Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/2975 E. , 2023/6924 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
DAVANIN KONUSU : Denetçi belgesi almak için yapmış olduğu başvurunun reddine dair Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ve davcı hakkında alınmış ve davacıya tebliğ edilmemiş tüm ret kararları ile bu işlemlerin dayanağı Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendinin, aynı maddenin beşinci fıkrasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve 15.07.2014 tarihinden dava sonuna kadar hesaplanacak olan mesleki iş kaybının, maddi ve manevi zararlarının faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin Anayasaya ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna aykırı olduğu, davaya konu işlemler nedeniyle çalışamadığından bahisle maddi ve manevi zarara uğradığı ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu işlemlerin üst hukuk normları ile hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tesis edildiğinden davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Davaların Açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; aynı Kanunun 15/1-d maddesinde ise;
14.maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği düzenlenmiştir
İdari yargılama usulünde geçerli olan re'sen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi, talep edilen tazminat miktarının da dava dilekçesinde yer alması yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde, davalı idare tarafından davacı hakkında alınmış ve davacıya tebliğ edilmemiş tüm ret kararları ile, davacıya 07.10.2022 tarihinde tebliğ edilen son ret kararının; Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendinin, aynı maddenin beşinci fıkrasının, devamında tüm maddenin iptaline; 15.07.2014 tarihinden dava sonuna kadar hesaplanacak olan mesleki iş kaybının, maddi ve manevi zararlarının faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir.
Dava dilekçesinin bu haliyle iptali istenen işlemler açısından belirsiz olduğu, tüm bireysel işlemlerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiği, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin tamamının mı yoksa ilgili Yönetmeliğin 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendinin ve beşinci fıkrasının mı iptalinin talep edildiği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, öte yandan maddi ve manevi tazminat miktarlarının da dilekçede yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; bu haliyle 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uyarlılık bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun yukarıda değinilen 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın bildirim tarihinden itibaren 30 gün içinde belirtilen eksikliklerin tamamlanarak, aynı Kanununun 3. maddesinde öngörülen biçimde düzenlenerek yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2.Yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3.Dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacılara gönderilmesine,
5.Yenileme dilekçesi ile dava açılması halinde davacıdan ayrıca harç alınmamasına, yeniden dava açılmaması halinde, davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin (kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcı hariç) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 27/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ADLİ YARDIM İSTEMİ HAKKINDA KARAR
Selami Karagöz tarafından, denetçi belgesi almak için yapmış olduğu başvurunun reddine dair Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlem ve davacı hakkında alınmış ve davacıya tebliğ edilmemiş tüm ret kararları ile bu işlemlerin dayanağı Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendinin, aynı maddenin beşinci fıkrasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve 15.07.2014 tarihinden dava sonuna kadar hesaplanacak olan mesleki iş kaybının, maddi ve manevi zararlarının faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesi istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı açılan davada, davacı tarafından adli yardım isteminde bulunulduğundan gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 4001 sayılı Kanun ile değişik 31. maddesinin 1. fıkrası ile adli yardım konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesinde, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, haklı oldukları yolunda kanaat uyandırmak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilecekleri hükmü yer almış olup, aynı Kanun'un 336. maddesinde ise adli yardım talebinde bulunan kişinin, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacı adına mahalle muhtarlığınca düzenlenen "fakirlik belgesinde", davacının fakir ve yardıma muhtaç olduğu, düzenli bir gelirinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu, bu haliyle adli yardım talebinin kabulü için gerekli olan şartların gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, görülmekte olan davada, davacının adli yardım talebinin kabulüne, dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere davacının ödemesi gereken yargılama giderlerinden muaf tutulmasına, yargılamanın devamına 27/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.