11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/16885 E. , 2024/4643 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2014 tarihli ve 2014/107 Esas, 2014/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2017/27644 Esas, 2017/ 29093 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli ağır ceza mahkemesince yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Çorum 2.Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir.
4.Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2018/350 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde, sanığın üzerine kayıtlı telefondan katılanı aradığı ve kendisini komiser Fatih olarak tanıtarak "sizin TC bilgilerinize ulaşılmış, Vakıfbank'tan adınıza 50000TL kredi istenmiş ancak bu para önlenmiş durumda Cumhuriyet savcısı Alim Bilican kredi onayını durdurttu dikkatli olun savcı sizinle görüşme yapacak cezaevine gelin bu süreçte de telefonu açık tutun" şeklinde sözler söylediği, bunun üzerine telefon görüşmesine ve kendisine söylenenlere ikna olan katılanın cezaevine gittiği, cezaevinden içeriye girdiği, bu arada başka bir telefonla cezaevini arayan ve kendisini savcı olarak tanıtan kişinin katılanın ismini vererek onunla görüşmek istediğini belirttiği, tanık olarak dinlenen infaz koruma memurunun durumu anlayamadan cezaevine giden katılanı "sizinle savcı bey görüşecek" diyerek telefona çağırdığı, kendisini telefonda savcı olarak tanıtan kişinin saat dörtte adliyede görüşebileceklerini, şu an toplantıda olduğunu ancak hemen 50.000 TL kredi talebinde bulunması gerektiğini söylediği, katılanın buna inanarak kredi talebinde bulunduğu ve çektiği 30.000 Türk lirasını kendisini komiser Fatih olarak tanıtan sanığın hesabına yatırdığı, sanığın aynı gün yatan meblağı bankadan çektiği, bu şekilde haksız menfaat temin eden sanık hakkında dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmış, mahkemece eylemin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2018/350 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.