarihinde ise yeni yönetimin sigorta şirketi ile anlaşma yapması üzerine poliçe düzenleme yetkisi geri verilmiştir.

Bilirkişi heyeti, 2003 ve 2004 yılları arasındaki prim artış oranını baz alarak, devamlı surette % 70 oranında prim artışı olacağı varsayımı ile hesaplama yapmıştır. Bu varsayıma dayanak ise, tarafların ortağı olduğu şirketin 2003 ve 2004 yılı verileridir. Serbest piyasa ekonomisi, müşteri memnuniyeti, piyasa hacmi, rekabet ortamı, sigortalanacak araçların sayısı ve sair hususlar nazara alındığında, sigorta acentesinin her yıl % 70 oranında prim artışı sağlayacağının kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır.

O halde, mahkemece, tarafların ortağı olduğu şirket ve davacının defter ve belgeleri ile banka kayıtları üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle, davacının borç para verme iddiası ve banka hesaplarının boşaltıldığı iddiasının duraksamaya yer vermeyecek derecede aydınlığa kavuşturulması, yine prim artış oranının ne olabileceğinin yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.

3.Diğer yandan, TTK'nun 309. maddesi uyarınca, şirket yöneticisinin eylemlerinden dolayısıyla zarar gördüğünü iddia eden pay sahiplerinin dava hakları vardır. Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. HUMK'nun 74. maddesine göre ise, hakim her iki tarafın iddia ve savunmasıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.

Somut olayda davacı taraf dava dilekçesi ile hükmedilecek tazminatın tarafların ortağı olduğu ... Sigorta Aracılık Ltd. Şti.'ne verilmesi yönünde istemde bulunduğuna göre, yukarıda yazılı yasa maddeleri de nazara alınmak suretiyle, tarafların ortağı olduğu anılan şirkete verilmek üzere tazminata karar verilmesi gerekirken, davacı lehine tazminata karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.309
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.