11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/4645 E. , 2012/9266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve 2011/500-2012/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkillerinin Anamak Makine Sanayi Ve Ticaret A.Ş.nin 28.06.2011 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısının tescil ve ilanı için yaptığı müracaatını; Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün “İcra dairelerinin hisse senedi üzerine haciz şerhi konulmasını bildirmeleri halinde Ticaret Sicil Memurluğunca şirket dosyasına o hisse ile ilgili haciz şerhi notu konulduğunun icra dairesine bildirilmesi, daha önce haciz şerhi konulmuştur ibaresi yer alan dosyalarla ilgili olarak da dosyaya haciz şerhi konulmuştur şeklinde icra dairesine bilgi verilmesi ve haciz şerhi konulan hissenin devir işleminin yapılmaması ve bunun ilanı için ticaret siciline müracaat halinde keyfiyetin ilan edilmemesi” şeklindeki yazısına nazaran reddettiğini, dava konusu kararın yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, Ticaret Sicil Memurluğunun ilgili kararının iptalini, kararın tescil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların aktif taraf ehliyetlerinin bulunmadığını, Gümrük Ve Ticaret Bakanlığından verilen görüş doğrultusunda işlem yapıldığını savunarak, davanın reddin istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; anılan yazıda hacizli hissenin devri halinde bunun tescil edilmemesi görüşüne yer verilmiş olup,
İİK 94/1 maddesine yazı tarihinden sonra 17.07.2003 tarihinde eklenen cümle ile “haciz icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlal ettiği oranda batıldır.” düzenlemesinin getirildiği, yasadaki bu değişlikle yazıdaki görüşün uygulanması olanağının kalmadığı, şirket hisseleri üzerinde haczin bulunmasının şirketin işleyişini engellemeyeceği, genel kurul toplantısının yapılmasının şirketin organlarının belirlemesinin, toplantıda alınan kararların tescil ve ilan edilmesinin yasal zorunluluk olduğu, buna aykırı olan kararın yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davalının sicile tescil talebinin reddine dair işleminin iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.