11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/5050 E. , 2010/6901 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2008 gün ve 2006/163 - 2008/120 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.02.2010 gün ve 2008/10187 - 2010/1350 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maden suları, gazlı içecekler ve soda üretim ve pazarlamasında faaliyet gösterdiğini, dünyaca tanınmış "Perrier+Şekil" markalarının Türkiye'de de 1988 yılından itibaren 105587 ve 105621 numaralar ile tescilli bulunduğunu, davalıların ise müvekkilinin anılan tescilli şekil markaları ile iltibas yaratacak kadar benzer olan şişe şekli ile ve "Sırma" markası altında maden suyu ve gazlı içecekler üretip satışa sunduklarını ileri sürerek, davalıların müvekkilinin şekil markasına vaki tecavüzlerinin ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespit ve önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, müvekkilinin dava konusu şişe tasarımının adlarına tescili için yaptıkları başvuru işlemlerinin devam ettiğini, şişelerin yeşil renkte olmasının ilgi sektörde mutad bulunduğunu, tarafların şişe tasarımlarının birbirine benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının şişe tasarımının tescili başvurusunun davacının itirazı ile reddedildiği, davacının tescilli ürün ambalajının ayırt edici özelliğe sahip olduğu, bu nedenle marka olarak tescil edilip koruma sağlayabileceği ve 556 sayılı KHK'nın 5/2. maddesinin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı, davacı markasının ayırt edici unsurunun ve tüm görsel kompozisyonunun davalıya ait üründe neredeyse birebir ölçüde kullanıldığı, davalıların bu eyleminin aynı zamanda TTK'nun 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar,davalılar vekilinin temyizi üzerine onanmıştır.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.