11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/6470 E. , 2012/9283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/03/2012 tarih ve 2011/247-2011/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yapı Dizayn Yapı Organizasyon ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin Rusya Federasyonundaki şantiyesinde 09/02/2007 tarihli Yurt Dışı İş Sözleşmesi ile demirci olarak çalıştığını, müvekkilin ücret alacaklarının tahsili için Yapı Dizayn Yapı Organizasyon ve Dış Ticaret Ltd. Şti. aleyhine Kadıköy 2. İş Mahkemesinin 2010/775 E. sayılı dosyası üzerinden 10/08/2010 tarihinde dava açıldığını, işbu dava sürecinde söz konusu şirketin 23/02/2010 tarihinde tasfiye edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiğini öğrendiklerini, borçlu şirket yetkilisi ve aynı zamanda davalı tasfiye memuru Ersin Durna tarafından tasfiye işlemlerinin gereği gibi yapılmadığını, müvekkilin alacağının korunmadığını, tasfiye edilen şirketin muaccel olan borçları hakkında gerekli tedbirlerin alınmadığını ileri sürerek Yapı Dizayn Yapı Organizasyon ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sicil Memurluğu vekili, Ticaret Sicil Memurluğu'nun TTK'nun 34. ve Ticaret Sicil Tüzüğü m. 28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., şirketin tasfiye işlemlerinin gereği gibi yapıldığını, davacı tarafın alacak haklarını borcun gerçek muhatabı olan OOO Orimeks-Suvar İnşaat Ltd. Şti.'nden talep etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tüzel kişiliğin ticaret sicilindeki kaydın terkini ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işleminin eksiksiz tamamlanması gerektiği, davalı şirketin tasfiyesinden sonra terkin edilen davalı şirket aleyhine açılmış bir dava olduğu belirlendiğinden davalı şirketin tasfiye edilmiş olduğu kabul edilemeyeceğinden, yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak yapılan tasfiyenin sonuçlandırılması amacıyla şirketin yeniden tescili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Tasfiye Halinde Yapı Dizayn Yapı Organizasyon ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin Kadıköy 2. İş Mahkemesi'nin 2010/775 Esas sayılı dava dosyasının tüm neticesiyle birlikte sonuçlandırılması amacıyla sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş; mahkemece verilen karar, taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleştirilmiş, bunun üzerine davalı tasfiye memuru vekili, gerekçeli kararın kendisi yerine müvekkiline tebliğ edildiğini 7021 sayılı Kanunu'nun 11. maddesi gereğince kararın usulüne uygun olarak tarafına tebliğini, ve usulsüz tebligat nedeniyle yapılan tüm işlemlerin iptalini talep etmiş, mahkemece davalı tasfiye memurunun bu talebi 21/03/2012 tarihli ek karar ile esas kararın kesinleşip, ilgili kurumlara gönderildiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
21.03.2012 tarihli ek karar ve esas karar, davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, tasfiye edilmiş Limited Şirket'in tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davalı tasfiye memuru kendisini bir vekille temsil ettirmiş ancak davanın kabulüne dair karar, davalı tasfiye memurunun vekili yerine tasfiye memurunun kendisine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek, karara 28/01/2012 tarihinde kesinleşme şerhi işlenmiştir. Ancak, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekille temsil edilen işlerde, tebligat vekile yapılır. Buna göre, kararın vekil yerine asile yapılan tebligat sonucu kesinleştirilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Bu nedenle, davalı tasfiye memuru vekilinin, tebligatın kendisine yapılması ve usulsüz yapılan tebligat nedeniyle usulsüz yapılan tüm işlemlerin iptal edilmesi talebini içeren 09/03/2012 tarihli dilekçesi üzerine, mahkemenin davalı tasfiye memuru vekilinin bu talebinin reddine dair verilen 21/03/2012 tarihli ek karar doğru bulunmadığından mahkemenin 21/03/2012 tarihli ek kararı kaldırılarak, davalı tasfiye memuru vekilinin esas karara ilişkin süresinde yaptığı temyiz istemlerinin incelenmesine geçilmesine karar verilmiştir.
2.Davalı tasfiye memuru vekilinin esas karara ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.