11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1603
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02.07.2021
NUMARASI : 2018/538 E. - 2021/425 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2021 tarih 2018/538 E. - 2021/425 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kooperatife bir borcu olmadığını, kooperatife ait ... ... köyü, ... ada, ... parselde kayıtlı B Blok, 16 nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümü ...'dan Karşıyaka 7. Noterliği'nin 30/10/2015 tarih ve 10106 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile satın aldığını ve üyelik hak ve hissesine düşen 80.000,00-TL yi nakden ödediğini, davacının 2017 yılında dairesine taşınmak istediğini ve dairenin parkelerini yaptırarak bir takım eşyalarını daireye taşıdığını, bedelini ödediği dairenin tapusu almak için eşinin kooperatife başvurduğunu, kooperatif yönetim kurulu üyesi olduklarını beyan eden ... ve ..., davacı tarafından hissesi devralınan ...'ın kooperatife üye olmadığını, söz konusu ... İli, ... İlçesi, ... ada ... parsel ... blok ... numarada kain dairenin başka bir kişi adına adına tahsis edildiğinin beyan edildiğini, davacının daire bedeli olarak ödediği bedele ilişkin üzerinde kooperatif kaşesi ve ...'a ait iki imza bulunan 80.000,00-TL bedelli senetini davacının eşi ...' a verildiğini, iyi niyetle ve uğradıkları zararın bir kısmını tazmin edecekleri inancıyla aldıkları senedin hiçbir geçerliliği olmadığını öğrendiklerinde tam bir hayal kırıklığı yaşadıklarını, kooperatif yöneticisi olduklarını beyan eden ... ve ... tarafından verilen kombiyo senedinde borçlu ve alacaklının aynı kişi olduğunu, ödenecek kişi kısmında "S.S. ... Kooperatifine veyahut emrühavalesine" ibaresini içeren senedin, borçlu kısmında yine Tasfiye Halinde S.S- ... Koop. Kaşesi bulunduğunu, kaşenin üzerinde ise sadece bir kişiye ait iki imza bulunduğunu, söz konusu resmi evrakın bu kişiler tarafından kötü niyetle davacının alacağına ulaşmasına engel olmak için düzenlendiği her türlü izahtan vareste olduğunu, kooperatif yöneticisi olduğunu iddia eden bu kişiler hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına, dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından şikayetle başvuruda bulunulduğunu, dosyanın 2018/108705 soruşturma numarası ile işlem gördüğünü, bir diğer hususun ise, davacının daireye bıraktığı eşyaları ile ilgili olduğunu, bedelini ödediği ve zilyetliğini haiz olduğu daireye bıraktığı esyaların, dairenin kilidi kırılmak suretiyle dışarı atıldığını, masrafında davacının cebinden ödenmek suretiyle yaptırılan döşemeler ve parkeler, söz konusu yöneticiler tarafından sökülüp atıldığını, davacının karşılaştığı bu olumsuzlukları bildirdiğini ve zararının tazmin edilmesini talebini ... ve ...'a Karşıyaka 4. Noterliğinin 09.01.2018 tarih 01133 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bedeli ödenen dairenin kendi adına tescilini, mümkün olmadığı taktirde dairenin rayiç bedelinin kendisine ödenmesini talep ettiğini, aksi halde kendileri hakkında dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunacağını ihtar edilmesine rağmen şüphelilerden herhangi bir cevap alınamadığını, davalı ...'ın Karşıyaka 7. Noterliği'nin 10106 yevmiye numaralı Kooperatif Hisse Devri Sözleşmesi ile kooperatifte sahip olduğunu iddia ettiği hisseyi davacıya devrettiğini, ancak davalı kooperatif yöneticilerinin ...'ın kooperatif üyeliği bulunmadığından, davacının bedelini ödediği gayrimenkulun başka bir kişiye tahsis edildiğini bildirdiğinden alacak davacıyı zarara uğratan ...'dan da talep ettiklerini, bedelini ödediği ... İli, ... İlçesi, ... ada ... Parsel B Blok 16 nolu dairenin bilirkişilerce hesaplanarak belirlenecek rayiç bedelinin davalılar tarafından davacıya ödenmesini, davacı tarafından gayrimenkul için ödenen bedelin ihtar tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davacıya ödenmesini ve ayrıca masrafının davacı tarafından karşılanarak yapılan parke ve döşemelerin rayiç bedelleri üzerinden davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde harca esas dava değerini şimdilik 5.000,00 TL olarak bildirmiştir.
Davacı vekili 26.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, 5.000,00 TL'lik talebini 75.000,00 TL daha arttırarak 80.000,00 TL'ye arttırmıştır.
CEVAP
Davalı Kooperatif vekili, davayı kabul etmediklerini, davada öncelikle harç eksikliği bulunduğunu ve harç eksiğinin tamamlatılması gerektiğini, davalının tüzel kişiliğinin davaya konu edilen olaylar ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, kooperatifin ne ... ne de davacı ... isimli üyesi olmadığını, bu kişiler tarafından üyelik kaydı için hiçbir başvuru yapılmadığı gibi bir hisse devir sözleşmesi de kooperatife ibraz edilmediğini, davacının hiçbir zaman genel kurullara da çağrılmadığını, davacının üye olarak aldığını iddia ettiği ... ili ... ilçesi, ... ada, ... parsel, B blok, 16 nolu daire kooperatifin bir kısım inşaat işlerini yapan müteahhit ...’e hak edişlerinden doğan alacağına karşılık olmak üzere verildiğini, ...’ünde 05.10.2017 tarihinde üyeliğini ... isimli şahsa 80.000-TL karşılığı devrettiğini, bu hususta üyelik devri yaptığına dair dilekçesinin kooperatife ibraz edildiği ve 05.10.2017 tarihinde kooperatif yönetim kurulunun 39 sayılı kararı ile üyelik devrine ilişkin karar alındığını, davacının kooperatif üyesi olmayan biriyle yaptığı üyelik devir sözleşmesinin kooperatifi bağlamasının beklenemeyeceğini, davacı üyelik devri için ödeme yaptığı diğer davalı ...’dan ödediği bedeli iade istemesi mümkün olup, bu hususta kooperatife yüklenebilecek bir sorumluluk söz konusu olmadığını, kooperatif kasasına daire bedeli olarak giren 80.000-TL olmadığını, verilen geçersiz nitelikteki senette kooperatifi bağlayacak nitelikte olmayıp kooperatif yetkili temsilcilerinden en az 4 kişinin atacağı imzayı da ihtiva etmediğini, kooperatif muhasebe hesap ve kayıtlarında yapılacak inceleme ile de ortaya çıkacağı üzere davacının kooperatife ödediği hiçbir meblağ olmadığını, kooperatif kaşesi üzerine ... tarafından atıldığı iddia edilen iki imza ile verilen bu senedin kooperatif açısından hiçbir geçerliliği olmadığını, senette hem senedi düzenleyen hem de lehtarı kooperatif olarak görülmekte olup senedin bir borç doğurmadığının ortada olduğunu, davacıya kooperatifin teslim ettiği bir daire olmadığı gibi kooperatifçe davacıyı söz konusu daireden dışarı atmak, içerisindeki döşemeleri sökmek gibi bir eylemde de bulunulmadığından davalıdan tazminat talebinde bulunulmasının da mümkün olmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekiline dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından süresi içerisinde cevapta bulunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortak olup olmadığının tespiti için ...'ın koopertatif ortağı olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, ...'ın kooperatifin 2012 yılındaki Yönetim kurulu üyesi ...'ın eşi ...’dan Karşıyaka 4.Noterliği'nin 09.10.2012 tarih 35574 yev. nolu kooperatif hisse devir sözleşmesi ile davaya konu bağımsız bölümü devir almış olduğu, bu devirin kooperatifin ..., ..., ... ve ... imzası ile alınan 46 nolu karar ile kabul edilerek ve ...’ın kooperatif üyeliğine karar verildiği, ...’ın 23.02.2012 tarihli ve 03.02.2013 tarihli genel kurullara davet edildiği davacının eşi ... ile kooperatif arasında davaya konu dairenin kooperatife devri konusunda protokol yapıldığı tüm bu kooperatif kayıtları göz önüne alındığında davaya konu bağımsız bölümün davacıya ait olduğunun kooperatif tarafından da benimsendiği, davacı ... ile ... arasında yapılan 30/10/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinde yer alan 50.000,00TL nın çıkma payı olarak kabul edilebileceği, davalı ...'ın kooperatif üyeliğine kabul edildiği genel kurullara davet edildiği, dolayısıyla ortak olarak kabul edilebileceği ve ortaklık payını devir edebileceği değerlendirildiğinden davalı ... ... bakımından açılan davanın reddine, davalı kooperatif bakımından ise davanın hisse devir sözleşmesinde belirtildiği üzere 50.000,00 TL yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ve dava konusu taşınmaz için yapmış olduğu parke ve döşeme masrafları ile ilgili olarak bilirkişiler dava konusu taşınmazda inceleme yapamamış ve buna ilişkin 17/07/2020 tarihli tutunak düzenledikleri, davacı vekilinin 19/03/2021 tarihi duruşmada gayrimenkulun değerini artırıcı masraflar yapması nedeniyle talep ettiği masrafların tespiti bakımından ikamet eden şahsa tebligat çıkarılması talebinden vazgeçtiğini beyan ettiği, davacının bu talebinin ispat edilemediği anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulü ile; 50.000,00-TL alacağa dava tarihi olan 28/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı kooperatif vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili, yerel mahkemece verilen kararın bozulması gerektiğini, mahkemece verilen kararda dosyaya sunulan bilirkişi raporundan yola çıkılarak '' davacı ... ile ... arasında yapılan 30/10/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinde yer alan 50.000,00-TL 'nin çıkma payı olarak kabul edilebileceği'' şeklinde değerlendirme yapıldığını ve alacağın 50.000 TL olduğu yönünde hüküm kurulduğunu, ancak aynı bilirkişi raporunda davaya konu gayrimenkulün çıkma payı bedelinin davalı kooperatif tarafından 80.000-TL olarak benimsendiğinin tespit edildiğini, her ne kadar gayrimenkul satış sözleşmesinde gayrimenkul bedeli 50.000,00-TL olarak belirtilmişse de, ödeme davacı tarafından satışa aracılık yapan ...'a nakden 80.000,00-TL olarak yapıldığını, mahkemece eksik inceleme sonucu yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacının gayrimenkul bedeli olarak 80.000,00 TL ödediğinin kooperatifin de kabulünde olduğunu, davacının gayrimenkulün bedeli olan 80.000-TL 'yi davalıya ödemiş ancak davalı kooperatif tarafından iş bu konutun 3. bir kişiye satıldığını, davacının bu nedenle gayrimenkulden hiç istifade edemediğini, davacının dava konusu gayrimenkulü satın aldıktan sonra gayrimenkulün oturabilir hale gelmesi için birtakım masraflar yaptığını ve gayrimenkulün değerini arttırıcı tadilatların yapılmasını sağladığını, davalı kooperatifin ve dava konusu gayrimenkulü fiilen kullanan kişilerin iyi niyetten uzak davranışları sebebiyle taşınmaz içinde tespitin yapılamadığını, davacı tarafından gayrimenkulün değerini arttırıcı tüm işlem ve masrafların üzerinde kalarak maddi zarara uğratıldığını, alacağın davalının temerrüde düştüğü yani davacı tarafından davalı kooperatife gönderilen ihtarname tarihi olan 09.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, talebin dışına çıkılarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, davanın ... yönünden reddine dair verilen kararın yeterli bir gerekçeyle açıklanmadığını, davacının uğradığı zarardan devreden davalı ...'ın ve davalı kooperatifin birlikte sorumlu olduklarını, davacının iyi niyetli olarak gayrimenkulü devraldığı inancıyla iş bu sözleşmenin yapılmışsa da her iki davalı tarafından da zarara uğratıldığını, davalıların davacıya karşı birlikte sorumlu olduklarına karar verilmesi gerekirken davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Kooperatif vekili, davalı kooperatife tek bir kuruş bile ödenmemiş olmasına rağmen dairenin rayiç değeri üzerinden bir hesaplama yapıldığı iddia edilerek davalı kooperatifin tazminata mahkum edildiğini, mahkemece verilen kararın usule, yasaya ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, kooperatif kayıtlarının incelenmesi ile de ortaya çıktığı üzere davaya konu bağımsız bölüm kooperatifin bir kısım inşaat işlerini yapan müteahhit ...’e hak edişlerinden doğan alacağına karşılık olmak üzere verildiğini, ...’de 05.10.2017 tarihinde üyeliğini ... isimli şahsa 80.000-TL karşılığı devredildiğini, bu hususta üyelik devri yaptığına dair dilekçesini kooperatife ibraz etmiş olup 05.10.2017 tarihinde kooperatif yönetim kurulunun 39 sayılı kararı ile üyelik devrine ilişkin karar alındığını, bu hususta ... ve ... arasında imzalanmış bulunan hisse devir sözleşmenin var olduğunu, ayrıca ....'ün daireyi ...'a devrinin kabul edildiğine ilişkin 05.10.2017 tarihli yönetim kurulu kararının var olduğunu, 2018 yılında genel kurulu da ...'ın çağrılmış olduğu hususunda tespit yapıldığını, kooperatifin davaya konu edilen taşınmaz yönünden üye olarak ...'e ve ardından da üyelik devri sonrası ...'ı üye olarak kabul etmiş olduğu hususunun açık ve net olduğunu, bu belirlemelerin yok sayılarak kooperatif aleyhine bir karar verilmiş olmasının kabul edilebilir olmadığını, davacı ..., üyeliğini ...'dan aldığını, ... da üyeliğini ...'dan aldığını beyan ettiklerini, kooperatif kayıtlarının incelenmesi neticesinde, ...'ın kooperatife hiçbir ödemesinin olmadığı, yine ...'ın ve davacı ...'ın kooperatife hiçbir ödemesi olmadığının kooperatif kayıtları ile ortada olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu tarafların birbirlerinden üyelik devri ilişkisi içerisinde devir bedeli almış oldukları hususunda beyanda bulunduklarının sabit olduğunu, üyelik iddiasında bulunan ne ... ne de ... (ve ...'un üyelik devri aldığını belirttiği ...) kooperatife hiçbir ödeme yaptığını iddia etmediği ve bu hususta hiçbir belge sunmadığı, kooperatif kayıtlarında da bu kişilerin hiçbir ödemesine rastlanmadığını, davacı ..., davalı ... ve üyelik devri aldığını beyan ettiği ...'in kooperatife hiçbir ödemesinin bulunmadığını, buna rağmen kooperatifin üyeye daire tahsis etme yükümlülüğü varmışcasına yerleşik Yargıtay içtihatlarına da tamamen aykırı olacak şekilde kooperatifin tazminata mahkum edilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece gerekçeli kararda üyelik devrinin ....'dan ...'a ondan da ...'a yapıldığı şeklinde belirleme yapıldığını, halbuki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ...'ın kooperatifte üyelik kaydı olmayıp davacının devraldığını belirttiği üyeliğin ... ada ... blok ... nolu üyelik olduğunu, ...'ın kendisine ait olmayan bir üyelik devri yaptığının açık olduğunu, ...'ın ve ...'ın kooperatif üyesi olduğunu kesinlikle kabul etmemek kaydıyla kendisine daire teslim edilemeyen bir üyeye ödenecek tazminat hesabının da Yargıtay yerleşik içtihatlarının belirlediği kriterlere uygun şekilde yapılmadığını, bu konuda da Yargıtay kararlarının olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı kooperatif üyeliği nedeniyle tahsisat yapılmayan bağımsız bölüm için uğranılan zararın tahsiline yönelik alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Yerel Mahkemece taraf delillerinin toplanılarak kooperatif defter ve kayıtları da irdelenmek suretiyle dosyanın kooperatifler konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilerek sırasıyla 31.