Esas No
E. 2021/406
Karar No
K. 2024/394
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/406

KARAR NO: 2024/394
KARAR TARİHİ: 14/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/10/2020

NUMARASI: 2019/534 Esas - 2020/418 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı ... ile sıfır km 2016 model transit marka araç için 27/09/2016 tarihinde alım satım sözleşmesi yaptıklarını, araç karşılığında 65.000,00 TL bedelli çek verildiğini, kredi kartından 5000,00 TL çekildiğini, davacının 2001 model aracının takasa verilerek 20000,00 TL ye sayıldığını ve elden 8.000,00 TL ödendiğini, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca aracın 1 ile 7 gün içerisinde tamamlanacağının söylenildiğini, aracın davacı adına yapılması için Sultanbeyli ... Noterliğinden 27/09/2016 tarihli 7 gün süreli vekaletname alındığını, davacının aracını noterde devrettiğini, davalıların aracı teslim etmediklerini, davalıların eyleminin haksız fiil olduğunu,

HMK 16 madde uyarınca zarar görenin yerleşim yerinin yetkili olduğunu, sözleşmedeki yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının HMK 16 madde uyarınca seçimlik hakkını ikametgahı olan Düzce Mahkemelerinden yana kullandığını belirterek, hile nedeniyle sözleşmenin feshi ile çekin ve ödenen 13.000,00 TL’nin ve davacıya ait aracın veya bedeli olan 20.000,00 TL nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili sunduğu 09/12/2016 havale tarihli dilekçesinde, ihtilaf konusu çekin davacıya iade edildiğini, davacı tarafından araç bedeli olan 65.000,00 TL nin davalılara ödendiğini, bu nedenle taleplerinin değiştirilmesi gerektiğini belirterek, araç nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığına ve aracın davacıya ait olduğunun tespiti ile aracın davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalıların ikametgahının İstanbul Anadolu Adliyesi yetki sınırları içerisinde olduğunu, davanın haksız fiile dayalı olduğu iddiasının zorlama bir değerlendirme olduğunu, davalı ... Firmasının panelvan araçları servis araçlarına dönüştüren bir firma, diğer davalı ... in de bu firmanın bir çalışanı olduğunu, aracın teslimat tarihinin ortalama 30 gün olduğunu ancak davacının 15 gün geçmeden davayı açtığını, takasa verilen aracın rayiç değerinin 10.000,00 TL olduğunu, davacının panelvan şeklinde üretilmiş bir aracın camlarının kesilip koltuk kemer ve çeşitli tertibatlar eklenerek mevzuata uygun halde servis aracına dönüştürülmüş bir araç satın aldığını, davacı ile uzlaşmanın yarım kaldığını, aracın toplam bedelinin 107.579,70 TL olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava araç satış sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, istinaf ilamı, tanık beyanları, dosyaya sunulan tüm bilgi belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında yapılan araç satım sözleşmesinden kaynaklanan iş bu davanın ilk açıldığı tarihten sonra dosyaya sunulan 07.11.2016 tarihli sulh sözleşmesine göre, davacı taraf yaptığı ödemeye ilişkin dekontları dosyaya ibraz ederek sözleşme gereğince yapmakla yükümlü olduğu edimleri yerine getirdiğini ispatlamıştır. Ne var ki davalılar sözleşme gereğince yapmakla yükümlü olduğu edimleri yerine getirdiğini ispatlayamamış, aracı da davacı tarafa teslim etmemiştir. Nitekim bu husus tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sabit olup davacının haklı davasının kabulüne, davacının ... Şasi nolu ... Marka ... Model aracın satışı nedeniyle davalılara borçlu olmadığının ve ... Şasi nolu ... Marka ... Model aracın davacıya ait olduğunun tespiti ile ... Şasi nolu ... Marka ... Model aracın davacıya teslimine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; eski beyanlarını tekrarla, davacı tarafın dava dosyası kapsamındaki tüm iddia ve ithamlarının haksız ve yersiz olup ... firmasının panelvan araçlarının servis araçlarına dönüştürerek pazarlayan bir firma olduğunu, yine davalı ... bu firmanın çalışanı olduğunu, davacının, davalı firma ile 27.09.2016 tarihinde araç alım satım ve sipariş sözleşmesi ve iç dizayn sözleşmesi imzalamış ve de ... Marka bir aracın servis aracı olarak dizayn edilip tarafına teslim edilmesi için sipariş verdiğini, davacının teslimat tarihinin ortalama 30 gün olduğunu, davacı sparişinden itibaren henüz 15 gün geçmeden huzurdaki bu davayı ikame ettiğini, davacının takasa verdiği aracın taraflar arasında 20.000 TL'ye sayıldığı iddiasının yersiz olduğunu, bu yönde sözlü ya da yazılı bir anlaşma olmadığını, noter satışında bile araç değerinin iddia olunan tutarın altında olduğunu, bahsi geçen aracın mevcut hali ile piyasa rayiç değerinin 10.000 TL olduğunu, davacının panalvan şeklinde üretilmiş bir aracın camlarının kesilip, koltuk, kemer ve çeşitli tertibatlar eklenerek mevzuata uygun halde servis aracına dönüştürülmüş bir araç satın aldığını kendisine hazır olarak gösterilmiş bir araç olmadığını, davacı, ekli faturalardan ve sözleşmelerden de anlaşılacağı üzere aracı panelvan olarak 77.000TL'ye satın almış iç dizaynının da KDV dahil 30.579,70 TL'ye yapılmasını kabul etmiş, davacı bu iç dizayn faturasını elden teslim almış ve kabul etmiş, bu şekilde aracın toplam bedelinin 107.579,70 TL olmuş olup, davacının proforma faturadaki 98.000 TL'lik tutarla da Mahkemeyi yanıltmak istediğini, davacının ilk siparişinden sonra aracın iç dizaynına ilişkin değişiklikler yapmış ve araca proforma faturadaki teklif tutarını bir miktar aşan işler yapılmış olup ki davacının bu iç dizayn faturasını kabul ettiğini, davacının ödeme yasağı konulan çeke karşılık 65.000 TL ve kredi kartından 5.000 TL ödediğini, başkaca yapılmış bir ödeme olmadığını, ...'in davalı firmada sadece satış görevlisi olduğunu, sulh protokolünün gerekçe göstererek davalı ... hakkında da hüküm kurulması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ...'e yapılan, onun uhdesine geçen bir ödeme olmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit), araç mülkiyetinin aidiyetinin tespiti ve teslimi davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının edimlerini yerine getirip getirmediği ve davalı ... husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Taraflar arasında araç alım ve dizayn sözleşmesi bulunduğu hususu ihtilaflı değildir. Ayrıca taraflar arasında, 07/11/2016 tarihinde "sulh sözleşmesi" imzalanmıştır.Davacı tarafça, bakiye araç bedelinin ödendiğini ve sulh protokolü yapıldığından bahisle davalılara borçlu olmadığının tespiti, aracın davacıya ait olduğunun tespiti ve davacıya teslimine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 210. maddesine göre, satıcı, satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 763/1. maddesine göre de, taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. TMK'nın 766/1. maddesi ise, bir taşınırın mülkiyetini nakleden kimse özel bir hukuki ilişkiye dayanarak o şeyin zilyetliğini korursa, mülkiyet teslimsiz geçmiş olur, şeklindedir.

TBK'nın 232/1. maddesine göre, alıcı satış bedelini ödemek borcu altındadır.Dosyaya sunulan 07/11/2016 tarihli sulh protokolünde çek bedelinin ödendiği ve davacıya iade edildiği ve aracın davacıya teslim edildiği belirtilmiştir. Ayrıca bu protokolün dava dosyasına ibraz edileceği ve mahkeme kararına geçirilmesinin kabul edildiği de ifade edilmiştir. Buna göre, davacının kararlaştırılan bedeli ödediği ve araç mülkiyetinin teslimle davacıya geçtiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça, ödenmemiş bakiye bedel bulunduğu iddia edilmiş ise de, anılan sulh sözleşmesinde bakiye bedel bulunduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi sözleşmenin mevcut haliyle mahkeme kararına geçirilmesi kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu nedenle davalı tarafın söz konusu iddiaları yerinde görülmemiştir.Davalı tarafça ... davalı firmada sadece satış görevlisi olduğu ve hakkında hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Ancak, davada menfi tespit isteminin de bulunması ve 27/09/2016 tarihli "alım-satım ve sipariş sözleşmesi"nin ... adına ... tarafından imzalanmış olması nazara alındığında davalı ...'in eldeki davada husumeti bulunmaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.128,00 TL harcın, alınması gerekli olan 2.254,23 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.126,23‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,

HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog