7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/26058 E. , 2024/333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 09.06.2014 tarihli ve 2014/52 Esas, 2014/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve söz konusu karara yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 08.11.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Milli Savunma Bakanlığı'nın "Kanun Yararına Bozma İstemi" konulu 27.01.2017 sayılı yazısı ile (Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 09.06.2014 tarihli ve 2014/52 Esas, 2014/317 Karar sayılı kararının, kanun yararına bozulması talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 11.09.2019 tarihli ve 2019/23937 Esas, 2019/11041 Karar sayılı ilamı ile; sanık hakkında evvelce verilen mahkûmiyet kararlarının kesinleşmesinden sonra izin tecavüzü suçunu işlediği görüldüğünden, vaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel bulunmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 11.09.2019 tarihli ve 2019/23937 Esas, 2019/11041 Karar sayılı kanun yararına bozma ilamı üzerine; Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçlamayı kabul etmediğine ve verilen cezanın mağduriyetine sebep olacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın Birlik Komutanlığınca 17.09.2013 günü saat 08.17 den itibaren 4 günlük kanuni izne gönderildiği 2013 yılında kullandığı diğer izninde yol süresi verildiğinden bu kez yol süresi verilmediği, bu durumda en geç 21.09.2013 günü saat 08.17'ye kadar dönerek birliğine katılması gerekirken katılmadığı, iznini uzatmak içinde talepte bulunmadığı ve makul bir mazereti olmaksızın özürsüz gecikerek 9.10.2013 günü saat 10.00'da kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık savunmalarında özetle; eşiyle arasında o tarihte resmi nikah olmadığını, resmi nikah yapabilmek için gerekli işlemlerin uzadığını, birliğine dönmek için bilet parası bulamadığını, evinin ihtiyaçlarını karşılayıp yol parası bulunca Birliğine döndüğünü beyan etmiştir.
3.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu, sanığın kendiliğinden döndüğüne dair tutanak ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
4.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Birliğinden izinli olarak ayrılan sanığın, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın, izin bitiminden itibaren altı tam gün içerisinde birliğine katılmaması eylemi, izin tecavüzü suçunu oluşturmaktadır.
2.1632 sayılı Kanun'un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.
3.Sanık tarafından Birliğine süresinde dönemediğine ilişkin mazeret olarak ileri sürülen hususların, askerlik hizmetine ... tutulabilir nitelikte olmadığı, aniden ortaya çıkmadığı, sanığın birliğine katılmakta geciktiği süre içinde özür oluşturan hâli gidermeye yönelik olarak herhangi bir davranış sergilemediği dikkate alındığında; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece, geçerli bir özrü bulunmayan sanık hakkında, izin tecavüzüne konu eylemin sabit görülmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/330 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.