11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/11430 E. , 2011/3851 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2008/883 - 2009/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında dövize endeksli yaşam sigortası poliçesi düzenlendiğini, on yılın sonunda davacıya yazı ve ekinde poliçe kapatma formu adı altında ibraname gönderildiğini, davacının bu ibranameyi imzalamadan önce davalıdan hesap özeti istemesine karşın bilgi verilmediğini ve ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, bunun üzerine davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının asıl alacak miktarını yatırdıktan sonra alacağın faiz ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının İstanbul’da olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının süresi içinde yetki itirazında bulunduğu, davacının ikametgahının Eskişehir’de olmasına karşın bu seçeneği kullanmadığı ve seçim hakkının davalıya geçtiği, davalının da seçim hakkını İstanbul Ticaret mahkemeleri yönünde kullandığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilerek dava dosyasının talep halinde İstanbul Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, dövize endeksli yaşam sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, davacı tarafından, davaya konu poliçeden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından icra takibine konu alacağın ferileri ile icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, itirazın iptali davasında ise davalının mahkemenin yetkisine yönelik itirazda bulunduğu, yerel mahkemece yetki itirazının süresinde olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul TicaretMahkemesine gönderilmesine karar verildiği ancak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın değerlendirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece öncelikle davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itiraz incelenip değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. Öte yandan, davacı asil tarafından vekiline verilen vekaletnamede yazılı adresin Eskişehir olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmişse de, vekaletname tanzim tarihi ile dava tarihi arasındaki süre göz önüne alındığında, davacının dava tarihindeki ikametgah adresi tespit edildikten sonra oluşacak kanaate göre yetki sorununun çözümlenmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.