5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2023/8784 E. , 2024/2752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet; Kocaeli ili, Çayırova ilçesi, ... Mahallesi 9619 ve 9668 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 9668 parsel sayılı 298 m²lik taşınmazın 15,75 m²lik kısmının 17.03.1987 tarihli ve 1987/67 sayılı kamu yararına kararına istinaden, 282,25 m²lik kısmının 01.05.1989 tarihli ve 1989/90 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırma sahası içerisine alındığını, taşınmazın 15,75 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin malike ödenerek 14.11.1989 tarihli 5298 yevmiye numaralı işlemle sicilinden yola terkin edildiğini, dava konusu 9619 parsel sayılı 263 m² yüzölçümlü taşınmazın 115 m²lik kısmının 17.03.1987 tarihli ve 1987/67 sayılı kamu yararı kararına istinaden, 148 m²lik kısmının 01.05.1989 tarihli ve 1989/90 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırma sahalarının içerisine alındığını, taşınmazın 115 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin taşınmaz malikine ödenerek 14.11.1989 tarihli ve 5298 yevmiye numaralı işlemle sicilinden yola terkin edildiğini, müvekkili kurum tarafından dava konusu taşınmazların hak sahiplerine kamulaştırma bedellerinin ödenmiş olduğunu ve tescil işleminin yapılmış olduğunu belirterek, mükerrer ödemeye neden olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından usulüne uygun olarak yapılan kamulaştırma işlemi sonucunda dava konusu taşınmazların bedelinin hak sahiplerine ödendiğini, mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğinden dolayı eldeki davanın reddi gerektiğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal alınan taşınmaz satışının eski tarihli olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaz için %45 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerekirken %35 oranında kesinti yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 9668 parsel sayılı taşınmazın 15,75 m²lik kısmının davalı idare tarafından 17.03.1987 tarih ve 1987/67 sayılı kamu yararı kararı ile kamulaştırıldığı, bu kısmın bedelinin malike ödendiği ve yola terkin edildiği, 9668 parsel sayılı taşınmazın 282,25 m²lik kısmının ise davalı idare tarafından daha sonra 01.05.1989 tarih ve 1989/90 sayılı kamu yararı kararı ile kamulaştırıldığı, bu kısmın bedelinin malike ödendiğinin idare tarafından iddia ve ispat edilemediği, 9619 parsel sayılı taşınmazın 115 m²lik kısmının davalı idare tarafından 17.03.1987 tarih ve 1987/67 sayılı kamu yararı kararı ile kamulaştırıldığı, bu kısmın bedelinin malike ödendiği ve yola terkin edildiği, 9619 parsel sayılı taşınmazın 148 m²lik kısmının ise davalı idare tarafından daha sonra 01.05.1989 tarih ve 1989/90 sayılı kamu yararı kararı ile kamulaştırıldığı, bu kısmın bedelinin malike ödendiğinin idare tarafından iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla 9668 parsel sayılı taşınmazın 282,25 m²lik kısmı ve 9619 parsel sayılı taşınmazın 148 m²lik kısmı yönünden davacıya yapılan usulüne uygun bir noter tebligatı bulunmadığı gibi kamulaştırma bedelinin davacıya ödendiği hususunun iddia ve ispat edilmediği, davacının (bedeli ödenip terkin edilen kısım dışındaki) bu kısımlar yönünden el atma bedeli talep ettiği, dolayısıyla dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırılmasız el atıldığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içerisinde kaldığı, bilirkişilerce arsa vasfında kabulü ile emsal karşılaştırma yöntemiyle yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazlara yakın konumda bulunan 15161 parsel sayılı taşınmazın değerlendirme tarihi olan 05.01.2017 tarihindeki metrekare birim değerinin 1.742,20 TL/m² olarak tespit edildiği ve el atma tarihinin 1983 yılı sonrası kabul edilerek verilen hükmün Yargıtay denetiminden geçerek onandığı, aynı şekilde yakın konumda bulunan 15159 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davada 21.04.2017 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.792,81 TL/m² ve aynı taşınmaz için 06.05.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.902,35 TL/m² birim değerinin Yargıtay denetiminden geçerek onandığı gözetildiğinde dava konusu taşınmazlar için belirlenen 2.780,00 TL/m² birim fiyatının makul olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca gerekçeli kararda dava konusu taşınmazlara el atma tarihinin açık ve net bir şekilde belirlenmediğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekçesinin anlaşılamadığını, tapu kaydında tarla olarak gözüken dava konusu taşınmazların arsa olarak nitelendirilmesi doğru olmadığını, taşınmazların bedelini artırma amacıyla değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alındığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki Kocaeli ili, Çayırova ilçesi, ... Mahallesi 9619 ve 9668 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 nci maddesi, VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.