Esas No
E. 2009/12615
Karar No
K. 2011/5278
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/12615 E.  ,  2011/5278 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2009 tarih ve 2008/702-2009/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı şirket nezdinde müvekkili ...’ya ait olan ve diğer müvekkilinin vekaleten yönettiği yatırım hesabında bulunan fonların bozdurularak paranın haricen çekildiğini ve bu paranın davalı personelince zimmete geçirildiğini öğrendiklerini, müvekkillerinin parayı şifahen istediklerinde soruşturma sonunda ödeneceğinin söylendiğini, ancak ödenmediği gibi noter ihtarnamesi ile istediklerinde de ödenmediğini ileri sürerek, müfettiş raporuyla belirlenen 18.512,76 YTL'nin 27.10.2003 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müfettiş raporuyla davacının hesabının şube personelince çekildiğinin tespit edildiğini, şirket yönetim kurulu kararı ile davacının parasının talep halinde kendisine ödenmesine karar verildiğini, bu karar doğrultusunda 30.03.2006 tarihinde paranın davacının hesabına yatırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların ödenen para dışında faiz alacaklarının da bulunduğu gerekçesiyle, 6.755,21 TL'nın 30.03.2006 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, banka personelince zimmetine geçirilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin gerekçeli kararında, davacı iddiası, davalı savunması ve davanın vasıflandırılmasına ilişkin kısımları dava konusu olayla farklılık göstermektedir. Anayasanın 141. maddesinde, mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması öngörülmüş bulunduğu gibi, HUMK'nun 388/3. maddesinde de verilen hükümde, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetinin açıkça yazılması gerektiği belirtilmiştir.

Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Somut olayda, yukarıda anılan ilkelere aykırı davranılmış olup, davacının iddia ve davalının savunmasının, dava konusu olaya uygun olarak kararda belirtilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

SONUÇ: Yukarıda (1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog