11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/9765
- Karar No
- 2010/6494
- Karar Tarihi
- 07.06.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2009/9765 E. , 2010/6494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2007/409-2008/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile dava dışı ... İnş.Yapı San.Tic.A.Ş. arasında dava konusu yer ile ilgili olarak 04.07.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığını, müvekkili ile kiraya veren dava dışı şirket arasında 25.11.2004 tarihli temlikname ile devir tarihinden itibaren doğacak olan kira alacağının devir ve temlik edildiğini ileri sürerek 2004 Aralık, 2005 Ocak, Şubat, Mart aylarına ait ödenmeyen kira bedeli 12.649,55 YTL'nın fatura tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında kira sözleşmesi yapılmadığını,aralarında hukuki ilişki bulunmadığını, kira sözleşmesinin dava dışı şirketle yapıldığını, temlikin muvazaalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı ile dava dışı şirket arasında 04.07.2004 tarihli kira sözleşmesi yapıldığı,davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan 25.11.2004 tarihli temlikname ile kira alacağının devir ve temlik edildiği,davalı vekilinin kira alacağının davacı şirkete ödenmediğini beyan ettiği,davacıya yapılan temlikin geçerli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 12.649,55 YTL'nın 19.04.2005 temerrüt tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin tavzih talebi üzerine ise kararda yer alan reeskont faizinin yasal faiz olarak tavzihine karar verilmiştir.
Asıl kararı davalı, tavzih kararını ise davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı taraf 5335 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra reeskont faizi nisbetinde temerrüt faizi talebinde bulunmuş ve mahkemece de reeskont faizine hükmedilmiştir. Davada avans faizi oranında temerrüt faizi isteyebilmesi mümkün bulunan davacı taraf daha düşük bir oranı ifade eden reeskont faizi talebinde bulunduğuna göre mahkemece avans faizinin altında yasal faizin üstünde bir oranda bulunan reeskont faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde bir usulsüzlük yoktur. Ayrıca tavzih yoluyla hangi hususların ne şekilde düzeltilebileceği de HUMK’nun 455 nci maddesinde gösterilmiştir. Temerrüt faizi nev’i ve oranının tavzih yoluyla deyiştirilmesi mümkün deyildir. Bu itibarla, mahkemece tavzih talebinin reddine karar verilmek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.