9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/67 Esas - 2024/274
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İpotek (Tescil İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile Dava dışı ... İnş. A.Ş. arasında imzalanan eser sözleşmesine konu işin dava dışı ... tarafından kardeş kuruluşu olan ... A.Ş.'ye devredildiğini, müvekkili ......Şirketi ile dava dışı ... şirketi ile 20/07/2015 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, müvekkilinin yapmış olduğu işlere karşılık bir kısım alacağının ödenmediğini, bu alacak talebi için müvekkili ... tarafından ... ve ... şirketine karşı .... Esas sayılı davanın ... Mahkemesinde görülen ... tarafından müvekkili ...'a karşı açılan dava .... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiğini, yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin yapılan imalat bedeli ve sözleşme dışı işler talebinin kabul edildiğini, bu kararın davalılarca istinaf edilmediğini ve kesinleştiğini, müvekkilinin bu dosyada bilirkişi raporu ile belirlenen kısmı ıslah edemediğini dosyada karar verilen miktarın dışında kalan 9.644.361,61 TL'lik kısmın kaldığını, müvekkilinin alacağının 9.700.000,00 TL'lik kısmını diğer davacı ... ...'e temlik ettiğini, ... ... tarfaından temlik edilen alacağın 9.284.361,61 TL'lik kısmının takibe konulması üzerine dava dışı şirketler tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ve .... Esas sayılı dosyası ile müvekkili ...'ın yaptığı takibe yapılan itirazın iptali, müvekkili ... için 360.000,00 TL alacağın tahsilinin talep edildiğini ve davanın kabul edildiğini davalılarca istinaf edilmeyen davanın kesinleştiğini, müvekkilinin kesinleşen alacağının tahsilinin temini için taşınmaz sahibi TMK 893. Maddesindeki düzenleme uyarınca müvekkili şirket tarafından alt yüklenici sıfatıyla imalatı yapılan davalı kooperatife ait .... parselde kayıtlı taşınmazalar üzerine müvekkil lehine kanuni ipotek hakkının tescilinin tapu kütüğüne yapılması gerektiğini, yasanın belirlediği hüküm işin bitiminden itibaren üç ay içinde kanuni ipotek hakkının tescilinin talep edilmesi değil, tescilin gerçekleştirilmesi olduğunu, bu sürenin hak düşürücü olduğunu, kanuni ipotek hakkının tescili talebiyle açtıkları iş davanın üç ay içinde sonuçlanmayacağından hak düşürücü süre yargılama devam ederken sona erecek olup, müvekkil iş bu davanın sonucunda ipotek tesisinde haklı olsa bile kanuni ipotek tesis edilemeyeceğini bunu önlemek maksadıyla TMK.'nun 1011 maddesi uyarınca dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu taşınmazların tapu kaydı üzerine geçici tescil şerhi verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, açılan davanın yerinde olmadığını, müvekkili ile davacılar arasında bir hukuki ilişkinin olmadığını, açılan davada müvekkili yönünden husumet oluşmadığını, davacıların hukuki yararının bulunmadığını ve açılan davanın reddini talep etmişti. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: .... Esas sayılı dosyası, .... Esas sayılı dosyası, .... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş, dava konusu taşınmazların tapu kaydı celp edilmiştir. Dava, 4721 sayılı TMK 893 ve devamı maddelere göre açılmış kanuni ipotek hakkının tescili ve geçici tescil şerhi verilmesi talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından davacının dava dışı ... İnş. A.Ş. tarafıdan yüklenilerek dava dışı şirket tarafından kardeş kuruluşu olan ... A.Ş.'ye devredilen işin müvekkili ......Şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında imzalanan 20/07/2015 tarihli sözleşme ile müvekkili tarafından yapılan davalı kooperatife ait 140 villa inşaatı projesinin kaba ve ince işleri, elektrik tesisatı, mekanik ve harfiyat işleri ile PVC pencere ve kapı işlerinin yapımının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, Mahkeme kararı ile kesinleşen alacağın bir kısmının davacı ...'a temlik edildiği ve tahsil edilemeyen alacağın Türk Medeni Kanunu'nun m 893/3, 895, 1011 ve TST. m 50 hükümleri gereğince kanuni ipotek hakkı olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, ... parselde kayıtlı taşınmazalar üzerine ipotek tescilini talep etmiştir.
