11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/11761 E. , 2011/4197 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2009 tarih ve 2008/679-2009/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalıların işleten, sürücü ve maliki oldukları otobüsle yolculuk yaptığı sırada dava dışı ...’ye ait araca arkadan çarpmak suretiyle yaşamını kaybettiğini, davacıların destekten mahrum kaldıklarını, manen büyük üzüntü yaşadıklarını ileri sürerek, şimdilik davacılardan Mehmet için 5.000,00 TL maddi, her bir davacı için 10.000,00 YTL manevi olmak üzere toplam 55.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 55.000,00 TL’na çıkartmıştır. Davalı .... Şti. vekili, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın maliki olmadıklarından husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 33.681,85 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacılardan Mehmet’e verilmesine, her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 16.10.2008 tarihli ilamı ile davalı .... Şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği noktasından bozulmuş, aynı ilam ile davanın esasına ilişkin karar bozma kapsamı dışında tutularak kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısım yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken bu konuda yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.