Esas No
E. 2014/7222
Karar No
K. 2014/14813
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2014/7222 E.  ,  2014/14813 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/11/2013

NUMARASI : 2013/259-2013/556

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2013/259-2013/556 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %49 hisseli ortağı olduğunu, diğer davalı H.. U..'ın da %51 hisseli ortak olduğunu, müvekkilince diğer davalıya 12.10.2010 tarihinde genel vekaletname verildiğini, ancak davalının aldığı vekaletnameyi kötüye kullanarak şirketi borçlandırdığını, bu nedenle müvekkilinin davalıyı vekillikten azlettiğini, davalının bu eylemleri nedeniyle şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesi için dava açtığını, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/154 esas sayılı dava dosyasında şirketin feshi ve tasfiyesine karar verildiğini verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığını, tasfiye işleminin uzun süre alması davalının sürekli şirketi borçlandırması ve Maliye Bakanlığı'nın tebliği uyarınca tasfiye edilen şirketin yeniden faal hale getirilmesinin mümkün bulunması karşısında müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesinin uygun olduğunu ileri sürerek 14.4.2011 tarihi itibariyle müvekkilinin haklı sebebe binaen davalı şirketin ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiş duruşmalara iştirak etmemiştir

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından açılan dava neticesinde şirketin feshine ve tasfiyesine karar verildiği, mahkemece atanan tasfiye memurunca tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava; haklı sebebe binaen davacının liınited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nın 638/2. maddesinde her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesi için dava açabileceği, aynı yasanın 636. maddesinde haklı sebeplere binaen şirket ortağı ya da ortaklarınca açılacak şirketin feshine ilişkin dava sonucunda fesih kararı verilmesinin şirketin sona ermesi sebeplerinden biri olduğu, sona ermenin sonuçlarına ilişkin anonim şirketler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

636.maddenin yollamada bulunduğu 533. maddede ise sona eren şirketin tasfiye haline gireceği, tasfiye hâlindeki şirketin, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini koruyacağı ve ticaret unvanını "tasfiye hâlinde" ibaresi eklenmiş olarak kullanacağı, bu hâlde organlarının yetkilerinin TTK'nın 540. ve devamındaki maddelerde açıklanan tasfiye amacıyla sınırlı olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamında karara gerekçe olarak gösterilen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/154 esas sayılı dava dosyasının kesinleştiğine ve bu kararla atanan tasfiye memurunun göreve başlayıp şirketin tasfiye halinde bulunduğuna dair bir belge bulunmamaktadır. Yine dosyada mevcut Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6.6.2013 tarihli yazısından da davacının ortaklıktan çıkarılmayı istediği şirketin halen faal olduğu ve ticaret unvanına "tasfiye halinde" ibaresinin eklenilmediği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hususlar karşısında dava konusu şirketin fesih kararının kesinleşip kesinleşmediği ve kesinleşmişse tasfiye halinde olup olmadığı araştırılmadan eksik incele ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu gerekçeyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.638/2 K6102 md.638/2 TTK md.540
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.