Esas No
E. 2022/4877
Karar No
K. 2024/1236
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/4877 E.  ,  2024/1236 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/673 Esas, 2022/663 Karar
DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/522 E., 2020/228 K.

Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete karşı Antalya 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/291 E. sayılı dosyası ile 30.12.2004 tarihinde elektrik telinin koparak üzerine düşmesi sonucu vefat eden ... ...'ın yakınları tarafından müvekkili aleyhine açılan, davalının da ihbar olunan olarak yer aldığı tazminat davasında, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekilinin %60 dava dışı ... ...'nın %40 kusurlu olduğu şeklinde rapor tanzim edildiğini, müteselsil sorumluluk gereği müvekkilinin tazminatın tamamından sorumlu tutulduğunu, kararın derecattan geçerek kesinleşmesi üzerine Antalya 16. İcra Müdürlüğünün 2012/25976 ve 2014/291 sayılı dosyalarında müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin (İHDS) 7.4 ve 7.6 maddeleri gereği ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 246.200,72 TL tazminat tutarı ile 13.227,74 TL yargılama giderinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi uyarınca zaman aşımı geçtikten sonra açıldığını, işletme hakkı devir sözleşmesini müteakip devre esas bilanço yapıldığını, geçmişe yönelik borç ve alacaklar kesinleştirildiğinden müvekkilinden bir talepte bulunulamayacağını, işletme devir hakkı sözleşmesini müteakip Özelleştirme İdaresi talimatları doğrultusunda, taraflarca takip edilen davalara ilişkin hazırlanan listede işbu davanın dosyasının yer almadığını, davacının da herhangi bir ihtiraz-i kaydının olmadığını, dava konusu alacak tutarının devre esas bilanço kayıtlarında davacı şirket lehine alacak olarak yer almadığını, bölgede faaliyet gösteren ayrı bir tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak il müdürlüklerine dönüştürüldüğünü, tüm hak ve borçları ile Akdeniz EDAŞ'a bağlandığından 01.03.2005 tarihinden belirtilen dağıtım bölgesinde ...'ın yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve İHDS'nin sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, İHDS'nin 7.1, 2 ve 3 üncü maddeleri uyarınca tazminat davası ve icra takibi konusunda müvekkiline bildirimde bulunulmaması sebebi ile faiz ve icra giderlerinin kendilerinden tahsilini talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresinin, 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125 ... maddesine) göre 10 yıllık süreye tabi olduğu, davanın yasal sürede açıldığı, dava dışı işçi müteveffa ... ...'ın yakınları tarafından açılan tazminat davasında, kesinleşen mahkeme kararı gereği davacı tarafından Antalya İcra Müdürlüğünün 2012/25976 ve 2014/291 sayılı dosyalarında, farklı tarihlerde olmak üzere toplam 259.428,46 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme hükümleri gereği, davacının ödemiş olduğu ve belgelendirdiği bedeli davalıdan talep hakkı olduğu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.03.2016 tarihli ve 2015/13510 E., 2016/3219 K.), rücuen tazminat talebinin başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilmenin, ödeme tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı tarafından dava dışı kuruma ödenen bedelin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, alacağın zaman aşımınına uğradığını, eldeki davanın dayanağı olan Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/291 E. sayılı dosyasında dava dışı ... ...'nın ihbar olunan olarak yer aldığını, davacı bahsekonu dosyada hükmedilen bedelin tamamını müvekkilinden talep edemeyeceğini, zira kararda "davacı şirketin dava dışı ... ... ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu ve ileride ... ...'ya rücu edilmek üzere karar verildiği"nin belirtildiğini, bu sebeple eldeki davanın ... ...'ya ihbarı talep edilmiş olmasına rağmen bu taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin en fazla davacıya yüklenen kusur oranında sorumlu olabileceğini, davacının diğer ihbar olunan ... ...'ya rücu etmeksizin müvekkilinden ödediği meblağın tamamını istediğini, rücuya dayanak mahkeme kararında müşterek kusur bulunduğunu, gerekçeli kararda dilekçelerinde yer ... bilanço düzenlemelerine ilişkin açıklamaların dikkate alınmadığını, Özelleştirme İdare Başkanlığı'nın 04.04.2012 tarihli yazısında; devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden geçmiş yıllara ilişkin olarak ...'... herhangi bir talepte bulunamayacağının açıkça belirtildiğini, İHDS, hisse devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve bilanço düzenlemeleri birlikte değerlendirilmeksizin salt İHDS'ye istinaden karar verilmesinin doğru olmadığını, ihale şartnamesinin 22 nci ve hisse satış sözleşmesinin 9 uncu maddelerinin dikkate alınmadığını, bölgede faaliyet gösteren ayrı bir tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak il müdürlüklerine dönüştürülüp tüm hak ve borçları ile Akdeniz EDAŞ'a bağlandığından 01.03.2005 tarihinden belirtilen dağıtım bölgesinde ...'ın yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla İHDS'nin 7.2 maddesi uyarınca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının faiz ve icra takip dosyası giderlerini isteyemeyeceğini, müvekkili kurumun yalnız dayanak mahkeme ilamındaki hükmedilen bedelden sorumlu olduğunu, icra takibine ilişkin giderlerden, vekâlet ücretinden ve karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını, davacının müteselsilen sorumlu tutulduğu diğer davalılara karşı dava açıp para tahsil ... etmediğinin araştırılması gerektiğini, bakiye karar harçlarının faiz başlangıçlarının hatalı olduğunu, müvekkili kurum leh ve aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı tarafından Antalya 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.2014 tarihli kararına istinaden icra dosyasına 30.11.2015 tarihinde 233.613,81 TL, 30.11.2015 tarihinde 3.843,33 ve 30.11.2015 tarihinde 8.743,58 TL olmak üzere 246.200,72 TL ödendiği; ayrıca yine 22.07.2015 tarihinde 6.563,59 TL bakiye karar harcı, 08.12.2014 tarihinde 1.728,90 TL temyiz karar harcı, 04.12.2014 tarihinde 120,00 TL temyiz gider avansı ve 10.05.2016 tarihinde 4.815,15 TL onama harcı ödendiği, taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24.07.2006 tarihli İHDS'nin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğunun düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin İHDS'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davacısı tarafından ödeme yapılan kişini, bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereği davacının icra takibi nedeniyle ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkının bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı, alacak, taraflar arasında imzalanan İHDS'ye dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın bu süre içerisinde açıldığı, öte yandan, hisse satış sözleşmesi'nin 9.4 maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22 maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümlerinin yer aldığı, bu hükümler gözetildiğinde hisse satış sözleşmesi karşısında İHDS'nin öncelikle uygulanacağı, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edilebileceği, bakiye 4.815,15 TL onama harcının ödendiği tarih 19.03.2019 tarihi olduğu halde faiz başlangıcının 10.05.2016 tarihi alınmasının hatalı olduğu iddia edilmiş ise de, davacı tarafça, bakiye harcın dosyaya sunulan ... Bankası ödeme dekontuna göre 10.05.2016 tarihinde yatırıldığının dosya kapsamıyla ... olduğu, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazları yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasında akdedilen işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından önce elektrik dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde elektrik tellerinin kopması sonucu meydana gelen vefat sebebi ile kesinleşen mahkeme ilamına dayalı ödeme emri nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 125 ... maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.