4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İstanbul Kapatılan 48. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/224 Esas sayılı dosyasının Mahkemelerin birleşmesi sonucu Mahkememiz esasına kaydının yapıldığı ve Mahkememize kaydı yapılan dosyanın Mahkememizde görülmekte olan Alacak, Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili 19.09.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dedesi müteveffa ...'nin Mal Müdürlüğü yaptığını, bu görevi ifa ederken maaşından kesintiler yapılarak ... Bankası hisse senedi satıldığını, müvekkilinin ve dahili davacıların ...'nin mirasçıları olduğunu, müteveffanın ölümü ile mirasçı olarak geriye müvekkili ile dahili davacıların kaldığını, ... Bankasının 1927 yılında davalı ... Bankası'na devredildiğini, bu nedenle işbu davanın ... Bankasına yöneltildiğini, müvekkillerinin 17.05.2012 keşide tarihli iadeli taahhütlü ihtarname ile miras yoluyla müvekkiline intikal eden müteveffa namına ...Bankasına ait hisse senedi pay defterine kayıtlı olup olmadığını, kayıtlı ise kök hissesinin kaç adet olduğunu ve ne kadar ödeme yapıldığını, bedelli-bedelsiz sermaye arttırımları sonucunda bugün kaç adet ve değerin kaç TL'si olduğunun bildirilmesi için ve geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinin hesap edilerek taraflarına ödenmesi için ... Bankasına başvurduklarını, bu konularda 15 gün içerisinde yazılı yanıt verilmesinin istendiğini, davalı bankasının işbu ihtarnameye 02.07.2012 tarihli cevabi yazısında pay defterleri kayıtlarında inceleme yapılabilmesi için müvekkillerinin adı geçen mirasçılık belgesinin ibrazının istendiğini, bu belgelerin ibrazından sonra pay defterlerinde inceleme yapılabileceğinin söylendiğini, 17.05.2012 tarihli ihtarnamelerinde mirasçılık belgesi olmasına rağmen davalı bankanın olumsuz cevap vermesi üzerinde müvekkilinin işbu davayı açmak zorunda kaldığını, benzer konularda farklı Ticaret Mahkemelerinde davalar açıldığını, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle dahili davacıların davaya dahil edilmelerini, müteveffa ...'nin ...'nın hissedarı olup olmadığının ... Bilirkişi ile tespitini, hissedarı ise kaç adet kök hissesinin bulunduğuna, kök hissesinin bedelli-bedelsiz sermaye arttırımları sonucunda bugün kaç adet yaptığını, hisse senetlerinin değerinin kaç TL olduğunun tespitini, hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinini tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL kâr payının yasal faiz oranından düşük olmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 19.11.2012 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların miras bırakanı olduğu ileri sürülen ...'nin çok uzun süre önce vefat ettiğini, bu nedenle bir an için davacıların murisi ile müvekkil banka kayıtlarında pay sahibi olarak ismi kayıtlı gözüken kişilerin aynı kişiler olduğu, davacılarında gerçek hak sahipleri oldukları kabul edilse bile açılan davanın zamanaşıma uğradığını, henüz müvekkil banka kayıtlarında ismi geçen kişi ile davacıların murisinin aynı kişiler olduğunun dahi davacılar tarafından ispat edilmediği bir aşamada davalı bankaya yapılan müracaat ve ikame edilen işbu davada bankanın söz konusu müracaat üzerine verdiği yanıtın yadırganamayacağını, davacıların murisi ile müvekkil banka kayıtlarında ismi geçen kişilerin aynı olduğu hususu davacılar tarafından öncelikle ispatlanması gereken bir husus olduğunu, ... Bankasının 1927 yılında 4 milyon TL olan ve ancak %50'si ödenmiş olan sermayesi ile müvekkil bankaca devir alındığını, böylece 1927 yılında 2 Milyon TL olan sermaye devri sonucunda 4 Milyon TL'ye yükseldiğini, 1929 yılında bankanın sermayesinin arttırılmasının tamamen bedelli olarak yapıldığını, ismi geçen müteveffanın sahibi bulunduğu 10 TL nominal değerdeki iki adet ...Bankası hisse senedinin süresi içinde bedelli sermaye arttırımı için ibraz edilmediğinden bedelli hakkını zayi etmiş bulunduğunu, 5 Milyon TL sermayesini temsil eden hisse senetlerinin sermaye artırımları nedeni ile hak edişleri arasında bir fark bulunmadığını, dava konusu ...Bankası hisse senetleri sahiplerine 1982 yılında bedelli sermaye artırımına iştirak edilmemiş olması sebebi ile (B) grubu hisse senedi verilmesi mümkün olmadığını, bu tarihten sonra yapılan bedelli sermaye artırımlarına da süresi içerisinde başvurulmamış olunması nedeniyle geçmişe dönük olarak bedelli hakkının kullanabilmesi ve karşılığında hisse senedi verilebilmesinin mümkün olmadığını, hisse senedi fiyatının bankanın bilanço büyüklüğü veya özvarlıklar üzerinden hesap edilmesi şeklinde bir yöntem bulunamadığı gibi böyle bir hesaplama he şeyden önce sermaye piyasası mevzuatına uygun olmadığına, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usule ve itirazları göz önünde bulundurularak işin esasına girilmeksizin reddine karar verilmesini, davanın kabulü halinde ise 1.238,68 TL'sini aşan kısmının reddine karar verilmesini, müvekkil bankanın davaya sebebiyet vermediği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar tarafına yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... namına ... numaralı 10 ... Liralık 1 adet ...Bankası hisse senedi fotokopisi, ...
9.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Mirasçılık Belgesi, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas ... Karar ve 17.04.2012 tarihli Mirasçılık Belgesi, ...
2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...Esas ...Karar ve 26.02.2012 keşide tarihli Mirasçılık Belgesi, 17.05.2012 keşide tarihli İhtarname, 29.06.1927 tarihli ...Adliliğinden İki Banka yetkililerince imzalanan Devir Sözleşmesi, ...
1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ...
6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ...
10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. TEFRİK:
Mahkememiz dosyasında 14/03/2022 tarihli Yenileme Tensip Kararı gereğince davacı ...'ın bu dosyadan tefrik edilerek Mahkememiz 2022/407 Esas sayılı sırasına kaydına karar verildiği görüldü.
GEREKÇE
Dava, ... nezdinde kök murise ait kaç adet kök hissesinin bulunduğunun, kök hissesinin bedelli-bedelsiz sermaye arttırımları sonucunda bugün kaç adet yaptığının, hisse senetlerinin değerinin kaç TL olduğunun tespiti, hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinini tespiti ile hisse senetlerinin davalı bankadan alınarak davacı mirasçılara verilmesi istemine ilişkindir. Kök muris ...'nin mirasçılarının tespiti amacı ile veraset ilamı alınmasına yönelik davacı vekiline süre verilmiş olup ilgili mirasçılık belgeleri dosyamız arasına alınmıştır.
Davaya konu (hisse) payların 6362 sayılı SPK'nın 13. maddesi gereğince kaydileştirilip kaydileştirilmediği, Anayasa Mahkemesi'nin iptali kararı nazarında bu payların yatırımcı tazmin merkezine intikal edip etmedikleri, hisselerin akıbeti ile 6362 sayılı Kanunun geçici 10. maddesi ve bu kapsamda çıkarılan Yönetmeli'ğin 5. maddesinin ...Bankası/... Bankası hisseleri yönünden uygulama imkanı olup olmadığı hususlarında inceleme yapılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; davacının kök murisi olduğu beyan edilen ...'ye ait ... İtibari Bankası nezdindeki hisse senedinin bugünkü değerinin tespiti ile hisselerin davacıya intikali isteminin yerinde olup olmadığı, davaya konu (hisse) payların 6362 sayılı SPK'nın 13. maddesi gereğince kaydileştirilip kaydileştirilmediği, Anayasa Mahkemesi'nin iptali kararı nazarında bu payların yatırımcı tazmin merkezine intikal edip etmedikleri, hisselerin akıbeti ile 6362 sayılı Kanunun geçici 10. maddesi ve bu kapsamda çıkarılan Yönetmeli'ğin 5. maddesinin ... Bankası hisseleri yönünden uygulama imkanı olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda somut olaya tatbiki gereken 6362 sayılı SPK'nın 13/4 maddesinde SPK tarafından kaydileştirilmesine karar verilen Sermaye Piyasası araçlarının kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmemesi halinde Yatırımcı Tazmin Merkezine intikal edeceği ve bunların üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ermiş sayılacağının düzenlendiği görülmüştür. Öte yandan Anayasa Mahkemesi'nin SPK 'nın 13/4 maddesindeki hükümleri iptal etmesi sonrasında 6704 Sayılı Kanun ile SPK'da değişikliğe gidilerek geçici 10. madde eklenmiştir. Bu madde hükmüne kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenecektir. Yapılacak ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek kağıtlar damga vergisinden istisna tutulacaktır. Bu ödemeler için hak sahiplerince yapılacak başvurulara ve bu başvurular üzerine hak sahiplerine Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları SPK tarafından yapılacak bir düzenleme ile belirlenecektir. Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti Yatırımcı Tazmin Merkezi'ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle hak sahiplerine Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenleyen 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13. maddesinin dördüncü fıkrasının kısmen iptali üzerine yatırımcı tazmin merkezi tarafından yatırımcılara yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik hükümleri uyarınca, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal eden sermaye piyasası araçlarından satışı yapılmamış olanlar Yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde, satışı yapılmış olanlar ise 9. maddedeki esaslar çerçevesinde, 10. maddede belirtilen nemaları ile birlikte ödenecektir. Söz konusu ödemeler, Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne başvuran hak sahiplerine, Yönetmelik'te Ek-1 olarak yer alan taahhütname ve ibraname alınmak suretiyle yapılacaktır.
Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti ...'ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle hak sahiplerine ... tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenleyen "6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13. Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" 07/09/2016 tarihinde 29824 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılı yönetmelik uyarınca, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti ...'ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından satışı yapılmamış olanlar Yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde, satışı yapılmış olanlar ise 9. maddedeki esaslar çerçevesinde, 10. maddede belirtilen nemaları ile birlikte ödenecektir. Söz konusu ödemeler, ...'ye başvuran hak sahiplerine, Yönetmelik'te Ek-1 olarak yer alan taahhütname ve ibraname alınmak suretiyle yapılacaktır.
Hak sahipliğinin tespiti için öncelikle yatırımcılar sahibi oldukları fiziki hisse senetlerini bir tutanak ile ihraççı şirkete teslim edecektir. ...'ye hiçbir şekilde fiziki hisse senedi teslimi söz konusu olmayacaktır. Hak sahiplerince veya Noter onaylı vekalet ibraz eden vekilleri tarafından, Yönetmeliğinin yürürlülük tarihinden itibaren 10 yıl içinde iadeli taahhütlü posta yolu ile veya özel şirketler aracılığıyla imza karşılığı teslim suretiyle, Yönetmeliğin 5.maddesinde belirtilen belgeler ile birlikte ...'nin merkez adresine başvurulması gerekmektedir. Sermaye piyasası araçlarının teslimi, imhası ve hak sahipliğinin tespitine ilişkin hususlar Yönetmeliğin 6 ve 7. maddelerinde, ödemelere ilişkin usul ve esaslar ise Yönetmeliğin 8, 9 ve 10.maddelerinde düzenlenmiştir.
Anılı kanuni düzenlemeler ve akıbetinin beklenilmesine karar verilen ...
1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı kararının bozulduğu Yargıtay 11.Hukuk dairesinin 26.12.2023 Tarih, 2022/7608 Esas ve 2023/7706 Karar sayılı kararında da bahsedildiği üzere; "Dava, davacılar murisi Kara Mehmet Ağa'nın, davalı bankanın hissedarı olup olmadığı, hissedarı ise kaç adet kök hissesinin bulunduğu, kök hissenin sermaye arttırımları sonucunda bugün kaç adet yaptığı ve değeri ile hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kâr payı getirdiğinin tesbiti ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 20.000,00 TL kâr payının en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6362 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının ...'ye intikal edeceği, bunların üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ermiş sayılacağı, bunların ...’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılacağının düzenlendiği, ancak, Anayasa Mahkemesi'nin 12.11.2015 tarih ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.10.2015 tarih ve 2015/29 E., 2015/95 K. sayılı kararıyla bu düzenlemenin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine, ortaya çıkan hukuki boşluğun, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren “6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile doldurulduğu, anılan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; "Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti ...’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar 8 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde aynen, satışı yapılmış olanlar ise 9 uncu maddedeki esaslar çerçevesinde belirlenen satış tutarları dikkate alınarak, 10 uncu maddede belirtilen nemaları ile birlikte, ...’ye başvuran hak sahiplerine EK-1’de yer alan taahhütname ve ibraname alınmak kaydıyla ödenir. Ödeme için 5 inci maddede yer alan belgelerle birlikte ...’ye başvurulması gerekmektedir." denildiği, bu Yönetmelik ile ...'ne intikal eden hakların hangi usulle talep edileceğinin belirlendiği, davaya konu hisselerin kaydileştirilmeleri için fiziken teslim edilmemiş olmaları ve yedi yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle ...'ye intikal etmelerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmünün, iptal kararından önce hisselere sahip olan ...'ye sağladığı haklar varlığını sürdürmekte olup iptal kararıyla birlikte payların davalı ... Bankasına dönmüş olmadığı, davacı tarafın dava konusu ettiği hisselerin belirtilen süre içerisinde kaydileştirilmeleri için fiziken teslim edilmemiş olmaları nedeniyle ...'ye devredildiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, bu durumda ...'ye devredilen hisse senetlerinin davalı tarafça davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı, ancak ...'den duruma göre aynen iade veya bedel talep edilebileceği, davacı tarafın dava konusuyla ilgili olarak davalıdan talep edebileceği bir hakkı bulunmadığından davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle Mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği," belirtilmiştir.
SPK tarafından verilen 14.12.2022 tarihli cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere kök murise ait hisse senetlerinin kaydileştirilerek Yatırımcı Tazmin Merkezine aktarıldığı, dolayısıyla davacının hisse senetlerinin değerinin tespiti ve iadesi talepleri bakımından öncelikle yukarıda düzenlenen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre hareket etmesi ve Yatırımcı Tazmin Merkezine başvurması gerekirken işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla;
HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 406,45 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3.Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... Bankası Anonim Şirketi vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı tarafa verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan 82,70 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı tarafa verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı banka vekilinin yüzüne karşı, verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)