Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/811
Karar No
K. 2024/1534
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/811

KARAR NO: 2024/1534

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/12/2020

NUMARASI: 2018/1191 Esas - 2020/698 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, vekil edeninin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde meydana gelen 13/05/2018 günlü trafik kazasında müvekkilinin ağır bir biçimde yaralanarak sakat kaldığını, kazanın oluşumunda dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu bulunduğunun, eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 08/07/2018 tarihinde tüm belgeler ibraz edilerek yazılı biçimde başvuruda bulunulduğu halde sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 3.500,00-TL'si kalıcı iş göremezlik, 100,00-TL'si de geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olmak üzere toplam 3.600,00-TL maddi tazminatın başvuru tarihi olan 08/07/2018 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş; 16/03/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de geçici iş göremezlik zararına ilişkin istek miktarını 3.419,34-TL'ye, kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin istek miktarını da 118.080,43-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacının %20 oranında sakat kaldığı, yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin de 2 ay bulunduğu yeterli ve geçerli bilirkişi raporuyla belirlendiği gerekçesiyle hükme esas alındığı anlaşılan 03/02/2020 günlü aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda; -Davanın KABULÜ ile,-3.419,34 TL geçici, 118,080,49 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 121.499,83 TL tazminatın sigorta temerrüt tarihi olan 31/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; hükme esas alınan sağlık raporunun mevzuata uygun olmadığı, hatalı bulunduğu yönündeki itirazları dikkate alınmaksızın karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca vekil edeni sigorta şirketinin geçici iş göremezlik dönem zararından sorumlu tutulamayacağının karar yerinde gözetilmediği, davacının kaza anında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu sayılarak hüküm altına alınan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bunun yapılmamış olmasının da isabetsiz olduğu ve dahi davacıya ödeme yapıldığı halde bakiye alacak için herhangi bir başvuru yapılmadan temerrüt halinin de oluşmayacağının dikkate alınmadığı, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/13167 Esas, 2022/7612 Karar) Bu durumda kaza tarihinin 13/05/2018 olduğu gözetildiğinde maluliyete ilişkin belirlemenin "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 14/10/2019 tarihli dört adli tıp uzmanı tarafından hazırlanan raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %20 sürekli maluliyet oranı tespit edildiği anlaşılmaktadır.Ancak; olay tarihinde yürürlükte bulunan bahsi geçen yönetmeliğe göre maluliyet belirlenmiş olmasına karşın yönetmeliğin 6.maddesi dikkate alınarak davacının yaralanmasına dair özürlü sağlık kurulu heyet teşkili sağlanmadan, özellikle davacının yaralanma bölgesinin göğüs olduğu ve kaburgalarının kırıldığı dikkate alındığında göğüs hastalıkları uzmanı, göğüs cerrahisi uzmanı ve ortopedi ve travmatoloji uzmanının da arasında olduğu heyet teşekkülü sağlanmadan, dört adli tıp uzmanı tarafından maluliyet durumunun değerlendirildiği ve buna ilişkin davalı vekilinin haklı itirazlarının da dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde; davalı vekilinin itirazlarına göre olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının yaralanmasının niteliği dikkate alınarak yönetmeliğin 6. maddesine göre heyette olması gereken uzman doktorların kontrolünde maluliyetin belirlenmesi gerekirken bunun yapılmamış olması isabetsizdir. (Bknz: Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 27/09/2022 gün 2022/8049 esas-2022/10868 karar sayılı ilamı) Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.

2.Bundan ayrı; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda, davacının kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sürücüsü olduğu ve olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağında da davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığı şekilde işaretleme yapıldığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından cevap dilekçesinde açıkça davacının müterafik kusur durumunun gözetilmesi gerektiği ileri sürüldüğü halde mahkemece bu husus üzerinde durulmadan yani davacının kazanın oluşumunda kusuru olmasa bile kendi yaralanmasında müterafik kusurlu bulunup bulunmadığı konusunda olumlu veya olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması da hatalıdır. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından, kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde oluşturulacak uzman doktor heyetinden, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınması ve ayrıca davalı tarafın müterafik kusur iddiaları üzerinde de durulması suretiyle hasıl olacak sonuca göre ve usulü kazanılmış haklara da halel gelmeyecek biçimde yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2020 tarih ve 2018/1191 Esas - 2020/698 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,-Kaldırma kararının gerekçesi dikkate alındığında davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalı sigorta şirketine İADESİNE, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.