11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/14116 E. , 2011/3707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2007 gün ve 2006/453-2007/246 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.03.2010 gün ve 2010/7508 - 2010/7802 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin İran kanunlarına göre kurulmuş ve Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde içecek sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ürettiği ürünler üzerinde kullandığı "zam zam ppj+şekil" markasının dünyanın birçok ülkesinde tescilli bulunduğunu, anılan markanın tescili için yapılan başvurunun nihai olarak davalı Kurum YİDK kararıyla 556 sayılı KHK'nin "7/1-j" ve "k" maddeleri uyarınca ret edildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verimesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tescili istenen markada yer alan "zam zam" ibaresinin İngilizce'de Kabe yakınında bulunan bir kuyunun müslümanlarca kutsal sayılan su anlamına gelen zemzem suyunu belirtmekte olduğunu ve dini bir değer ifade ettiğini, ayrıca bu sebebe dayalı olarak kamu düzenine de aykırı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tescili istenen markanın baskın unsurunun "zam zam" ibaresi olduğu, anılan ibarenin İngilizce'de zemzem ibaresine karşılık geldiği ve Müslümanlar için kutsal sayılan kuyunun ve kuyudan çıkan suyun adı olduğu, haç ibadetini yerine getirenlerin dönüşte bu sudan getirdikleri, bu hususun dünyada da yaygın olduğu, İngilizce'nin ülkemizde konuşulan en yaygın yabancı dil olması nedeniyle ifadenin İngilizce ya da Türkçe'de kullanılan halinin tercih edilmesi arasındaki farkı tamamen ortadan kaldırdığı, başvuru kapsamındaki 29. ve 32. sınıfta yer alan süt ve süt ürünleri, meyve suları, kolalı içeçekler, boza ve salep gibi ürünler yönünden niteliği ve üretim yerine gönderme içermesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nin 7/1-f anlamında yanıltıcı olduğu, nitekim bazı yabancı ülkelerdeki başvuruların bu nedenle ret edildiği, içecekler dışındaki ürünler yönünden de üretim yerinin Suudi Arabistan olduğu izlenimini doğurması bir yana İslam dinince kutsal sayılması nedeniyle dini değerleri ticaretleştireceği ve bu yönüyle de kamu düzenine aykırı olduğu, istismara ve haksız rekabete neden olacağı gerekçeleriyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş Dairemizce süresinde bulunamadığından bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin temyiz isteminin süre yönünden reddine dair kararı kaldırılarak yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.