Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/12254
Karar No
K. 2023/2886
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/12254 E.  ,  2023/2886 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2019/12254
Karar No: 2023/2886
DAVACI: ... Derneği
VEKİLLERİ: Av. ... , Av. ...
DAVALILAR: 1- ...
VEKİLİ: ...

2.... Bakanlığı

VEKİLİ: ...

DAVANIN_KONUSU : Davacı derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılmasına ilişkin 10/03/1956 tarih ve 6897 sayılı Bakanlar Kurulu kararının da yürürlükten kaldırılmasını içeren 18/10/2019 tarih ve 1666 sayılı Cumhurbaşkanı kararının davacı dernek ile ilgili kısmının iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı derneğin 1952 yılında kurulduğu ve 10/03/1956 tarih ve 6897 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışan dernek statüsünü kazandığı, dava konusu işlem ile kamu yararına çalışan dernek statüsünün kaldırıldığı; ancak bu statünün kaldırılması koşullarının oluşmadığı, dava konusu kararın 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 27. maddesine açıkça aykırı olduğu, derneğin yönetimi ile ilgili olarak dernek yönetim kurulu başkanı hakkında soruşturma açılmışsa da savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, yine izinsiz lokal açmak ve faaliyet göstermekten dolayı idari para cezası verilmişse de sulh ceza mahkemesince bu yaptırımın hukuka aykırı olduğuna kesin bir şekilde hükmedildiği, derneğin tüzüğüne uygun bir şekilde faaliyetine devam ettiği, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği savunulmaktadır. DAVALILARIN SAVUNMALARI :

Davalı Cumurbaşkanlığı tarafından, davacı derneğin kamu yararına çalışan dernek statüsünü sürdürüp sürdürmediğinin 2012 yılında Ankara Valiliğince, 2014 ve 2019 yıllarında ise İçişleri Bakanlığınca incelendiği, 2012 yılı içerisinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen raporda belirtilen hususlara istinaden, mevzuata aykırı işlemlerle ilgili olarak idari para cezası uygulandığı, ayrıca derneğin faaliyetleri ve gelir düzeyinin Dernekler Yönetmeliği’nin 49. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen düzey ve şartların altına düştüğü anlaşıldığından, Yönetmelik’te belirtilen şartların sağlanması ve sürdürülmesi için derneğe uyarıda bulunulduğu, 2014 yılı içerisinde yapılan denetim sonucunda; adli işlemler, idari işlemler ve ilgili mercilerce incelenmesi gereken konular olmak üzere üç ayrı rapor düzenlendiği, söz konusu raporlar doğrultusunda; adli işlemler yönünden, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (k) bentleri uyarınca dernek yöneticileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda Mahkemece sanıkların adli para cezaları ile cezalandırıldığı, ayrıca ileride bir daha suç işlemeyecekleri yönünde herhangi bir kanaat oluşmadığından kararda sanıklar lehine hafifletici bir unsura yer verilmediği, ilgili mercilerce incelenmesi gereken konular yönünden, vergi zayiatına sebep olunduğu değerlendirilen iş ve işlemlerin incelenmesi için Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına bildirimde bulunulduğu ve ilgili kurumca gerekli incelemelerin yapıldığı, idari işlemler yönünden ise idari para cezası uygulandığı, aynı raporda nihai değerlendirmesi İçişleri Bakanlığına ait olmak üzere, derneğin kamu yararına çalışan dernek olma koşullarını kaybettiği yönünde tespit ve kanaate yer verildiği, son olarak 2019 yılı içerisinde yapılan denetim sonucunda ise adli ve idari işlemleri içeren iki ayrı rapor düzenlendiği, adli işlemler yönünden 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32. maddesinin 1. fıkrasının (d), (f) ve (k) bentleri uyarınca davacı dernek başkanı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Başsavcılıkça yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi üzerine eksik ve hatalı incelemeye dayandığı değerlendirilen savcılık kararının kaldırılması için Ankara Valiliği tarafından nöbetçi sulh ceza hâkimliğine itiraz edildiği, idari işlemler yönünden ise mevzuata aykırı olduğu tespit edilen hususlarla ilgili olarak idari para cezaları uygulandığı, idari para cezalarından 5.429,00 TL’lik cezanın herhangi bir itiraz olmaksızın kesinleştiği, izinsiz lokal faaliyetine ilişkin uygulanan 1.294,00 TL cezanın ise dernek başkanının itirazı üzerine Mahkemece kaldırıldığı, Dernekler Yönetmeliği’nin 49. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, derneğin gerçekleştirdiği faaliyetlerin üyeleri haricinde yerel ve ulusal düzeyde toplumun ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çözümler üretecek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olması; (d) bendinde ise yıl içinde elde edilen gelirin en az yarısının bu amaçlar için harcanması gerektiğinin kural altına alındığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacı derneğin kamu yararına çalışan dernek olma statüsü için gerekli olan koşulları sağlayamadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından (diğer davalı Cumhurbaşkanlığının savunmasında yer alan ifadelere ek olarak), davacı derneğin gerçekleştirdiği faaliyetlerin dernekçe; “Derneğimiz 01.01.2016 tarihinden itibaren her yıl 24 Şubat’ta Trabzon tarihinin anlam ve önemini belirten konuşmaların yapıldığı Trabzon günlerini Ankara’da bulunan diğer Trabzonlu vakıf ve derneklerle iş birliği içerisinde gerçekleştirmektedir.” olarak gösterildiği, derneğin bu faaliyetinin mevzuat uyarınca topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olmadığı, bunun dışında derneğin herhangi bir faaliyetinin olmadığı, Dernekler Yönetmeliği’nin 49. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde belirtildiği üzere kamu yararına çalışan derneklerden sayılmak için gerekli koşullardan birisinin de derneğin yıl içinde elde ettiği gelirin en az yarısının, amacı ve gerçekleştirdiği faaliyetlerinin üyelerinin dışında yerel veya ulusal düzeyde toplumun ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çözümler üretecek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlamaya yönelik harcanması olduğu, davacı derneğin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında kamu yararına herhangi bir harcamasının bulunmadığı, derneğin son üç yıl içerisinde ilgili Yönetmelik hükmü gereğince yaptığı bir harcamanın olmadığı, dolayısıyla (d) bendindeki koşulu sağlayamadığı, Dernek Tüzüğü'nün 2. maddesinde; “memleketin ve bilhassa Trabzon ilinin, kültürel ve iktisadi kalkınması ve imari için neler yapmak lazım geldiğini incelemek ve araştırmak ve kalkınmaya yardım etmek amacıyla 06.02.1952 tarihinde kurulmuştur. Dernek siyaset ile uğraşmaz.” denildiği, derneğin daire niteliğinde altı adet taşınmazı bulunduğu, 2016 ve 2017 yıllarındaki toplam gelirin bir kısmının dairelerden birisinin kiralanmasından ve kalanının da diğer gelirlerden oluştuğu, 2018 ve 2019 yıllarında ise yalnızca diğer gelirlerin olduğu, derneğin altı adet taşınmazı bulunsa da bunların gelir getirici şekilde kullanılamadığı, kamu yararına çalışsın ya da çalışmasın tüm derneklerin kaynaklarını etkin bir şekilde kullanması gerektiği, davacı derneğe diğer derneklerden farklı olarak kamu yararına çalışma niteliği verilmesine rağmen; mal varlığını artırması ve elde ettiği parayı amaçları doğrultusunda harcaması gerekirken, dernek taşınmaz mallarının dahi etkin bir şekilde kullanılmadığı ve yıllık geliri için amacını gerçekleştirmekten çok uzak kaldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dernekler Kanunu ve Dernekler Yönetmeliği'ne uygun bir şekilde yapılan denetimler sonucunda ortaya konulan tespitler uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ...

DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı Derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılmasına dair Bakanlar Kurulu'nun 10/03/1956 tarihli, 6897 sayılı kararının davacı yönünden yürürlükten kaldırılmasına ilişin Cumhurbaşkanlığının 18/10/2019 tarihli, 1666 sayılı kararının davacı yönünden iptali istemiyle açılmıştır. 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 'Kamu yararına çalışan dernekler' başlıklı 27. maddesinde: "Kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanı kararıyla tespit edilir. Bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için, en az bir yıldan beri faaliyette bulunması ve derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması şarttır./Kamu yararına çalışan dernek statüsünün kazanılması, kaybedilmesi ve gerekli belgeler ile diğer esas ve usuller yönetmelikte düzenlenir./Kamu yararına çalışan dernekler en az iki yılda bir denetlenir. Yapılan denetimler sonucunda düzenlenen raporlar üzerine, kamu yararına çalışan derneklerin organlarında görev alan üyeler veya ilgili personel, hapis cezası verilmesini gerektiren suçların işlendiğinin tespit edilmesi halinde, geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanınca görevden uzaklaştırılabilir./Dernek merkezinin bulunduğu ilin valisi, görevden uzaklaştırılma kararının derneğe bildirilmesiyle eş zamanlı olarak, görevden uzaklaştırılan organların yerlerine; Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre dernek merkezinin bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden kayyım atanmasını ister. Mahkeme bir hafta içinde, öncelikle dernek üyeleri arasından görevden uzaklaştırılanların sayısı kadar kayyım atanmasına karar verir ve bu kararda kayyımın görev ve yetkileri ile dernek tarafından kayyıma verilecek ücret de belirtilir. Kayyımın görevi dava sonucu verilen hüküm kesinleşinceye kadar devam eder. Çeşitli nedenlerle boşalan bu kayyımların yerine, aynı usûlle yeni kayyım atanır./Kamu yararına çalıştıklarına karar verilen dernekler, denetimler sonunda bu niteliklerini kaybettikleri tespit edilirse, birinci fıkrada öngörülen usulle haklarında alınan kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararı kaldırılır." kuralına yer almaktadır.

Dernekler Yönetmeliği'nin 'Kamu yararı için aranacak şartlar' başlıklı 49. maddesinde; "Kamu yararına çalışan derneklerden sayılmak için derneğin; a) En az bir yıldan beri faaliyette bulunması, b) Son bir yıl içindeki, (Değişik ibare: RG-9/7/2020-31180) 200.000 Türk Lirasını (Değişiklik öncesi ibaredeki miktar; 2005 yılı için belirlenen tutar olan 50.000.-YTL’sını) geçen alım ve satım işlemlerinin rekabet koşullarına uygun yapılması, c) Amacı ve gerçekleştirdiği faaliyetlerin, üyelerinin dışında (Değişik ibare: RG-9/7/2020-31180) yerel, ulusal veya uluslararası (değişiklik öncesi ibare; yerel veya ulusal) düzeyde toplumun ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çözümler üretecek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olması, d) Yıl içinde elde ettiği gelirin en az yarısının bu amaçla harcanması, e) Sahip olduğu mal varlığının ve yıllık gelirinin tüzüğünde belirtilen amacı gerçekleştirecek düzeyde olması gerekir./Bu durum, Bakanlık dernekler denetçileri tarafından düzenlenen rapor ile tespit ettirilebilir. Bu nitelikleri taşımadığı tespit edilen dernekler, kamu yararı kararı için, bu tespitin yapıldığı tarihten itibaren üç yıl geçmeden önce yeniden başvuramaz." kuralı bulunmaktadır.

