Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/12349 E. , 2023/3798 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Manisa Belediye Meclisinin içkili yer bölgelerinin belirlenmesine ilişkin ...günlü, ...sayılı kararının 1-2-5-6 ve 7 nolu içkili yer bölgesi tespitine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda; dava konusu 1, 2, 5 ve 7 no’lu içkili yer bölgelerinin kolluğun kolaylıkla denetim yapabileceği yerlerde ve konumlarda olduğu, belirlenen alanlara ilişkin mevcut suç istatistikleri de göz önünde bulundurulduğunda, bu bölgelerin içkili yer bölgesi olarak belirlenmesinde genel güvenlik ve asayişin korunması açısından herhangi bir sakınca bulunmadığı, dava konusu 1, 2, 5, 6 ve 7 no’lu içkili yer bölgelerinin, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 30. ve 34. maddeleri ile Manisa Belediyesi’nin ...günlü, ...sayılı Meclis Kararı ile İçkili Yer Bölgesi Tespit Yönetmeliği kapsamında belirlenen mesafeler açısından mevzuat hükümlerine aykırı olmadığı, bu bölgelerin tanımına ilişkin ifadelerin açık ve net olduğu ve uygulama aşamasında anlaşılabilir alanların tanımlanmış olduğu, bu bölgelerinin bulunduğu alanda yürürlükte olan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda öngörülmüş olan plan kararlarının bu alanların içkili yer bölgeleri olarak belirlenmesi için engel olmadığı ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in 29. maddesi kapsamında tespit edilerek meclis kararı ile hükme bağlandığı, ancak dava konusu 6 no’lu içkili yer bölgesinin kolluğun kolaylıkla denetim yapabileceği bir yerde ve konumda olmadığı, bu bölgenin genel güvenlik ve asayişin korunması açısından sakıncalı bulunduğu, dava konusu Meclis Kararının 1, 2, 5 ve 7 nolu içkili yer bölgelerinin belirlemesine yönelik kısmının uygun olduğu, ancak, 6 nolu içkili yer bölgesini belirlemeye yönelik kısmının ise genel güvenlik ve asayişin korunması açısından uygun olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, bu nedenle Manisa Belediye Meclisinin ...günlü, ...sayılı kararının, 1, 2, 5, 7 nolu içkili bölgelerin belirlenmesine yönelik kısmında hukuka aykırılık olmadığı, 6 nolu içkili yer bölgesini belirlemeye yönelik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Meclis Kararının 1, 2, 5, 7 nolu içkili yer bölgelerine yönelik kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine, 6 nolu içkili yer bölgesine ilişkin kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı idare tarafından; içkili yer bölgesinin bütünsellik ilkesi çerçevesinde belirlenmediği, genel güvenlik ve asayiş yönünden olumsuz görüş olmasına rağmen içkili yer bölgesi tespiti yapıldığı, içkili yer bölgesi tespitine ilişkin meclis kararlarına karşı açılan davaların göz önünde bulundurulmadığı, mevcut içkili işyerlerinin bulunduğu adreslerin içkili yer bölgesi olarak belirlendiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından ise; kolluk kuvvetinin görüşü alınarak ve mevzuata uygun olarak içkili yer bölgesi tespitinin yapıldığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVABI : Davacı idare tarafından istemin reddi gerektiği ileri sürülmüş, davalı idare tarafından ise cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacı Valiliğin temyiz isteminin kabulü ile içkili yer bölgesi tespitinin umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin açılabileceği genel bölgeler göz önünde bulundurularak yapılması gerekirken, içkili işyerlerinin bulunduğu adresler sokak ve cadde olarak tarif edilmek ve bu işyerlerini kapsayan dar bir alan esas alınmak suretiyle içkili yer bölgelerinin tespit edilmesi nedeniyle, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/09/2019 günlü, E:2015/2033, K:2019/7116 sayılı gönderme kararıyla, Danıştay Onuncu Dairesine, anılan Daire tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden, Manisa Belediye Meclisi’nin 05...günlü, ...sayılı kararı ile "Manisa-Merkez; ...Mahallesinde, kuzeyi ...Sokak, güneyi ... Caddesi, doğusu ...Caddesi ile sınırlı olan ...Sokağın tamamını içine alan bölge 1 nolu içkili yer bölgesi", "Manisa-Merkez; ...Mahallesi ... Bulvarı ile ...Sokak arasında kalan ...Caddesinin kuzey tarafı ve ...Caddesi ile ...Caddesi arasında kalan ...sokağın batı tarafı arasındaki bölge 2 nolu içkili yer