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun, sonrasında bilirkişi heyetine inşaat mühendisi ilavesiyle 13.01.2020 tarihli bilirkişi raporunun alınarak yukarıda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, alınan kooperatif uzmanı bilirkişi raporunda, davaya konu ... ada ... parsel ... Blok 16 nolu bağımsız bölümün ferdileştirme işleminin yapılmadığı, Çiğli Tapu Müdürlüğü kayıtlarına göre kooperatif üzerine tescilli olduğu, kooperatifin muhasebe kayıtlarına göre davaya konu konutla ilgili olarak devreden yada devralan sıfatıyla dava dışı ..., davalı ... ve davacı ... tarafından kooperatife yapılmış herhangi bir ödemeye rastlanılmadığı, davalı kooperatif üyelerinin yapmış olduğu toplam ödemelerin incelenmesinde muhasebe kayıtlarına göre kooperatifin kuruluşundan dava tarihine kadar tahsil edilmiş ortak ödemeler toplamının 10.299.105,16 TL olduğu, rapor eki mizanda 369 isim, 04.11.2018 tarihinde yapılmış olan genel kurul toplantı tutanağına göre ise 284 ortak mevcut olduğu, bu durumun istifa, devir ve ihraç gibi üye hareketlerinin kooperatifin muhasebe kayıtlarına eşzamanlı yansımamış olmasından kaynaklandığı, kooperatifin 284 üyesi bulunduğu varsayımına göre ortak başına düşen ortalama ödeme tutarı 36.264,00 TL, mizanda kayıtlı 369 pay üzerinden yapıldığında ise ortak başına ödenen tutarın ortalama 27.910.00 TL olduğu, davacının ortak olup olmadığının tespit edilebilmesi için öncelikle davalı ...'ın kooperatif ortağı olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, ...'dan Karşıyaka 4.Noterliği'nin 09.10.2012 tarih 35574 yev. nolu kooperatif hisse devir sözleşmesi ile davaya konu bağımsız bölümün davalı ... tarafından devir alınmış olduğu, bu devirin kooperatifin ..., ..., ... ve ... (Devreden ...'ın eşi) imzası ile alınan 46 nolu karar ile kabul edilerek ve ...'ın kooperatif üyeliğine karar verildiği, ...'ın 23.02.2012 tarihli ve 03.02.2013 tarihli genel kurullara davet edilmiş olduğu ve davacının eşi ... ile kooperatif arasında davaya konu dairenin kooperatife devri konusunda protokol yapıldığı, kooperatif kayıtları dikkate alındığında ...'ın (dolayısıyla ...'ın kooperatif ortağı olduğunun kabulünün yerinde olduğu görülmüştür.
Anayasa'nın 141/3. maddesi, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de, hükmün kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, (c) bendine göre, mahkeme kararlarında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, ve delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesi gereklidir. Mahkemece, davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte hangi gerekçelerle reddine karar verildiği açıklanmamış olup, gerekçesiz karar verilmesi Anayasa'nın 141. ve HMK'nın 297. maddesi hükmüne aykırılık oluşturmakla birlikte, adil yargılanma hakkına da aykırıdır. Bu şekilde gerekçesiz karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir.
Davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni bu nedenle yerinde görülmüştür.
Öte yandan Mahkemece kooperatif aleyhine kurulan hüküm açısından istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Yargıtay 23. HD'nin yerleşik uygulamalarında belirtildiği üzere;a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava tarihi itibariyle rayiç değeri hesaplanmalı, b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalı, c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalı, d-Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmeli, e-Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (d) maddesinde bulunan miktar (c) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır. (Yargıtay 23, H.D'nin 06.04.2016 tarih 2015/8106 E, 2016/2161 K sayılı kararı). Somut olayda, Mahkemece belirlenen tutarın bilirkişi raporunda bu ölçütler esas alınmak suretiyle hesaplanmaksızın karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davalı kooperatif vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi bu nedenle yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin ve davalı ... Kooperatifi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2.Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2021 tarih 2018/538 E. - 2021/425 K.sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.