Yönetmeliğin 'Kamu yararına çalışan dernek statüsünün kaybedilmesi' başlıklı 52. maddesinde ise: "Kamu yararına çalışan derneklerin, denetimler sonunda bu niteliklerini kaybettiği anlaşılırsa; (Ek ibare:RG-9/7/2020-31180) Hazine ve Maliye Bakanlığının (Değişiklik öncesi ibare; Maliye Bakanlığının) ve varsa ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve (Değişik ibare: RG-9/7/2020-31180) Cumhurbaşkanı (Değişiklik öncesi ibare; Bakanlar Kurulu) kararıyla haklarında alınan kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararı iptal edilir. Sonuç, Bakanlıkça ilgili valiliğe bildirilir ve valilik tarafından da ilgili derneğe (Değişik ibare: RG-9/7/2020-31180) tebliğ edilir (Değişiklik öncesi ibare; bilgi verilir)." kuralına yerverilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; 1952 yılında Ankara ilinde kurulan davacı Derneğe 1956 yılında kamu yararına çalışan dernek statüsünün verildiği, bu statü doğrultusunda faaliyetine devam edip etmediği hususunun Ankara Valiliğince 2012 yılında, İçişleri Bakanlığı tarafından ise 2014 ve 2019 yıllarında olmak üzere üç kez denetlendiği, İlk Denetimde; mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle dernek adına idari para cezası verildiği, derneğin faaliyetleri ve gelir düzeyinin Dernekler Yönetmeliği'nin 49. maddesinin (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen düzey ve şartların altına düştüğü anlaşıldığından bahisle yönetmelikte belirtilen söz konusu şartların sağlanması ve sürdürülmesi konusunda derneğe yazılı uyarıda bulunulduğu, İkincisi, İçişleri Bakanlığınca yapılan denetim sonucunda; adli işlemler, idari işlemler ve ilgili mercilerce incelenmesi gereken konular olmak üzere üç ayrı rapor düzenlendiği, Adli işlemler yönünden 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/d ve 32/k maddeleri uyarınca dernek yöneticileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Başsavcılıkça ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas numarasında açılan dava sonucunda sanıklar adına adli para cezası verildiği, İlgili mercilerce incelenmesi gereken konular yönünden vergi kaybına yol açıldığı değerlendirilen iş ve işlemler için Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına bildirimde bulunulduğu, İdari işlemler yönünden de, mevzuata aykırılığı tespit edilen hususlarla ilgili olarak idari para cezası uygulandığı, derneğin kamu yararına çalışan dernek olma koşullarını kaybettiği yönünden tespit ve kanaate varıldığının belirtildiği, Üçüncüsü olan 2019 yılı içerisinde İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan denetim sonucunda ise; adli işlemler ve idari işlemler olmak üzere iki ayrı rapor düzenlendiği, Adli işlemler yönünden 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/d ve 32/k maddeleri uyarınca dernek yöneticisi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Başsavcılıkça kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, İdari işlemler yönünden ise, mevzuata aykırılığı tespit edilen hususlarla ilgili olarak idari para cezası uygulandığı ve uyarıların yapıldığı, usulsüz defter ve belgelere ilişkin uygulanan idari para cezasının itiraz edilmeden kesinleştiği, izinsiz lokal faaliyetine ilişkin uygulanan para cezasının ... Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kaldırıldığı; denetim raporunda yapılacak iş ve işlemlere ilişkin olarak, derneğin faaliyetlerinin toplumsal gelişmeye herhangi bir katkısının olmadığı, elde edilen gelirin en az yarısının toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak şekilde harcanmadığı tespitlerinden hareketle kamu yararına çalışan dernek dernek olma koşullarını kaybettiği, bu konunun İçişleri Bakanlığınca değerlendirilmesi gerektiği yönünden sonuç ve kanaate yer verildiği, Derneğin daire şeklinde 6 adet taşınmazının bulunduğu, 2016 yılındaki 8.064,50 TL toplam gelirinin 6.300,00 TL'lık kısmını kira gelirinin oluşturduğu, 2017 yılında 6.300,00 TL gelir kaydının bir adet dairenin kirasından elde edildiği, 2018 yılındaki toplam gelirlerinin diğer gelirlerden kaynaklandığı ve 5.504,00 TL olduğu, 2019 yılında 2.891,70 TL olarak gerçekleşen toplam gelirlerinin diğer gelirler kaynaklandığı, dernek taşınmazlarının gelir getirmek amacıyla kullanılmadığı, Derneğin son üç yılda yerel ve ulusal düzeyde toplumsal ihtiyaç ve sorunlara ilişkin çözümler üretmek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlamak maksadıyla yaptığı bir harcamanın olmadığının yine anılan denetim raporunda ifade edildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, son üç yılda azalan gelirleri ile mal varlığının kamu yararına çalışan derneğin amacını gerçekleştirecek nitelikten ve miktardan uzak olduğu gibi bu dönemde Dernekçe yerel ve ulusal düzeyde toplumsal ihtiyaç ve sorunlara ilişkin çözümler üretmek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlamak amacıyla herhangi bir harcama da yapılmadığı, 2014 ve 2019 yıllarında düzenlenen raporlarda, davacı Derneğin, kamu yararına çalışan derneğe tanınan statünün gereği ve sorumluluğu yerine getirmediği, iş ve işlemlerinde gereken dikkat ve özenin göstermediği, kamu yararı statüsünü kazanmak için gerekli olan şartları kaybetmesi görülmesi karşısında, dava konusu işlemle davacı Derneğin kamu yararına çalışan dernek sayılmasına dair Bakanlar Kurulu kararının yürürlükten kaldırılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/05/2023 tarihinde, davacıyı temsilen Av. ... 'in geldiği, davalı Cumhurbaşkanlığını temsilen Av. ... 'in geldiği, davalı İçişleri Bakanlığını temsilen gelen olmadığı, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan taraflara usûlüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır olan taraflara son kez söz verilip duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 06/02/1952 tarihinde kurulan davacı ... Derneği, Bakanlar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernek statüsü kazanmıştır. Dernek Tüzüğü'nün "Derneğin amacı ile çalışma konuları ve biçimleri" başlıklı 2. maddesinde, derneğin kuruluş amacına ve faaliyet alanlarına yer verilmiştir. 18/10/2019 tarih ve 1666 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca ekli listede adları yazılı derneklerin, kamu yararına çalışan derneklerden sayılmalarına ilişkin aynı listede tarih ve sayıları belirtilen Bakanlar Kurulu kararlarının yürürlükten kaldırılmasına karar verilmiştir.

Anılan kararın eki olan listede, ... kütük numaralı davacı ... Derneğinin, kamu yararına çalışan derneklerden sayılmasına ilişkin Bakanlar Kurulunun 10/03/1956 tarih ve 6897 sayılı kararı da yer almıştır. Bunun üzerine, davacı dernek tarafından, 18/10/2019 tarih ve 1666 sayılı Cumhurbaşkanı kararının kendisine yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 23/11/2004 tarih ve 25649 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5352 sayılı Dernekler Kanunu'nun "Kamu yararına çalışan dernekler" başlıklı 27. maddesinde, "Kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanı kararıyla tespit edilir. Bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için, en az bir yıldan beri faaliyette bulunması ve derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması şarttır. Kamu yararına çalışan dernek statüsünün kazanılması, kaybedilmesi ve gerekli belgeler ile diğer esas ve usuller yönetmelikte düzenlenir. Kamu yararına çalışan dernekler en az iki yılda bir denetlenir... ... Kamu yararına çalıştıklarına karar verilen dernekler, denetimler sonunda bu niteliklerini kaybettikleri tespit edilirse, birinci fıkrada öngörülen usulle haklarında alınan kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararı kaldırılır. ..." hükmüne; "Ceza hükümleri" başlıklı değişik 32. maddesinde, "Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlara uygulanacak cezalar aşağıdaki şekildedir: …

d)Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması halinde dernek yöneticilerine ve defterleri tutmakla sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. …

f)Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir. …

k)9 ve 19 uncu maddelerinin üçüncü fıkralarındaki zorunluluğa uymayanlar ile tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hâle gelmesi veya kaybolması hâlinde, öğrenme tarihinden itibaren on beş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 21 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki yükümlülüklere aykırı hareket edenlere beş bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir. ..." hükmüne yer verilmiştir. 31/03/2005 tarih ve 25772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Dernekler Yönetmeliği'nde dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra 09/07/2020 tarihinde değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler özellikle, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine uyum sağlanmasına yönelik değişiklikler içermektedir. Değişiklik öncesi ve sonrasındaki Yönetmelik metinleri bir arada değerlendirildiğinde, bu durum; dava konusu uyuşmazlığın esası bakımından, tarafların lehine ya da aleyhine bir sonuç doğurmadığından, aşağıda Yönetmelik'in son hâline yer verilmiştir. Dernekler Yönetmeliği'nin "Kamu yararına çalışan dernek sayılma" başlıklı 48. maddesinde, "Kamu yararına çalışan dernekler, Hazine ve Maliye Bakanlığının ve varsa ilgili bakanlıkların görüşü üzerine, Bakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanı kararıyla tespit edilir." düzenlemesine; "Kamu yararı için aranacak şartlar" başlıklı 49. maddesinde, "Kamu yararına çalışan derneklerden sayılmak için derneğin;

a)En az bir yıldan beri faaliyette bulunması,

b)Son bir yıl içindeki, 200.000 Türk Lirasını geçen alım ve satım işlemlerinin rekabet koşullarına uygun yapılması,

c)Amacı ve gerçekleştirdiği faaliyetlerin, üyelerinin dışında yerel, ulusal veya uluslararası düzeyde toplumun ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çözümler üretecek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olması,

d)Yıl içinde elde ettiği gelirin en az yarısının bu amaçla harcanması,

e)Sahip olduğu mal varlığının ve yıllık gelirinin tüzüğünde belirtilen amacı gerçekleştirecek düzeyde olması gerekir. Bu durum, Bakanlık dernekler denetçileri tarafından düzenlenen rapor ile tespit ettirilebilir. Bu nitelikleri taşımadığı tespit edilen dernekler, kamu yararı kararı için, bu tespitin yapıldığı tarihten itibaren üç yıl geçmeden önce yeniden başvuramaz." düzenlemesine; "Kamu yararına çalışan dernek statüsünün kaybedilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise "Kamu yararına çalışan derneklerin, denetimler sonunda bu niteliklerini kaybettiği anlaşılırsa; Hazine ve Maliye Bakanlığının ve varsa ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanı kararıyla haklarında alınan kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararı iptal edilir. Sonuç, Bakanlıkça ilgili valiliğe bildirilir ve valilik tarafından da ilgili derneğe tebliğ edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava Konusu Karar'ın Davacı Dernek Yönünden İncelenmesi:

Dernekler Kanunu dayanak alınarak hazırlanan Dernekler Yönetmeliği uyarınca bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılmasına ya da mevcut kamu yararına çalışan dernek statüsünün sonlandırılmasına yönelik kararların; Hazine ve Maliye Bakanlığının ve varsa ilgili bakanlıkların görüşü üzerine, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Cumhurbaşkanı kararı ile alınacağı anlaşılmaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta da İçişleri Bakanlığınca ve Ankara Valiliğince yapılan denetimler sonucunda İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile davacı derneğin kamu yararına sayılan derneklerden sayılmasına yönelik Bakanlar Kurulu kararının yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşüne yönelik bir bilgi ve belge dosyaya sunulmamışsa da davacı derneğin hesap hareketlerine (mal varlığı ile gelir ve giderlerine) yönelik taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, buna yönelik bilgi ve belgelerin de davalı idarelerce paylaşıldığı dikkate alındığında, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünün alınmamış olmasının tek başına dava konusu işlemi sakatlamadığı sonucuna varılmaktadır.

Dernekler Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrasında, kamu yararına çalışan derneklerden sayılmak için gerekli nitelikler sayılmış; 52. maddesinde ise denetimler sonucunda bu niteliklerin kaybedildiği anlaşılırsa, dernek hakkındaki kamu yararına çalışan derneklerden sayılma kararının iptal edileceği kurala bağlanmıştır.

Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığınca 2012, 2014 ve 2019 yıllarında yapılan denetimler sonucunda, derneğin bu statüsünü kaybetmesine gerekçe olarak Yönetmelik'in 49. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d) ve (e) bentleri gösterilmiştir. Söz konusu (c) bendinde, "amacı ve gerçekleştirdiği faaliyetlerin, üyelerinin dışında yerel, ulusal veya uluslararası düzeyde toplumun ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çözümler üretecek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olması" koşuluna yer verilmiş, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte anılan bentte "uluslararası düzeyde" kısmı yer almamıştır. Fıkranın (d) bendinde, "yıl içinde elde ettiği gelirin en az yarısının bu amaçla harcanması" koşuluna; (e) bendinde ise, "sahip olduğu mal varlığının ve yıllık gelirinin tüzüğünde belirtilen amacı gerçekleştirecek düzeyde olması" koşuluna yer verilmiştir.

Yapılan denetimler sonucunda ortaya konulan tespitler incelendiğinde, 2016 yılından itibaren her yıl "Trabzon tarihinin anlam ve önemini belirten konuşmaların yapıldığı Trabzon günlerini Ankara’da bulunan diğer Trabzonlu vakıf ve derneklerle işbirliği içerisinde gerçekleştirme" dışında herhangi bir faaliyette bulunmayan, bir başka anlatımla, Trabzon ve Trabzonlulara yönelik çalışmalar içinde bulunan davacı derneğin, söz konusu amacının ve yılda bir gerçekleştirdiği buluşma faaliyetlerinin, üyelerinin dışında yerel veya ulusal düzeyde toplumun ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çözümler üretecek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olmadığı, derneğe ait birkaç gelir getirici kaynağın etkin bir şekilde kullanılamadığı ve 2016-2019 yılları arasında yıllık gelir miktarının derneğin amacını gerçekleştirecek düzeyde bulunmadığı gibi söz konusu yıllarda kamu yararına herhangi bir harcama da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Derneğin bu hâli ile kamu yararına çalışan dernek statüsünün gerektirdiği niteliklere sahip olmadığı dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın davacı derneğe yönelik kısmında hukuka ve derneklere ilişkin mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Öte yandan, Dernekler Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d) ve (e) bentlerinde aranılan nitelikleri taşımadığı sabit olan davacı derneğin yönetimi ile ilgili tespitler sonucunda açılan soruşturmaların ya da düzenlenen idari para cezalarının bir kısmının davacı dernek yöneticilerinin lehine sonuçlanması; mevcut veriler çerçevesinde, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunu etkiler nitelikte görülmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığını temsilen duruşmaya gelen olmadığı gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ücretin yarısına karşılık gelen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı İçişleri Bakanlığına verilmesine,

4.Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının duruşmada temsil edildiği gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL'den diğer davalı İçişleri Bakanlığı lehine hükmedilen ... TL'nin çıkartılması sonucunda kalan ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Cumhurbaşkanlığına verilmesine,

5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog