Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/806 E. , 2023/2729 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, … Gümrük Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem ile bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Bölge Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2019 tarih ve E:2016/2665, K:2019/9909 sayılı bozma kararına uyularak, soruşturma raporu ve ekinde yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, davacı tarafından, şifresinin başkaları tarafından kullanılmış olabileceği, beyannamelerin onaylandığı serviste hiç çalışmadığı, zaman zaman bilgisayarına mesaj geldiği ve gelen mesaj içeriğinden bilgisayarın uzaktan kullanılma ihtimalinin söz konusu olabileceği ileri sürülmekle birlikte, davacının şifresinin başka bir servisin konusuna giren işlemlerde de kullanılabilmesi, uzak masa üstü ile bir kullanıcı oturum açtığında başka bir kullanıcının Bilge hesabı üzerinden işlem yapmasının teknik olarak imkansız olması, işlem dosyasında bilgisayarına uzaktan bağlantı sağlandığına delil olarak sunulan ekran görüntülerinin, aynı bilgisayarın ortak kullanılmasından kaynaklı, arka planda başka kullanıcılara ait askıda (açık) oturumlar olması ve bu kullanıcıların veri kaybına uğramaması için alınan genel bir uyarı mesajı olduğunun belirlenmesi, ayrıca şifresinin başka personel tarafından bilinmesi ve sisteme erişilmesi halinin de davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmaması hususları dikkate alındığında, davacı açısından üzerine atılı "Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışta bulunmak" fiilinin sübuta erdiği, uygulanan cezanın fiil ile uyumlu olduğu ve fiil ile ceza arasında orantılılık ilkesine de dikkat edildiği sonucuna varıldığından, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şifresinin başkaları tarafından kullanılmış olabileceği, yapılan soruşturmada hangi bilgisayardan kimlerin kullandığı tespit edilebilecek iken bu hususta bir incelemenin yapılmadığı, zaman zaman bilgisayarına mesaj geldiği ve gelen mesaj içeriğinden bilgisayarın uzaktan kullanılma ihtimalinin söz konusu olabileceği ve bahsedilen şirket yetkililerini tanımadığı gibi işlemlerden sorumlu serviste de görevli olmadığı, adli yargı aşaması araştırılmadan karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İşlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, ... Gümrük Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, kendisine gizli olarak ve taahhütname ile verilen "Bilge" sistemi giriş şifresi kullanılarak ... Gümrük Müdürlüğünde dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithalatı yapılan toplam 15 adet beyanname muhteviyatı kumaş cinsi eşyaların ithalatında, ithalat yapan firmalar tarafından Saymanlık Müdürlüğüne teminat mektubu verilmediği halde, teminat mektubu Saymanlık Müdürlüğünde işlem görmüş gibi düzenlenen alındı belgelerinin numaralarının Merkezi Bilgi Sisteminin muhasebe ekranına girildiği ve teminat mektubu verilmiş gibi gösterildiği, bu sayede eşyaların ithal edildiği, kaçakçılık suçuna ve vergi kaybı yoluyla kamu zararına neden olunduğunun tespit edildiği, hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışta bulunduğu ve Devleti zarara uğrattığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasının teklif edilmesi üzerine, anılan teklif doğrultusunda tesis edilen cezanın ve bu cezaya karşı yapılan itirazın reddi işlemlerinin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin amiri ve disiplin cezaları" başlıklı 124. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendinde, "Hizmet içinde Devlet Memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışta bulunmak." fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış;
131.maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması cezayı veren disiplin amirlerinin olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkündür.
Yukarıda yer verilen kurallara göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli yasal süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve kesin delillerle, şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Suçun sübut bulup bulmadığının Mahkemece tespiti aşamasında ise; öncelikle disiplin cezasına konu edilen eylemde kamu görevlisine atfedilebilir bir kusurun olup olmadığının, kesin ve kabul edilebilir gerekçelerle ortaya konulması gerekmektedir.
İdare Mahkemesince maddi olayın açıklığa kavuşturulması için yapılacak hukuki denetimin, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, dava dosyasında bulunan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan soruşturma raporu ile soruşturma raporuna ekli bilgi, belgeler ve alınan ifadeler doğrultusunda yapılması gerekmekle birlikte, re'sen araştırma yetkisi kapsamında, ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen ceza mahkemesi kararı ile bu karardaki tespitlerin kullanılması ve disiplin soruşturma raporu ile ilgili yapılan inceleme neticesinde disiplin suçuna konu fiil ya da fiillerin sübuta erip ermediğinin tespitine yönelik olarak ilave gerekçe olacak şekilde hükme esas alınması gerektiği de açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına sebep gösterilen işlemlerin uzaktan bağlantı yoluyla yapılıp yapılmadığının tespit edilip edilemeyeceği ve uzaktan bağlantı söz konusu ise bu bağlantının hangi bilgisayar ve kişiler tarafından yapıldığının tespitinin mümkün olup olmadığı konularında yeterli araştırma yapılmadan, ithalat yapan firmalar tarafından Saymanlık Müdürlüğüne teminat mektubu verilmediği halde, teminat mektubu Saymanlık Müdürlüğü'nde işlem görmüş gibi düzenlenen alındı belgelerinin Merkezi Bilgi Sisteminin muhasebe ekranına giriş işlemlerini yapan memur tarafından sahteliğinin anlaşılıp anlaşılmayacağı hususu araştırılmadan ve dava konusu uyuşmazlığa esas fiil nedeniyle davacı hakkında adli yargıda yapılan tahkikatın sonucu araştırılmadan karar verildiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulduğu, bozma kararı üzerine Mahkemece yapılan inceleme sonucu teknik bilgi gerektiren ve sorumluluğun tespiti açısından doğrudan ceza yargılaması ile bağlantılı olan bir konuda ayrıca bir araştırma yapılmadan ve ceza mahkemesi sonucu beklenilmeden davalı idarenin kesin olmayan tespitlerine dayanarak bir karar verildiği, öte yandan, davalı idarenin mahkemenin ara kararına istinaden sunduğu dilekçede, uzak masaüstü bilgisayar ile başka bir kullanıcının BİLGE hesabı üzerinden işlem yapılmasının imkansız olduğunun belirtilmesine karşın kurum içinde ortak ağa dahil bir bilgisayardan işlem yapılıp yapılmayacağı yönünde net ve kabul edilebilir bir açıklama yapılamadığı, soruşturma ve yargılama sürecinde sunulan belgelerde ise, anılan işlemlerin hangi bilgisayar İ.P. adresi üzerinden hangi tarih ve saatte sisteme girildiğinin ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen ya da tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak" suçundan hakkında açılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin … sayılı dosyasında yargılamanın halen devam ettiği görülmüştür.
Bu durumda; dava konusu edilen disiplin cezasına konu eylemin niteliği gereği teknik bilgi gerektirdiği, adli yargı aşamasındaki bilirkişi raporlarının davacının kusurunun tespiti açısından önem taşıdığı da göz önüne alındığında, söz konusu ceza davasının sonucunun İdare Mahkemesince araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.