bölgesi", "Manisa-Merkez, ...Mahallesi ...Caddesi ile ...Sokak arasında kalan ...sokağın doğu tarafındaki bölge 5 nolu içkili yer bölgesi", "Manisa-Merkez, ...Mahallesi ...Sokak ile ...Sokak arasında kalan ...Sokağın güney tarafındaki bölge 6 nolu içkili yer bölgesi", "Manisa-Merkez, ...Mahallesi ...Sokağı ...Caddesine bağlayan sokak ile ...Sokak arasında kalan, 8 Eylül Caddesinin kuzey tarafındaki bölge 7 Nolu içkili yer bölgesi" olarak tespit edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde; gayrisıhhî müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek, (o) bendinde ise; eğlence yerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında sayılmıştır. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu'nun 7. maddesinde; kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet kafeler ve benzeri yerlerin umuma açık istirahat ve eğlence yeri sayılacağı, bu iş yerlerinin faaliyet göstereceği alanları belirlemeye veya mevcut umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin bu amaç için ayrılan yerlerde toplamaya, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelerin; bu alanlar dışında il özel idarelerinin yetkili olduğu düzenlenmiştir. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 61. maddesinde ise; meyhane, kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, okul binalarından kapıdan kapıya en az yüz metre uzaklıkta bulunmasının zorunlu olduğu, turizmin yoğun olduğu yörelerdeki okulların tatil olduğu dönemlerde yukarıda belirtilen iş yerleri ile okullar arasında yüz metre şartının aranmayacağı hüküm altına alınmıştır. 10/08/2005 günlü, 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde; umuma açık istirahat ve eğlence yeri; kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathaneler; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet salonları, lunaparklar, sirkler ve benzeri yerleri şeklinde tanımlanmış, (h) bendinde ise; içkili yer bölgesinin, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisi tarafından valilik veya kaymakamlığın görüşü alınarak tespit edilen ve içerisinde şarap ve bira dahil her türlü alkollü içeceğin verilebileceği iş yerlerinin açılabileceği bölgeyi ifade ettiği belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 29. maddesinde ise; içkili yer bölgesinin, mülkî idare amirinin genel güvenlik ve asayiş durumu hakkındaki görüşü doğrultusunda belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisi tarafından tespit edileceği, içkili yer bölgesi haricinde içkili yer açılamayacağı, 30. maddesinde; içkili yer bölgesinin hükümet binaları, hapishane ve ıslah evleri; her türlü mabet, dini kurum ve kuruluşlar; sanat müesseseleri, maden ocakları, inşaat yerleri; patlayıcı, parlayıcı, yanıcı ve benzeri tehlikeli maddeler üretilen, satılan ve depolanan yerler ile gaz dolum tesisleri yakınında, konaklama yerleri hariç olmak üzere, otoyolları ve karayollarının her iki tarafında sınır çizgisine ikiyüz metreden yakın mesafe içinde, otogar ve otobüs terminallerinde, resmî ve özel okul binaları, ilk ve orta öğretim öğrencilerinin barındığı öğrenci yurtları ile anaokullarına yüz metreden yakın mesafe içinde tespit edilemeyeceği, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamına girmeyen eğitim-öğretim kurum ve tesisleri ile öğrenci yurtları ve (a) bendinde belirtilen yerler için mahallî şartlar dikkate alınarak belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisi tarafından belirli bir mesafe, tayin ve tespit edileceği, 31. maddesinde de; tespit edilen içkili yer bölgesinin, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediye meclisi, bu sınırlar dışında il genel meclisi tarafından karar şeklinde tutanağa geçirileceği ve karara adres bilgilerinin bulunduğu tasdiklenmiş ölçekli krokinin ekleneceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davalı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın, Mahkeme kararının iptale yönelik kısmının temyiz istemi yönünden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı Manisa Valiliğinin, Mahkeme kararının davanın reddine yönelik kısmının temyiz istemi yönünden; 5259 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değişik 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu'nun 7. maddesi ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ile