Aramaya Dön

ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İncelenen Kararın

Mahkemesi : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Tarihi: 19/10/2021

Davanın Türü: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Antalya 1. İcra ... E.)

İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA

Davacı vekili açtığı dava ile, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında yapılan sözleşme gereğince, davacının toprak altı damlama sulama sistemlerinin döşemesi işini eksiksiz bir şekilde tamamlayarak tespit ettiğini, buna rağmen davalı şirketin 01/01/2018-31/12/2018 dönemine ait faturalara ilişkin bakiye 8.197,30 TL iş bedeli alacağını ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini, davalının itiraz dilekçesindeki hususları kabul etmediklerini, imalatın ayıplı yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, ayrıca davalı şirket tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yapılmış bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davalının iş için .... hibe kredisi kullandığını, ziraat bankasının iş teslim belgesi olmadan ödeme yapmadığını, davalının herhangi bir zararı bulunmadığı halde kötü niyetli olarak 31/12/2018 tarih ve .... numaralı fiyat farkı faturası teslimi, bu faturanın 04/01/2019 tarihli ihtarname ile davalıya iade edildiğini, davalı şirket tarafından 10/01/2019 tarihli ihtarname ile gönderilen faturanın 17/01/2019 tarihli ihtarname ile iade edildiğini iddia ederek, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevabında, davacı tarafın sulama sistemlerini tam ve eksiksiz bir şekilde tamamladığı iddiasının doğru olmadığını, imalatın hatalı olduğunu, bir çok sorun yaşadıklarını, fidan dibindeki borunun 10 cm derinlikte olduğunu, imalattaki ve döşemelerdeki hataların davacıya bildirilmesi üzerine davacı tarafın geçici tamiratlar yaptığını, ancak bu tamiratlar dışında sulama sisteminde yüze yakın patlak teslim edildiğini ve eklemeler yapıldığını, davacının iddia ettiği gibi .... işin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı konusunda denetim yapmadığını, süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığı iddiasının doğru olmadığını, imalattaki ve döşemelerdeki hataların davacı tarafa bildirilmesi üzerine geçici tamiratlar yapıldığını, hatalı imalat ve döşeme nedeniyle davacıya borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, 09/04/2020 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacının ticari defterlerine göre 31/12/2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.197,30 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalının usulüne uygun ticari defterlerine göre 31/12/2018 tarihi itibariyle davalının davacıya her hangi bir borcunun olmadığının kayıtlı olduğu, taraf ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının düzenlediği tüm faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı, faturaların açık fatura olarak düzenlendiği, davalının düzenlediği 8.197,30 TL'lik iade faturasının davacının kabulünde olmadığı, ihtilafın da bu miktar kadar olduğu, davalının bu iade faturasını davacının yaptığı işlerdeki ayıplardan ötürü düzenlediğini belirttiği, davacının ise her hangi bir ayıp ihbarı olmadığını belirttiğinin beyan edildiği, işin teslim edildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı davalı tarafın işin ayıplı olduğunu, yapılan imalat ve döşemelerin hatalı olduğunu, bir çok sorunun yaşandığını, bunun için iade faturası kestiklerini ileri sürdüğü, işin ayıplı olup olmadığının tespitinin gerekli olduğu, ayıplı/eksik hizmet verildiğinin ispatının davalıya ait bulunduğu, talimat yolu ile yapılan keşif sonucu düzenlenen 08/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu taşınmazdaki damla sulama sisteminin toprak altının 30 cm derinliğe döşenmiş olduğunun tespit edildiği, mevcut ağaç yaşı ve cinsine göre uyguna derinlikte döşendiğinin tespit edildiği, kapama niteliğindeki meyve ağaçlarının gelişiminde bir duraksama veya farklı bölgelerde gelişim geriliği olmadığının tespit edildiği, davalının damla sulama borularının patladığı yönündeki beyanları incelendiğinde keşif tarihinde taraflarınca patlak boru tespitinin yapılmadığı, iddia edilen patlamış boruların montaj hatası mı, kullanım hatası mı, toprak işleme aletlerinden mi kaynaklandığının tespitinin mümkün olmadığının belirtildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, itirazların/beyanların alındığı ve yeniden rapor alınması talebinin, mevcut bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğundan reddedildiği, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları göz önüne alınarak, davacının davasında haklı olduğu, yapılan hizmetin ayıplı olduğunun ispat edilemediği, kanuni şartların mevcut ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla, inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının, Antalya 1. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, hükmolunan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.639,46 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri

Davalı vekili, davacının işi eksik ve ayıplı meydana getirdiği, davalı şirket tarafından yapılan her tamirattan sonra yeni sorunlar meydana geldiği, talimat mahkemesince taraflarına keşif günü tebliğ edilmediği, bu nedenle keşiften haberdar olmadıkları, dava konusu yerde gösterilmesi gereken arızaların gösterilemediği ve neticede hatalı rapor düzenlendiği, bilirkişilerin damlama sulama sisteminin toprak altının 30 cm derinliğine döşendiği iddiasının doğru olmadığı, bazı yerler 30 cm olmasına rağmen bazı yerlerde 20-15-10 cm derinliğe hatalı döşeme yapıldığı, raporun eksik olduğu, meydana gelen sorunların davacı tarafa bildirildiği, davacının geçici tamiratlar yaptığı, ziraat bankasınca işin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı konusunda denetim yapılmadığı, hatalı imalata rağmen başlatılan icra takibi dolayısıyla borçlarının bulunmadığı, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.

2.Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı

İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

3.Değerlendirme

3.1.İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkı"nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.

3.2. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır.

3.3.İlk derece mahkemesince yazılan talimat neticesinde Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davalı vekiline keşif tarihi bildirilmek suretiyle keşfin gerçekleştirilmesi gerekirken, davalı vekiline keşif tarihi bildirilmeden keşfin gerçekleştirilmiş olması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup, bu yönüyle usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

3.4. Kabule göre de, itirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07.06.2006 tarih 2006/19-295 E. 2006/341 K.)

3.5. Somut olay incelendiğinde; alacağın varlığının, istenebilir olup olmadığının ve miktarının yargılama sonucu alınan bilirkişi raporu ile saptanmış olmasına göre alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde icra inkar tazminatının hüküm altına alınmış olması da usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

3.6. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/4,6 maddeleri uyarınca, esası incelenmeden kararın ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR

1.Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

2.Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalı tarafa iadesine,

3.Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 02/04/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.