9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve bağlı okulların kadrosunda bulunan personellerin 01/01/2022 - 31/12/2024 tarihleri arasına ait maaş, ek ders vb. diğer ödemelerinin yapılması ve banka promosyonu dağıtılması ile ilgili olarak ihaleye çıkıldığını, ihale sonucunda her personel için 5.710,00 TL üzerinden bir defada peşin ödenmek üzere 01/10/2021 tarihinde müvekkilinin Sendikanın da taraf olduğu 01/10/2021 tarihli maaş ödeme protokolü imzalandığını, 2022 Ocak ayı itibariyle Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme gereği 2022 yılı ilk 6 ay için %5, ikinci 6 ay için % 7, ilave olarak enflasyon farkı oranında maaş zammı verilmesinin kesinleştiğini, ancak 2021 yılı sonu itibariyle enflasyon oranının % 36,08 olarak çıkması nedeniyle memur/işçi maaş oranlarına 2022 Ocak ayı itibariyle ( zam + enflasyon oranında) uygulanacak artış oranı %30,95 olarak belirlendiğini, davalı bankaya bağlı şubelerince; ... ili ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü personeline 21/12/2021 tarihli maaş anlaşması ihalesi neticesinde kişi başına bir defada peşin olmak üzere 8.600,00 TL ödenmek üzere ... Bankası ... Şubesi tarafından teklif verildiğini, ... ili ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü personeline 07/01/2022 tarihli maaş anlaşması ihalesi neticesinde kişi başına bir defada peşin olmak üzere 8.950,00 TL ödenmek üzere ... Bankası ... Şubesi tarafından teklif verilmiş olduğunun tespit edildiğini, Türkiye genelinde faaliyet gösteren davalı bankaya bağlı diğer şubelerce de diğer kurumlara yüksek miktarda teklif verildiğinin tespit edildiğini, İhale/protokol tarihinde memur maaş artış oranı 2022 yılı ilk 6 ayı için %5 olarak belirlenmiş iken, açıklanan enflasyon rakamları sonrası memur maaş artış oranının 2022 yılı ilk 6 ayı için ortalama %30,95 civarında olacağından dolayı aylık nakit akışında ciddi oranda yükselme olacağı tespit edildiğini, enflasyon farkının memur maaş zammı olarak verilmesi nedeniyle davalı banka gelirinde sözleşme yapılırken ön görülemeyecek şekilde artış olduğunu, ancak üyelerinin aldığı promosyon miktarının enflasyon altında ezildiğini, davalı bankaya bağlı diğer şubelerce yapılan maaş anlaşması ihaleleri de göz önüne alınarak promosyon miktarının enflasyon farkı ve ayrıca sonradan verilen yüzde 2.5 luk refah payı doğrultusunda arttırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyeti olmadığı için davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının eksik harç yatırarak davayı açtığını bu yüzden de davanın usulden reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise eksik harcın kesin süre verilerek tamamlatılmasının gerektiğini, davacının iş bu davayı açmada hukuki bir yararının bulunmadığını, davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı tarafından sunulan delillerden başka delil sunulmasına muvafakatlarının olmadığını, akdedilen promosyon kapsamında promosyon ödemelerinin eksiksiz ve zamanında yapıldığından davacının alacak hakkının bulunmadığını, ahde vefa ilkesi gereğince sözleşmeye uyulmasının gerektiğini, sözleşmenin uyarlanması için gerekli şartların gerçekleşmediğini, müvekkil bankadan haksız kazanç elde etmek amacıyla asılsız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından talep edilen faizi fahiş olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, sözleşmenin uyarlanması talebine ilişkindir.
Uyarlama davası 6098 Sayılı TBK.nın yasalaştırılması sırasında da benimsenerek, 6098 Sayılı Yasanın 138. maddesinde “Aşırı İfa Güçlüğü” madde başlığı altında düzenlenmiş, “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır” hükmüne yer verilmiştir.
Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını taşıyıp taşımadığı biçiminde nitelendirilen husumetin, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Ancak davanın her aşamasında ileri sürülmesi olanaklı veya mahkemece öğrenildiğinde kendiliğinden göz önünde tutulması gerekli hukuki bir durumdur Bir davada davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine aittir. Bir sözleşmeden dolayı, kural olarak yalnız sözleşmenin tarafları dava açabilir; üçüncü kişilerin taraf (davacı) sıfatı yoktur.
Davaya konu, Maaş Ödemeleri Protokolü’nün, davalı banka ve dava dışı ... ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalandığı, 15/01/2022-31/12/2024 tarihleri arasına ait maaş, ek ders vb. diğer ödemelerin yapılması ve banka promosyonu dağıtılmasına ilişkin hususların düzenlendiği, karşılığında protokolün 10.1. maddesinde banka tarafından, her bir personel için, 5.710-TL. promosyon ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ödeme işi tamamlandıktan sonra davalı banka tarafından, kuruluşa veya personeline başkaca ödeme yapılmayacağı, ilave taleplerin dikkate alınmayacağı ve protokolün 10.4. maddesinde de, İşbu protokolün süresi boyunca davalı bankadan, başkaca hiçbir ad altında nakdi veya ayni herhangi bir ad altında iş geliştirme ve müşteri aidiyetinin sağlanması hususunda harcama talebinde bulunulmayacağının, kuruluş tarafından kabul, beyan ve taahhüt ettiği anlaşılmıştır.
Protokolde kararlaştırılan promosyon ödeme borcunun ani edim olarak kararlaştırıldığı ve taahhüt edilen tutarın kurum hesabına ödendiği, borçlar hukukunda esas olanın ahde vefa ilkesi olduğu buna göre sözleşmeye yapıldığı şekliyle uymak gerektiği, kural borçlunun borcunu her halde yerine getirmesi gerektiği, ahde vefa ilkesine sıkı sıkıya bağlılığın adaletsiz sonuçlara yol açmasının getirdiği sıkıntı, hakkaniyet, sözleşme adaletinden kaynaklanan sebeplerle yumuşatılmış olup değişen şartlar karşısında düzenleyici genel bir kanun hükmü olmadığı, sözleşmede buna ilişkin hüküm varsa ona göre uyarlama yapılacağı yoksa değişen şartların sözleşmeye etkisi bakımından kanunda bir düzenleme bulunmaması nedeniyle (hata, imkansızlık, gabin, istisna sözleşmesi) çerçevesinde M.K.nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralının çözüm sırasında uygulanması gerektiği, dürüstlük kuralına göre herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranmak zorunda olduğu, değişen şartların sözleşmeye etkisi konusunda genel kriterlerin; şartların sonradan öngörülemez biçimde değişmesi, edimler arası dengenin bozulması, tarafların kusurunun bulunmaması, edimin ifa edilmemiş olması ve sözleşme ve kanunda buna ilişkin hüküm bulunmaması olduğu, anılan kriterler oluşmuşsa şartların sözleşmeyi etkileyebilecek derecede değişmiş olduğu, bu durumda sözleşmenin ya yeni şartlara uyarlanması ya da sona erdirilmesinin söz konusu olduğu, somut olayda sözleşmenin kurulduğu ve içeriği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşmede uyarlamaya ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve değişen şartların sözleşmeye etkisi konusunda uyarlamayı gerektirecek kriterlerin de gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, değişen şartların sözleşmeye etkisi konusunda uyarlamayı gerektirecek kriterlerin gerçekleşmediği anlaşılmış ise de, öncelikle, davacının, davaya konu protokolün tarafı olmadığı, davalı ile protokolü imzalayan kurumun dava dışı ... ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olduğu ve davacının dava açmakta husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 427,60-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL. harç + 154-TL. tamamlama harcının toplamı olan 234,70-TL.'nın harçtan mahsubu ile bakiye 192,90-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.