11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/1903 E. , 2011/4036 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2009 tarih ve 2008/107-2009/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 08.05.2006 tarihli 5 yıl süreli franchising sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca Turyap Hadımköy temsilciliğinin müvekkiline verildiğini, 15.670,00 TL sözleşme bedelinin davalı tarafa ödendiğini, müvekkili tarafından yaklaşık 10.000,00 TL’lik masraf ve yatırım yapıldığını, davalının sözleşmeyi haksız yere 19.11.2007 tarihinde fesih ettiğini ileri sürerek, feshin iptali ile sözleşmenin geçerliliğinin tespitine, fesih ihbar tarihinden itibaren müvekkilinin ticari kazanç kaybı için 15.000 TL, aksi halde yapılan ödemeler için toplam 14.371,03 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin tescilli markalarının kullanımını da düzenleyen sözleşmeye dayalı olarak açılan davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini, aynı sözleşmeye dayalı olarak davacının müvekkiline ait marka ve logoyu haksız yere kullanması nedeniyle açılan haksız rekabetin ve markaya tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkin davanın İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2008/59.E.sayılı dosyası ile derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında Turyap Markası altında imzalanan Franchısıng sözleşmesinin feshinin geçersizliği nedeniyle açılan davaya bakmaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu, görev hususunun davanın her safhasında resen göz önüne alınması gerektiği kanaatiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde dosyanın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.