11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/12359 E. , 2011/4500 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.06.2009 tarih ve 2007/280-2009/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, “rekka” markasını 2003 yılından bu yana kullandığını, markanın tescili için 2003 yılında yaptığı başvurunun tescil harcının yatırılmaması nedeniyle tamamlanamadığını, 2004 yılında yaptığı başvurunun ise davalının “reka” markası gerekçe gösterilerek kısmen reddedildiğini; ancak, müvekkilinin, 556 sayılı KHK’nun 8/3. maddesine göre, tescil tarihinden önceki kullanımı nedeniyle marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, tescil öncesi kullandığı markayı piyasada tanınır hale getirdiğini ve işaretin müvekkili ile anıldığını, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu, gerçek hak sahibi olan müvekkili ile davalı markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işaret üstündeki öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu,davacının, işareti müvekkilinin tescil için başvuru tarihinden önce marka olarak kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan delillerin davalı tescilinden sonraki tarihlere ait olduğu, davalı tescilinden önce “rekka” ibaresinin davacı yanca markasal kullanımına ilişkin kanıt bulunmadığı ve davacının 556 sayıla KHK nnu 8/3. maddesi anlamında işaret üzerinde davalı tescilinden önceki kullanımı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.