11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/4543 E. , 2010/4896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 tarih ve 2007/121-2008/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin müvekkili hakkında takip başlattığını, ancak takibe konu borç senedindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tesbiti ile %40 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu borç senedindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tesbit edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tesbiti ile %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, senetteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davacı hakkında başlatılan icra takibine konu 9.3.1999 düzenleme tarihli senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmış ve bu raporda “senetteki imzanın teşhise götürecek önemde materyal ve yazı unsuru içermediği, karalama tarzında çizgilerden oluştuğu, bu nedenle davacının eli ürünü olup olmadığının tesbit edilemediği” belirtilmiş ve buna göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemeyi bu sonuca götürecek yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur.
Oysa, fizik ve grafoloji incelemelerinde Adli Tıp İhtisas Dairesi nihai merci olmayıp bu konularda Güzel Sanatlar Akademisinden veya yazı biliminde uzman Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı kriminal laboratuarlarında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bu yerlerden alınacak raporda da imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenemiyorsa bu durumda HUMK’nın 309/1. maddesi uyarınca bu senedin yazıldığını (ve imzanın atıldığını görenlerin veya bunlara kesin surette delalet eden olaylara tanık olanların) dinlenmesi gerekir. Davaya konu borç senedinin altında tanık olarak ... ve ...isimli kişilerin imzaları bulunduğundan göre mahkemece yukarıda yapılan açıklamaya göre gerekli araştırma yapıldıktan sonra bir neticeye varılamaması halinde bu kişilerin tanık olarak dinlenerek imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Ayrıca, mahkemece davalı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ise de,
İİK’nın 72/5. maddesine göre davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için talebin haksız olmasının yanında takibin kötüniyetli olarak yapıldığının isbat edilmesi gerekir. Senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenemediğine göre davalının kötüniyetli olduğu kanıtlanamamış olup, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.