Esas No
E. 2008/9866
Karar No
K. 2010/5011
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2008/9866 E.  ,  2010/5011 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 tarih ve 2008/14 - 2008/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı şirketlerin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere bir çok ülkede "yatırılan paraların karşılığında yüksek faiz verileceği, paraların istendiği an geri çekilebileceği" sözleri verilerek binlerce Türk vatandaşından bir anlamda mevduat topladığını, davalılar hakkındaki soruşturmalar sonrası mevduat toplama faaliyetini gizlemek amacı ile davalı tarafın para toplama anında verdikleri makbuzları geri alarak yerine "Ortaklık Durum Belgesi", "Ortaklık ve Hisse Senedi Takip Formu" başlıklı belge verdiğini, dini ve milli duyguları suistimal ederek paralarını geri isteyenlere iade etmediklerini, davacılardan alınan para karşılığı verilen makbuzun da davalılarca geri alınıp 09.03.2000 tarihinde "Ortaklık Durum Belgesi" adlı belge verildiğini, davacılar tarafından defalarca parasını istemelerine rağmen paranın iade edilmediğini ileri sürerek, davacıların davalı şirketlerde hukuka uygun surette kurulmuş bir ortaklığı bulunmadığının tespiti ile 79.815 DM (40.808,76 Euro) karşılığı 70.509,37 YTL'nın en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacıların davalı ... İnşaat Tarım A.Ş.'nde ortaklık payı olup, uyuşmazlığın ortaklık ilişkisinden kaynaklandığını, Konya Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacıların davalı ...Ş. ve ...'ın arasında bir hukuki ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl.Tic.A.Ş.'nin ortağı olarak göründüğü, ortakların şirkete karşı açacakları davalarda HUMK'nun 17. maddesi uyarınca şirket muamele merkezinin kesin yetkili olduğu, adı geçen şirket hakkındaki davada Konya mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...'ın diğer davalı ...Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olup davacılar ile doğrudan bir hukuki ilişki içinde bulunmadığı, davacılar ile davalı ...Ş.'nde ortak olmadığı ve bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği, kaldı ki Kombassan Holding A.Ş. ile davacılar arasında ortaklık ilişkisi bulunsa dahi TTK'nun 405. maddesine göre şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri sonucuna varılarak, davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic.A.Ş. yönünden mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, davalı ... hakkında davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve San. Tic. A.Ş. aleyhine açılan davada verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2.Mahkemece, davalı ... İnşaat Tarım ve San. Tic. A.Ş. yönünden yetkisizlik kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten de HUMK.’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirilip, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınarak, tüm davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı ... ve davalı .... yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

3.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin mahkemece verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... ve davalı ...Ş. yönünden yaptığı sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.405
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.