Esas No
E. 2022/5042
Karar No
K. 2024/1342
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2022/5042 E.  ,  2024/1342 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1077 Esas, 2022/479 Karar
DAVALILAR: 1. ... Genel Müdürlüğü vekili Avukat ...

2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Yeniden hüküm kurulmakla davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/445 E., 2020/2 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalılar vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1990’dan beri faaliyette olduğunu, Lojistik sektöründe 4.0 standartlarının öncüsü olarak ... bir lojistik devrimi gerçekleştirdiğini, dava konusu LOJİSTİK 4.0" markanın yayınına itiraz ettiklerini, itirazın reddedildiğini. markaların aynı olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olarak sicile kayıtlı olduğunu, lojistik 4.0 markasının müvekkili tarafından yaratıldığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; lojistik 4.0 kavramının sanayi sektöründeki 4.0 kavramının karşılığı olduğunu, ayırt ediciliği düşük bir ibare olarak marka olarak tescil edilemeyeceğini, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddialarının dayanağı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil+OMSAN LOJİSTİK 4.0" ibareli başvuru markasıyla davacının "ekol LOGİSTİCS 4.0, LOJİSTİK DÖRT SIFIR" ibareli tescilli markaları arasında sescil ve görsel olarak ortalama (...) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında iltibas-benzerlik oluştuğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ile iltibas koşullarının oluştuğu, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne iştirak edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu YİDK kararının markanın içinde bulunduğu 39. sınıftaki tüm hizmetler yönünden iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece aksi yöndeki bilirkişi raporuna rağmen karar verildiğini, oysa bilirkişi kurulu raporunda da belirlendiği üzere 4.0 teriminin sanayi 4.0 kavramından doğduğunu, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, 4.0 teriminin kullanımının tekele verilemeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde; markalar arasındaki ortak unsurun lojistik hizmetlerinde 4. nesil sanayi devrimi imkanlarının kullanılmasını ifade eden ayırt ediciliği düşük ibare olduğunu, markalar arasında iltibas bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğundan, başvuru konusunun "OMSAN Lojistik 4.0" ibareli olduğu, lojistik ibaresinin, geri hizmet; kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, hizmetin ve bilgi akışının çıkış noktasından varış noktasına kadar taşınmasının etkili ve verimli biçimde planlanması ve uygulanması anlamına geldiği, "4.0" ibaresinin ise geleneksel sanayiyi bilgisayarlaştırma yönünde teşvik etme ve yüksek teknolojiyle donatılmasını ifade eden, ... olarak bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getirmeyi hedefleyen ve terim olarak "4." sanayi devrimi anlamına gelen "endüstri 4.0" ibaresine direk olarak atıf yapacak şekilde algılandığı, dosya kapsamında belirlenen bu duruma göre yargılama konusu ürün ve hizmetlerle ilgili faaliyette bulunan firmaların aynı 4.0 teknolojisini ve bu arada bilişim teknolojilerini kullanarak 39. sınıf hizmetleri gerçekleştirmesinin mümkün olduğu, 39. sınıftaki ürün ve hizmetler için vasıf bildirici ve jenerik nitelikte olduğu, bu nedenle ticaret hayatında herkes tarafından kullanılabileceği, işaretin kullanımla ayırt edicilik kazandığına ilişkin bir kanıtın da bulunmadığı, dava konusu başvuruda bulunan "OMSAN" ibaresi ile de yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 15.02.2022 tarihli 2020/6769 E., 2022/1121 K. kararının da bu yönde bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası şartlarının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki kararın doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu ibarenin, müvekkil şirket adına tescilli markalar ile bire bir aynı olduğunu, her iki hizmetin de tüketicisi aynı kitleden ibaret olduğundan hal böyle olunca markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu ve 6769 sayılı Kanuna aykırı olduğunu, dava konusu ibare ile müvekkil şirkete ait markalar görsel, işitsel, kavramsal ve bütünsel olarak benzer olduğunu, markaların yazılış, okunuş, ve vurgu bakımından birbirinden ayırt edilmeyecek derecede olduğunu, Lojistik 4.0 markası ilk kez müvekkil şirket tarafından yaratılarak kullanıldığını ve tüketiciye tanıtıldığını, tescil olduğu sınıfların da aynı olduğu düşünüldüğünde, birebir çakışan bu hizmetler nedeni ile aynı tüketici kitlesi nezdinde iltibas yaratacağı aşikar olup, markalar arasında karışıklık meydana getireceğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.