Mahkememizce, ilgili taşınmaz kayıtları getirtilmiş yapılan inceleme de, davacının talebine konu iki taşınmaz üzerinde çok sayıda bağımsız bölüm bulunduğu ve bu bağımsız bölümlerden sadece .... nolu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı olduğu, diğer bağımsız bölümlerin dava dışı şahıslar adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
TMK'nın 893/3. maddesinde “Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlar”ın kanuni ipotek haklarının olduğu ve bunun tescilini isteyebilecekleri, 895. maddesinde de zanaatkarların ve yüklenicilerin kanuni ipotek haklarının çalışmayı veya malzeme vermeyi yüklendikleri andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabileceği, tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerektiği, tescilin yapılması için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olmasının şart olduğu, malik yeterli güvence gösterirse tescil istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu hükümler ile bir taşınmaz üzerinde yapılan kalıcı nitelikteki bir yapıya malzeme ve emek vererek veya sadece emek vererek katkıda bulunan, bu suretle taşınmaz malikinin malvarlığında değer artışı sağlayan yapı alacaklılarına kanuni ipotek hakkı tanınmıştır. Yapı alacağı, yalnız emek ile veya hem emek hem malzeme ile yapıya katkıda bulunma nedeniyle doğmuş alacağı; yapı alacaklıları ise, bir yapının inşasında, onarılmasında, genişletilmesi ve değiştirilmesinde eser sözleşmesine bağlı olarak çalışan yüklenicileri, alt yüklenicileri ve zanaatkarları ifade etmektedir.
Yapı alacaklılarının ilk grubunu taşınmaz maliki ile aralarında eser sözleşmesi ilişkisi bulunan yükleniciler ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Taşınmaz maliki, yüklenici ve zanaatkarların kendisinden olan yapı alacaklarından sözleşme ilişkisi yanında kanun gereği de sorumlu tutularak bu kimselere ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Yapı alacaklılarının ikinci grubunu ise taşınmaz maliki ile aralarında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmayan alt yüklenici ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Bu kişilerin akdî ilişkisi taşınmaz maliki ile eser sözleşmesi imzalamış olan asıl yüklenicilerdir. Bu kişiler yapım işini ayrı bir eser sözleşmesiyle yükleniciye karşı taahhüt etmişlerdir. Aralarında doğrudan bir eser sözleşmesi olmadığı halde taşınmaz maliki, alt yüklenicinin yükleniciden olan yapı alacaklarından kanun gereği sorumlu tutularak alt yükleniciye ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Alt yüklenicinin yükleniciden olan alacağı, yüklenicinin taşınmaz malikinden olan alacağından ayrı ve bağımsız olduğundan alt yüklenicinin yapı ipoteği tescilini talep hakkı da, yüklenicinin yapı ipoteği tescilini talep hakkından ayrı ve bağımsız bir haktır. Böylelikle aynı taşınmaz üzerinde iki ayrı kanuni ipotek tesisi mümkündür. Anılan maddelere göre yapı ipoteğinin yasal koşullarını, a-Bir yapı alacağının mevcut olması, b-Alacağın çekişmeli olmaması, yani alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması, c-Malik tarafından yeterli güvencenin gösterilmemiş olması, d-Yüklenilen işin tamamlanmasından itibaren en geç 3 ay içinde tescil talebinde bulunulması olarak saymak mümkündür. Davanın kime yöneltileceği konusuna gelince, aleyhine yapı ipoteği tescil edilecek kişi taşınmazın malikidir. Bu nedenle yapı ipoteği tesisine dair davanın taşınmaz malikine yöneltilmesi gerekir. Malik dışındaki davalıların davada taraf sıfatı (pasif husumet ehliyetleri) bulunmamaktadır.
