11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/86 E. , 2011/3975 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2009 gün ve 2007/173-2009/8 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.10.2010 gün ve 2009/4086-2010/10366 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olan davalının iki payı ile ilgili olarak 1995 yılından beri aidat ödemesi yapmadığını, bir taşınmazını 2005 yılında başkasına devir ettiğini, yükümlülüklerinin sürdüğünü ileri sürerek, 10.275.00 YTL alacağın 2000 yılına kadar aylık %15, bundan sonraki yıllar için aylık %10 gecikme faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının taşınmazları müvekkiline vermediğini, hesaplamanın anlaşılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacıda dört ortaklığının bulunduğu, uyuşmazlığın iki ortaklıkla ilgili olduğu, bu ortaklıkla ilgili aidat ve gecikme faizinin ödenmediğinin iddia edildiği, genel kurul kararlarının davalıyı bağlayacağı, 1995 yılı genel kurul tutanağının bulunamadığı, 1996-2007 yılları arası genel kurul kararlarının esas alındığı, ortaklığın birinin konusunu teşkil eden arsanın 2005 yılında dava dışı kişiye devrinin davacıyı ilgilendirmeyeceği, bu kişinin ortak olmadığı, halen davalının ortak göründüğü, pay devrinin yapılmadığı, aidat alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.915.00 YTL’nin ait oldukları aylardan itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2010 tarihli ilamı ile davacı yararına bozulmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.