11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/15616 E. , 2011/4095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2007 gün ve 2007/43-2007/452 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.09.2010 gün ve 2009/144-2010/9474 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.10.2005 tarih ve 7 O 247/04 Sayılı gıyabi karar ile masraf tespitine ilişkin kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olarak verildiğini ve kararın henüz müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yabancı mahkemece dava dilekçesinin belirtilen usuller ile davalı tarafa tebliğ edildiğinin bildirilmesine rağmen tenfizi istenen kararın ve masraf tespit kararının sözleşme aksine Alman Hukukuna göre yapıldığı, Alman Hukukuna göre tebliği yapılan tenfize konu kararların, gerek anılan Lahey Sözleşmesi, gerek MÖHUK ve gerekse de HUMK gereğince davalı adına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, dolayısı ile ortada kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, Alman makamlarınca kararların postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmünün anılan sözleşme ve MÖHUK gereğince kabulünün de mümkün olmadığı gibi tebligatın kamu düzenine ilişkin olup karar tebliğinin MÖHUK’un 38/c maddesi gereğince kamu düzenine aykırı bulunduğu, zira bu durum karşısında MÖHUK’nun 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.