Esas No
E. 2023/16652
Karar No
K. 2024/965
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2023/16652 E.  ,  2024/965 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2001/353 E., 2001/159 K.
SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2001 tarihli ve 2001/353 Esas, 2001/159 sayılı Kararı ile nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, hükümlünün 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (765 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca mahkûmiyetine dair hükmün, Dairemizin 07.11.2002 tarihli ve 2002/9583 Esas, 2002/12593 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesinin ardından, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) hükümleri gereğince dosya üzerinden yapılan uyarlama yargılaması sonunda hükümlünün mahkumiyetine dair İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2005 tarihli ve 2001/353 Esas, 2001/159 sayılı Ek Kararının temyiz edilmeksizin 23.02.2016 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 94660652-105-35-25998-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve 2023/42747 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42747 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31/05/2021 tarihli ve 2021/8827 esas, 2021/10142 sayılı ilâmında yer alan " ... önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için de duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Eyüp (Kapatılan) 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/02/2006 tarihli ve 1983/102 esas, 2005/272 değişik iş sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA ... " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691-3395 sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hâkkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden, sanık haberdar edilmeksizin duruşma açılmayarak sanığın savunma hâkkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden, hükümlü hakkında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2005 tarihli ve 2001/353 Esas, 2001/159 sayılı Ek Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog