Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1998 E. , 2023/2479 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2018 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2017/Aralık döneminden devreden katma değer vergisi de dikkate alınmak suretiyle beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi sonucu 2018/Şubat dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 2018/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile ilgili dönemler için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından, 2018/Şubat dönemi için önceki dönemden devreden katma değer vergisinin değişmesi suretiyle tarh edilen katma değer vergisinde ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re'sen tarh edilen katma değer vergisi yönünden, davacı tarafından, defter ve belgelerinin zayi olduğuna ilişkin bir Mahkeme kararının dosyaya sunulamadığı, yasal defter ve belgelerin başkaca herhangi bir mücbir sebep hali de bulunmaksızın incelemeye ibraz edilmediği görüldüğünden davacı şirket yönünden kanunda katma değer vergisi indirimi için aranan şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davacının ilgili dönem beyanlarındaki katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle ortaya çıkan katma değer vergisinin davacı şirket adına re'sen tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu vergi asılları üzerinden üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden yapılan değerlendirmede ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinde;
341.maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceğinin belirtilmesi karşısında vergi ziyaı cezasının bir kata isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen kısmının değerlendirilmesinden ise, olayda tekerrür hükümlerinin uygulanmasına neden olarak 2017/Ekim-Aralık dönemi için kesilen ve 09/10/2018 tarihinde uzlaşılarak kesinleşen vergi ziyaı cezasının gösterilmesi nedeniyle, 01/01/2019 tarihinden itibaren gerçekleşen fiiller için tekerrürün uygulanmasının söz konusu olabileceğinden vergi ziyaı cezasının kesinleşme yılı ile aynı yılda işlenen fiil için tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmı ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf iddiaları ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına davalı tarafından yöneltilen istinaf iddiaları, usul ve hukuka uygun olan kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden istinaf başvurularının bu kısımlar yönünden reddine, dava konusu defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re'sen tarh edilen katma değer vergileri üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmının terkinine ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince; olayda, davacı şirketin 2018 yılı yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyerek Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan eylemi işlediği görüldüğünden, Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinin açık hükmü karşısında, vergi ziyaına Vergi Usul Kanunun 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verdiği anlaşılan davacı şirket adına üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık, Vergi Mahkemesi kararının davanın vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmının kabulüne yönelik hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Somut tespitlere dayalı olarak yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.