daha önce mülki idare amirlerinden oluşan içkili yer bölgesi tespit komisyonlarına ait olan içkili yer bölgesini tespit etme yetkisi, belediye ve mücavir alanı sınırları içerisinde belediye meclisi, dışında ise il genel meclisine verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik maddelerinde; umuma açık istirahat ve eğlence yerleri tanımlanmış, aynı şekilde içkili yerler bölgesi de tanımlanarak yetkili idarece içkili yerler bölgesi belirleneceği ve belirlenen bu bölgenin dışında içkili yerlerin açılamayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, kamu düzeni, sağlığı ve güvenliğinin korunması amacıya içkili yerlerin özel olarak korunması gerekli görülen grupların bulunduğu okul binaları, örgün eğitim kurumları, özel öğretim kursları, yükseköğretim hariç öğrenci yurtları ile anaokullarına ve yürütülen faaliyetin niteliği gereği tehlike arz eden bazı depolama yerleri ve tesislere belli uzaklıkta bulunmaları öngörülmüş, yine içkili yerler bölgesinin, içerisinde bulunan kişiler ya da yürütülen faaliyetin özelliği gözetilerek bazı bina, kurum, kuruluş, tesis ve işyerlerinin yakınında yer belirlenmemesi, bazılarına ise belli bir mesafede tespit edilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Bununla birlikte, anılan düzenlemelerde; içkili yerlerin yürüttükleri faaliyet nedeniyle ortaya çıkması olası birtakım asayiş olaylarının önüne geçilmesi, gerek bu yerlerde eğlenen ve dinlenen kişilerin gerekse de çevredeki kişilerin emniyetinin sağlanması ve bu yolla kamu düzeni, sağlığı ve güvenliğinin korunması amacıyla yetkili idarelerce içkili yerlerin yer alabileceği içkili yerler bölgesinin belirlenmesi ve içkili yerlerin bu bölgeler dışında açılamaması öngörülerek, bu yerlerin yerleşim yerleri içerisinde dağılmasının önlenmesi ve belli bir bölgede toplanması, böylece söz konusu yerlerin genel güvenlik ve asayiş yönünden kolluk tarafından kolaylıkla denetlenebilmesinin sağlanması amaçlanmıştır. Bu itibarla, dava konusu Meclis kararının yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu Meclis kararından önce içkili yer bölgesi tespitine ilişkin alınmış olan meclis kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda; içkili yer bölgelerinin mevcut içkili işyerlerinin liste şeklinde ve adreslerinin belirtilmek suretiyle belirlendiği, bölge şeklinde bir belirleme olmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararlarının kesinleşmesi üzerine dava konusu Meclis kararı alınmıştır.
Dava konusu Meclis kararında ise; içkili yer bölgeleri cadde ve sokak isimleri belirtilmek suretiyle tespit edilmekle birlikte, dava dosyasındaki içkili yer bölgesi krokileri ve bilirkişi raporu incelendiğinde, içkili işyerlerinin açılabileceği cadde veya sokakların, bütünsellik ilkesi çerçevesinde, "bölge" tanımına uygun olarak ve mevcut içkili işyerlerinin bulunduğu adreslerden bağımsız olarak genel sınırlarının belirlenmesi gerekirken, mevcut içkili işyeri açma ve çalışma ruhsatı olan işyerlerinin bulunduğu cadde ve sokakların ismi ve sınırları belirtilmek suretiyle içkili yer bölgelerinin belirlendiği, bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerin de mevcut içkili işyerleri esas alınarak yapıldığı, aynı sokak ya da caddenin içkili işyeri bulunan kısmı içkili yer bölgesi olarak belirlenirken, diğer kısımlarının içkili yer bölgesine dahil edilmediği, içkili yer bölgesi olarak belirlenen bölgede mevcut içkili işyeri dışında başka bir işyerinin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Meclis Kararı ile tespit edilen içkili yer bölgelerinin, "bölge" tanımına uygun bir belirleme olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin açılabileceği içkili yer bölgelerinin tespitinin, "bölge" tanımına uygun olarak ve bütünsellik ilkesi göz önünde bulundurularak yapılması gerekirken, içkili işyerlerinin bulunduğu adresler sokak ve cadde olarak tarif edilmek ve bu işyerlerini kapsayan dar bir alan esas alınmak suretiyle içkili yer bölgelerinin tespit edilmesi nedeniyle, dava konusu Meclis Kararının 1, 2, 5 ve 7 nolu içkili yer bölgelerinin belirlenmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
2.DAVACI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3.Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.