Davamızda yukarıda açıklanan şartlar tek tek değerlendirilmiştir.
Buna göre; davacı şirketin dava dışı alt yüklenici ... A.Ş. ile yapmış olduğu sözleşme ile yüklenmiş olduğu işi yapmış olduğuna ilişkin dava dışı ... İnş. A.Ş. ve dava dışı ... A.Ş.'ye karşı açmış olduğu .... Esas sayılı dosyasının ... Mahkemesinde görülen dava dışı ... tarafından davacımız ...'a karşı açılan .... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği, yapılan yargılama sonucunda davalı asıl yüklenici ... İnş. A.Ş. ile davacımız ... arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından bahisle taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verildiği, davacının yapılan imalat bedeli ve sözleşme dışı işler talebinin ise alt yüklenici ... A.Ş. yönünden kabul edildiği kararın bu davalılar tarafında istinaf edilmediği, .... Esas sayılı dosyasında ise ... Mahkemesinin dosyası dayanak gösterilerek dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalılarca istinaf edilmeksizin kesinleştiği, yapılan incelemede davanın kesinleşme tarihinden itibaren Kanunda düzenlenen 3 aylık süre geçmeden açıldığı kabul edilerek, davanın hak düşürücü süreye uğramadığı görülmüş ve diğer şartların incelemesine geçilmiştir. Yine, dava tarihi itibariyle, davalının dava konusu taşınmazlarda kayıtlı bağımsız bölümü bulunduğundan dolayı, davacının davalıya bu davada husumet yöneltebileceği düşünülmüştür.
Yukarıda da bahsedildiği üzere, TMK'nın 893/3. maddesinde “Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlar”ın kanuni ipotek haklarının olduğu ve bunun tescilini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Davamızda ise, davalı arsa sahibi, davacı şirket ise davalı asıl yüklenici şirketin alt yüklenici şirketi olan ... A.Ş. ile sözleşme ilişkisi bulunan yüklenici şirkettir. Görüldüğü üzere, davacı şirketin hem davalı arsa sahibi ile hem de davalı asıl yüklenici şirket ile sözleşme ilişkisi bulunmamakta, asıl yüklenici şirketin alt yüklenici şirketi olan dava dışı ... A.Ş. ile sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Yine, davalı arsa sahibi ile davalı asıl yüklenici şirket arasında imzalanan sözleşmeyle, davalı arsa sahibi ile davalı asıl yüklenici şirketin davacı şirkete karşı borç altına girmedikleri, davacı şirket ile sözleşme ilişkisi bulunan dava dışı ... A.Ş.'nin edimleri ile borçlarını üstlenmedikleri anlaşılmıştır. Açıklanan bu durum karşısında, davacı şirketin, TMK'nın 893/3 maddesinde ifade edilen "Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlar" tanımına uymadığı, Kanunda bahsi geçen malikin arsa sahibi, yüklenicinin ise asıl yüklenici olarak yorumlanması gerektiği, davacı şirketin ise davalı taşınmaz maliki ile davalı asıl yüklenici şirketle sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, bu haliyle de davalıdan alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlar tanımı ve kavramına uymadığı anlaşılmış, ayrıca davalının dayanılan dava dosyalarında taraf olmadığı gibi davaların kendisine ihbarda edilmediği ve arsa malikine kendini savunma hakkı da verilmediği, diğer davacı ... ...'in ise davacı şirketten temlik alan olduğu, bu nedenlerle davacıların davalıya karşı anılan bu davayı açamayacağı düşünülmüştür. Yukarıda açılanan nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurmak sonuç ve kanaatine varılmıştır.
1.Davanın REDDİNE,
2.Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL harçtan çıkartılarak geriye kalan 1.280,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan 225,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekili Av. .... , Davalı Vekili Av. .... 'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2024 Katip .... E-İmza Hakim .... E-İmza Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.