5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2023/7636 E. , 2024/1228 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, 1429 ada 23,26 ve 27 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu taşınmazlara fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, davaya konu taşınmazların geldisi olan kök 333 ada 2 parsel sayılı taşınmaza dair 1/1000 ölçekli uygulama imar planına istinaden işlem yapıldığını, taşınmazın bir kısmının yola terk edildiğini, kalan kısmının ise düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaksızın beş parsele ifraz edildiğini, 28.11.1985 tarihinde yapılan söz konusu yola terk ve ifraz işlemlerinin, taşınmaz malikinin talebi ve rızasına istinaden yapılan işlemler olduğunu, parsellerin tescil beyanında da o günkü tarihte malik olan Fikriye Karaberber'in imzasının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazların geldisi kök 333 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro parseli olarak tapuya bağ vasfıyla kayıtlı iken, Denizli Belediyesinin 28.11.2015 tarihli imar uygulaması ile 1.322,00 metrekaresinin yola terk edilip kalan kısmının ise ifraz edilerek parsellere ayrıldığı, yapılan imar uygulama işleminde taşınmazın o günkü maliki olan Fikriye Karaberber'in rızasının bulunduğu, gelinen aşamada davaya konu edilen 1429 ada 23 parselin pasife alınıp 1429 ada 26 parsel numarasını aldığı, 1429 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların her ikisinin üzerinde de bina bulunduğu, söz konusu taşınmazlara ne davalı idare tarafından ne de başkaca bir idare tarafından kamulaştırma dahilinde veya haricinde fiilen el koymanın söz konusu olmadığı, yola terki yapılan bölümün de imar uygulama işlemine dayalı olarak malikin rıza ve onayı ile gerçekleştiği, o günkü taşınmaz maliki Fikriye Karaberber'in işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının da eldeki dava açısından önem arz etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazlara yol geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığının sabit olduğunu, fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun davanın her aşamasında resen araştırılması gerektiğini, iddiaya konu belgedeki imzanın da malike ait olup olmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların kök parseli olan 333 ada 2 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulamalarının, yola terk ve parselasyon işlemlerinin ilgili kanun ve mevzuata uygun olarak yapıldığı ve yapılan uygulamalarda dönemin maliki Fikriye Karaberber'in onayı olduğu, taşınmazlara kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu taşınmazlara davalı idare tarafından fiilen el atılıp atılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16 ncı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.