Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6688 E. , 2023/3787 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 24/01/2018 günlü, E.2016/20260, K:2018/4129 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacının, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yapmaktayken 06/01/2011 ve 10/01/2011 tarihlerinde gönderdiği elektronik iletiler nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-6 ve 8/6. maddeleri uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...günlü, ...sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesince; davacı tarafından cezaya dayanak olan e-postaların kendisi tarafından gönderilmediği ileri sürülerek dava konusu işlemin iptali istenilmekte ise de, bu olay ile ilgili olarak davacının Şanlıurfa Kaçakçılık Organize Şube Müdürlüğü Bilişim Suçları Birimi Amirliği'nde vermiş olduğu ifadesinde, anılan elektronik postaların davacı tarafından gönderildiğinin kabul edildiği, davacının sonradan bu ifadeye psikolojik baskı yoluyla imzanın atıldığını ileri sürerek geçersiz sayılmasını isteyemeyeceği, diğer taraftan e-postalarda yer alan ifadeler ile davacının hakaret ve iftira suçlarını işlediğinin açık olduğu anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuat aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesinince; İdare Mahkemesi kararı onanmıştır. KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI :
Davacı tarafından; FETÖ/PDY üyelerince kendisine kumpas kurulduğu ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 24/01/2018 günlü, E:2016/20260, K:2018/4129 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yapmakta iken Batman İl Emniyet Müdürlüğü emrine atanan davacının, Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemde işlediği filleri nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-6 ve 8/6. maddeleri uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...günlü, ...sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün; 7/D-6. maddesinde; "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiili 24 ay uzun süreli durdurma cezasını, 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını, gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Aynı Tüzüğün "Yenilenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde ise, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde her yenilenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında da bir derece ağır ceza verilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyası ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacı, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yapmaktayken, 06/01/2011 ve 10/01/2011 tarihlerinde Şanlıurfa ilinde faaliyet gösteren internet kafelerden gönderdiği elektronik posta iletileriyle, Şanlıurfa Emniyet Müdür Yardımcısı hakkında iftira ve hakarette bulunduğu iddialarıyla ilgili olarak hakkında başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin soruşturma raporuna istinaden Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca, farklı tarihlerde 2 kez iftira suçunu işlediğinden bahisle ayrı ayrı 2 kez meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine, aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, anılan Tüzüğün 7/D-6. maddesi gereğince "Amir veya üstlerine hakaret etmek" suçundan 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, aynı suçu daha öncede işlediğinden Tüzüğün 14. maddesinin tatbiki ile bir derece ağır ceza olan "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine toplamda üç ayrı meslekten çıkarma cezasının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Bu iletiler nedeniyle davacı hakkında iftira suçundan açılan ceza davasında ise ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla; bu dosyanın, davacının ''sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret ve suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak'' suçundan açılmış olan ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine hükmedildiği, yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla; ''suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak'' fiilinden dolayı 1 yıl 8 ay, ''kamu görevlisine hakaret'' suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 05/03/2013 tarihinde kesinleştiği, davacının denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak düşmesine dair 07/12/2022 tarihinde ek karar verildiği, bu kararın da 21/12/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında daha öncesinde de 02/10/2010, 05/10/2010 ve 29/10/2010 tarihlerinde gönderdiği elektronik posta iletileriyle aynı şahsa iftira ve hakarette bulunduğundan bahisle yapılan disiplin soruşturması neticesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, dört kere meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı karar ile; "Amir veya üstlerini dövmek veya tehdit etmek fiili" kapsamında meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı, soruşturma dosyası kapsamı ile ceza mahkemesi kararıyla anılan eylemi dolayısıyla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi bir arada değerlendirildiğinde, davacının bu eylemi nedeniyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacının "İftira" suçunu işlediğinden meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmişse de; anılan tarihlerde gönderdiği elektronik postalardaki beyanlarının, ceza mahkemesi kararı ile kamu görevlisine hakaret fiili kapsamında değerlendirildiği ve "Amirine hakaret" fiilinin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-6. maddesinde 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği göz önüne alındığında, davacının eylemine uymayan disiplin cezalarıyla cezalandırılması nedeniyle üç ayrı meslekten çıkarma cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle, dava konusu işlemin; 02/10/2010, 05/10/2010 ve 29/10/2010 tarihlerinde BİMER'e gönderdiği elektronik postalar nedeniyle "İftira" suçunu işlediğinden, davacının üç ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının iptaline, 02/10/2010 günü Şanlıurfa Elektronik Şube Müdürlüğü'ne gönderdiği mesaj nedeniyle "Amir veya üstlerini dövmek veya tehdit etmek fiili" kapsamında davacının bir kere meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine hükmedilmiş, tarafların temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 17/01/2018 günlü E:2016/19826, K:2018/2950 sayılı kararıyla onanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, sübuta eren fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Davacı tarafından, 05/10/2010 ve 29/10/2010 tarihlerinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında "iftira" suçunu işlediğinden bahisle verilen 2 ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına yönelik olarak verilen davanın reddine ilişkin kısım yönünden; 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "iftira" fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle, emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "iftira" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında bu madde uyarınca tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hukuki isabet görülmemiştir. Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.
Davacı tarafından, 05/10/2010 ve 29/10/2010 tarihlerinde aynı Tüzüğü'nün 7/D-6 maddesinde, "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak veya hakaret etmek" fiilini işlediğinden bahisle 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, aynı suçu daha öncede işlediğinden Tüzüğün 14. maddesinin tatbiki ile bir derece ağır ceza olan "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına yönelik davanın reddine ilişkin kısım yönünden ise;
Anılan Tüzüğün 7/D-6 maddesinde, "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak veya hakaret etmek" fiilini işleyenlerin "24 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası" ile cezalandırılacakları düzenlenmiş, aynı Tüzüğün 14. maddesinde ise, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde yenilenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır." hükmü yer almış olup, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, anılan Tüzüğün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir. Davacıya bir derece ağır ceza verilmesinin yasal dayanağı bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda; idare mahkemesince yukarıda değinilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verileceğinden, temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2.... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "...iftira, ..." fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralına yer verilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Kanun'da, Tüzüğün 8/6. maddesinde sayılan fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, yüz kızartıcı suçları belirleyen yasal mevzuatta da "iftira" fiili sayılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının iftiraya ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına bu yönünden katılmıyorum.