Esas No
E. 2010/825
Karar No
K. 2012/254
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/825 E.  ,  2012/254 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2009 tarih ve 2008/301-2009/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17/01/2012 gününde davacılardan ... vekili ... ile davalı avukatı ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer davacılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin % 45 payını 17.12.1999 yılında miras yolu ile iktisap ettiğini, davalı şirketin ...da dört yıldızlı ...otelinin işletmeciliğini yaptığını, yönetim kurulu başkanı ve %51 pay sahibi ...' nun diğer hissedarları da yanına alarak şirketi yıllardır başkan sıfatı ile yönettiğini, müvekkillerini şirketin işleyişine karıştırmadığını, nitekim 2003-2004-2005 ve 2006 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarında da yönetimin ibra edilmediğini, 22/04/2008 tarihinde yapılan 2007 yılı genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi olan ortaklar...un yönetimin ibra edilmesi yönünde oy kullandıklarını, yönetimin kendi kendini ibra ettiğini, oysa TTK' nun 374.maddesinde açıkca şirket işlerinin görülmesine iştirak etmiş olanların yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ait kararlarda oy hakkına sahip olmadıklarını, bu hususa ilişkin muhalefet şerhinin genel kurul tutanağına şerh edildiğini, bu nedenle yönetim kurulunun ibrasına yönelik genel kurul kararının iptali gerektiğini, yine şirketin bilançosu ve gelir gider tablolarının gerçeği yansıtmadığını, anlaşılır ve denetlenebilir olmaktan uzak olduğunu, denetçinin görevini yapmadığını, yönetimin faaliyetlerini denetlemediğini, denetçi raporunda şirketin gerçek zararın gizlenmesine göz yumulduğunu, bu hususa ilişkin muhalefet şerhinin de genel kurul tutanağına yazdırıldığını, görevini gereği gibi yapmayan ve yönetim ile birlikte hareket eden denetçinin ibrasına yönelik genel kurul kararında iptali gerektiğini, ayrıca 2007 yılına ait bilanço ve gelir gider tablolarının hayali alacaklar yaratılarak makyajlandığını, şirketin gerçek durumunu göstermekten uzak olduğunu, yönetiminin son 5 yıldır şirketi zarar ettirdiğini ve zarar gösterdiğini ileri sürerek, dava konusu genel kurulda alınan yönetim kurulunun ve denetçinin ibrası, bilanço gelir ve gider tablolarının ibrası ve hususi murakıp tayini isteminin reddine ilişkin kararlarının iptaline ve 2007 yılına ait defter ve kayıtların da hususi murakıp tayini ile denetlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu genel kurulda alınan kararlarda ana sözleşmede yer alan usul ve karar nisaplarına uyulduğunu, var olmayan bir alacağın bilanço da gösterilmesinin söz konusu olamayacağını, davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu genel kurulda yönetim kurulunun ibrasına yönelik oylamada yönetim kurulu üyelerinin TTK' nun 374.maddesine aykırı olarak oy kullandıkları, denetçinin şekli bir denetim yaparak TTK:' nun 353-354 ve 359 maddelerine aykırı davrandığı ve görevini yerine getirmediği, davalı şirketin denetçi tarafından usulune uygun denetlenmemesi daha önceki yıllarda bilançoların hususi murakıp tayini ile denetlenmesine karar verilmiş olması da nazara alınarak özel denetçi atanmasını gerekli kılan delil ve emarenin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 17/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.374
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog